Anahtar kelimeler: Kyb Uyarlama Yazısı İnfazın Görüşü Durdurulması Resmî Adalet Başvuran İstemi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.SUÇ : HırsızlıkİNCELEME KONUSU KARAR : İnfazın durdurulması ve uyarlama talebinin reddiKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Genel Müdürlüğümüzün █████/2023 tarihli ve 105-07-11164-2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine yapılan incelemede, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin █████/2024 tarihli ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı ile, "02.12.2016 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilâmdaki hırsızlık suçu yönünden uyarlama yargılaması yapılarak, öncelikle ilâmın infazının durdurulup durdurulmayacağı hususunda karar verilmesi talebinde bulunulması üzerine, infazın durdurulmasına ve uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına ilişkin Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2016 tarihli ek kararın verilmesinin yanı sıra, mala zarar verme suçu bakımından da aynı yönde Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talepte bulunulması sonrasında, Mahkemece 14.12.2016 tarihli ek karar ile yine infazın durdurulmasına ve uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara yönelik itiraz üzerine Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2016 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla; uzlaşma hükümlerinin kesinleşmiş hükümler bakımından da uygulanabilir olması sebebiyle, Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2016 tarihli ek kararına yönelik itirazın reddedildiği Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2016 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının kaldırılması gerekliliği hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri ..." şeklinde gerekçe ile dosyanın gönderildiği anlaşılmış ise de, Finike Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen █████/2006 tarihli ve ████████ esas sayılı iddianamenin, Finike Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2006 tarihli ve ████████ nolu kararı ile mala zarar verme suçundan uzlaşma hükümleri uygulanmadığından bahisle iadesine ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine anılan kararın mercii Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2006 tarihli ve █████████ müteferrik sayılı kararı ile kaldırıldığı, yapılan yargılamada Finike Asliye Ceza Mahkemesince mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi adına sanık ve müştekiye 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri uyarınca uzlaşma isteyip istemediklerinin sorulduğu, müştekinin █████/2006 tarihli ve sanığın █████/2007 tarihli mahkeme huzurunda alınan ifadelerinde uzlaşma istemediklerini beyan ettikleri, sanığın mala zarar verme suçundan mahkumiyetine dair Finike Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2009 tarihli kararının Yargıtay 13. Ceza Dairesinin █████/2013 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik ile mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırma hükümlerinde önceden farklı olarak bir düzenlemeye gidilmediği nazara alındığında, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2016 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurmayı gerektirecek hukuka aykırılık olmadığı düşünülerek yapılan incelemede, █████/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (b-5) bendi uyarınca hırsızlık (madde 141) suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun █████/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, ████████ sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddî hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.10.2007 tarihli ve 2007/4-200 Esas, ████████ Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un 253-255. maddelerinde düzenlenen uzlaştırma kurumu, usûl hukuku kurumu olması dolayısıyla, derhal yürürlük ilkesine tabî ise de, fail ile Devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddî hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle, yürürlüğünden önceki olaylara da uygulanabilecektir. Keza ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 tarihli ve 2008/5-220 Esas, ███████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” şeklindedir. Öte yandan, 5275 sayılı Yasa’nın 98/1. maddesinde; “Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması, infaz edilmekte olan hükümlerin de uyarlamaya konu edilebileceğini açıkça göstermektedir. Ayrıca atılı suçun 02.12.2016 tarihinden önce uzlaşma kapsamında bulunmaması nedeniyle, tarafların buna dair beyanlarının da hukuken geçerlilik arz etmeyecektir. O hâlde, hükümlerin infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesindeki esas ve usûllere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilerek, Finike Asliye Ceza Mahkemesince verilen ve 6763 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin usûl hükümlerine ilişkin olup geçmişe uygulanamayacağından bahisle infazın durdurulması ve uyarlama yargılaması yapılması taleplerinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2016 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.