Anahtar kelimeler: Okutmadan Kanser Suret Aramaya Sıkıştırmaya Birikiminin Müsait Baskısı İkna Tedavisi

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ve Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...'un yönlendirmesi ile tüm parasını davalı şirkete yatırdığını, müvekkilinin kanser tedavisi gördüğünü, kandırılmaya ve ikna edilmeye çok müsait olan müvekkilinin bu durumundan yararlanıldığını, sözleşmeyi hiçbir şekilde okutmadan imzalatıldığını, daha sonra bir kısım suret sözleşmelerin müvekkiline verildiğini, ancak müvekkilinin kendi el yazısı ile doldurulması gereken kısımlarının tamamının sonradan doldurulmuş olduğunun tespit edildiğini, 2019 yılı nisan ayı itibari ile müvekkilinin davalı ...' u aramaya ve sıkıştırmaya başladığını, müvekkilinin bu baskısı neticesinde davalı ...'un müvekkiline tüm birikiminin yok olduğu şeklinde bilgi verdiğini, müvekkiline verilmiş olan son hesap ekstrelerinde 3.943.471,37 TL birikimi olan müvekkilinin tüm birikiminin yok edilmiş olduğu gibi aynı zamanda davalı şirkete 151.273,22 TL borçlu olduğu şekilde hesaplar çıkartıldığını, müvekkilinin hiçbir şekilde bilgisi ve haberi olmaksızın hesabına girişlerin olduğu ve müvekkilin birikimi ile yapılan işlemler neticesinde müvekkilinin birikiminin davalı şirket kayıtlarında yok edilmiş olduğunu, taraflarınca davalı ... hakkında ... CBS ... soruşturma numaralı dosyasından suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık makamı tarafından verilmiş olan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar üzerine taraflarınca yapılan itiraz neticesinde ... 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin ... değişik iş sayılı dosyasından savcılık kararının kaldırılmasına karar verildiğini ve soruşturmanın ... CBS'nin ... soruşturma numaralı dosyası üzerinden devam ettiğini, davalı şirket nezdinde müvekkili adına açılmış olan hesapta bir kazanç olmamasına rağmen işlemlerden davalı şirketin elde ettiği faiz ve komisyon gelirinin ne mesleki ne vicdani ne de ahlaki olarak açıklanabilir bir türde olduğunu, alınan binlerce lotluk hisselerin defalarca aynı fiyata hatta daha altına satıldığını, benzer işlemlerin yüzlerce kez yapıldığını, viopta milyonlarca TL'lik pozisyonlar açıldığını, yine binlerce işlem yapıldığını, hesaba milyonlarca TL'lik kredi kullandırılarak binlerce TL'lik faizler tahakkuk ettirildiğini gözlemlediklerini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı şirket nezdinde ki müvekkiline ait 20825 numaralı hesaba ilişkin tüm hesap hareketlerinin celbi ile müvekkiline ait mevduat hesabındaki gayri yasal işlemler öncesindeki miktarının ve müvekkilinin davalıların kötü niyetli, kusurlu ve ihmali davranış ve eylemleri itibari ile uğramış olduğu maddi zarar miktarının 6100 sayılı yasanın 107. Maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenmesine ve belirlenen iş bu alacak miktarının yapılan haksız işlem ve eylem tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği "tüm birikimlerinin daha iyi değerleneceği ve yüksek gelir elde edeceği şeklinde oluşturulmuş güven çerçevesinde ve müvekkil şirket çalışanı ... yönlendirmesiyle tüm parasını müvekkil şirkete yatırdığı" şeklindeki beyanının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin, davacının kanser tedavisi gördüğü ve psikolojik tedavi gören bir insan olduğunu bilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacının bu durumundan yararlandığının iddia edilmesi ise açıkça kötü niyetli bir iddia olduğunu, müvekkili şirketin, nezdinde hesap açacak insanların sağlık geçmişine ilişkin araştırma yapma veya belge talep etme gibi bir teamülü olmadığını, davacının müvekkili şirket ile akdettiği sözleşmelerin, müvekkili şirket tarafından davacıya okutulmadan imzalarının alındığı iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerden doğan ilişkinin ticari bir ilişki olduğunu, davacının, kar elde etmek amacıyla kaldıraçlı alım-satım işlemleri ile türev araçları alım-satımı yapabilmek için mevzuata uygun olarak kurulan “Aracı Kurum” statüsündeki müvekkil şirketle Çerçeve Sözleşme imzaladığını, davacının ticari amaçla hareket eden gerçek kişi konumunda olduğunu, bu nedenle, kabul etmemekle birlikte, davacının bir an sözleşmeleri okumadığı düşünülse bile davacı, imzaladığı sözleşmelerden sorumlu olacağını, davacı müvekkili şirketten kredi kullanmak ve bu kredi ile finansal işlemler yapmak suretiyle müvekkil şirkete borçlandığını, müvekkili şirketin, davacıya karşı dava açmak için arabuluculuk toplantısı yaptığını ve davacının karşı bir poziyon alabilmek adına hukuki hiç bir mesneti olmayan bu davayı açarak yargıyı meşgul ettiğini, davacının, müvekkili şirkette yaptığı işlemlerden doğan borcunun tahsili için alacak davası açılacağını, bu nedenlerle davacı tarafınca haksız açılan davanın bütünüyle reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, müvekkilinin ...’a geçmesi üzerine,...’da hesap açarak 20825 No.lu müşterisi olduğunu, hesabın mevzuata uygun biçimde kayıt ve belge düzenine uyulmak suretiyle ve bizzat davacının kendi imzası ile açıldığını, dolayısıyla hesabın davacının kendi imzasıyla açıldığı hususunda bir tartışma olmadığını, davacının kanser hastası olması ve/veya psikolojik sorunlarından dolayı ilaç alıyor olması sebebiyle davalılarca bu durumdan faydalanıldığı yönündeki iddia her türlü hukuk dayanaktan uzak tamamen mahkemeyi etkilemeye yönelik tezler olduğunu, müvekkilinin ... Satış Destek Elemanı sıfatıyla çalışan, görev tanımı itibariyle Şirket hiyerarşik yapısında çok da yüksek olmayan bir konumda görev yaptığını, bir aracı kurumda bu sözü ancak ve ancak yönetim kurulu başkanı ya da ondan aldığı yetkiyle genel müdürün verebileceğini, dolayısıyla müvekkilinin diğer davalı Şirket adına bu şekilde bir söz vermesi mümkün olmadığını, davacının aracı kurum işlerine hakim yıllarca bu süreçlerde bulunduğunu, finansal yatırım konularına hakim, mevcut parasından maksimum para kazanma amacında olan, bu minvalde gayet profesyonel bir şekilde hesap açmak için sözleşmeleri imzalandığını, işlem yaptığını, daha önce bu işlemler için vekalet vermiş ve süreç boyunca parasındaki artıştan haberi olduğu gibi çeşitli dönemlerde verdiği talimatlarla da hesaplarından başka hesabına para aktarmış bir kişi olduğunu, tüm iddiaların aksine işlemlerden haberdar olduğunu, somut olayda vaka piyasa koşullarında tersine dönen işlemlerden kaynaklanan işlem zararından ibaret olduğunu, vakıa tipik bir zarar eden hesaptaki zararı aracı kuruma ve yakalayabildiği diğer üçüncü kişilere yıkma teşebbüsü olduğunu, müvekkilinin hesaptan para çekmediği gibi bu hesaptan hiç bir şekilde herhangi bir menfaat sağlamadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş. "..." adresinde mukim ve sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu’nca yetkili kılınmış aracı kurum olduğunu, bu faaliyetler kapsamında davalı ... ile müvekkil şirket arasında 07.11.2018 Tarihli "Sermaye Piyasaları Alım Satım Çerçeve Sözleşmesi", "..." ve "Sermaye Piyasası Araçlarının Kredili Alım Açığa Satış ve Ödünç Alma Verme İşlemlerine İlişkin Çerçeve Sözleşme" sözleşmeleri akdedildiğini, davalının hesap ekstreleri incelendiğinde en son 22.01.2019 tarihinde ... pozisyon kapama işlemi gerçekleştirilmiş olduğunu, 144.175,22 TL eksi bakiye oluştuğunu, davacıya ait hesap 23.01.2019 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünü, davalı ...'na ait hesaba 23.01.2019 tarihi itibariyle temerrüt faizi işletilmeye başlatıldığını, davacı için sözleşmede belirlenen faiz oranı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Geç Likidite Penceresi Faiz Oranının 3 katı şeklinde olduğunu, bu oran TCMB resmi internet sitesinde yayınlanmakta olup değişen bir faiz oranı olduğunu, davacının temerrüte düştüğü tarihteki borç tutarı olan 144.175,22 TL'nin, 23.01.2019 tarihinde itibaren işleyecek 07.11.2018 Tarihli "Sermaye Piyasaları Alım Satım Çerçeve Sözleşmesi'nin 5.7 maddesi uyarınca belirlenen akdi faiz ile tahsilini talep etme zarureti hasıl olduğunu, arabuluculuk yöntemi ile tarafların anlaşma sağlayamadığını, davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu sermaye piyasası faaliyetleri sonucu oluşan şimdilik 20.000 TL'nin taraflar arasında akdedilen 07.11.2018 tarihli "Sermaye Piyasaları Alım Satım Çerçeve Sözleşmesi'nin 5.7 maddesi uyarınca 23.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek akdi temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı sırasında görülmekte olan benzer konuda dava olduğunu, ... esas sayılı dosyada bulunan dava dilekçesini tekraren davacı şirket ve davacı şirket personelinin müvekkilinin hesabına yönelik gayri yasal eylemleri nedeni ile yok edilen müvekkilinin birikiminin tazminine ilişkin dava olduğunu, müvekkili tarafından müvekkile ait davacı şirket nezdinde bulunan hesaba bir kez dahi giriş dahi yapılmadığını, huzurdaki davanın ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, müvekkilinin zararının tazminle mükellef olduğu hususu sabit olmakla yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Mahkememize ait ... E.K. Sayılı █████/2022 tarihli karar ile "dava dilekçesinde bildirilen ve Mahkememizin işbu dosyasının birleştirilmesinin talep edildiği ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, incelendiğinde; davacının Mahkememizin işbu dosyasındaki davalı; davalının ise Mahkememizin işbu dosyasındaki davacı olduğu, her iki davanın taraflarının aynı olduğu, davanın taraflar arasında akdedilen █████/2018 tarihli Sermaye Piyasaları Alım Satım Çerçeve sözleşmesi kapsamında davalının faaliyetleri neticesinde eksi bakiyenin tahsiline ilişkin alacak davası olduğu, Mahkememiz işbu dosyasında dava tarihinin █████/2021 olduğu, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında dava tarihinin █████/2021 olduğu görülmekle, Mahkememizin işbu dosyasında uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen █████/2018 tarihli Sermaye Piyasaları Alım Satım Çerçeve sözleşmesi kapsamında davalının faaliyetleri neticesinde eksi bakiyenin tahsiline ilişkin alacak davası olduğu, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında ise uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen █████/2018 tarihli Sermaye Piyasaları Alım Satım Çerçeve sözleşmesi kapsamında uğranılan zararlara ilişkin tazminat davası olduğu, dosyalar arasında bağlantı bulunduğu ve usul ekonomisi yönünden davaların birleştirilmesinde yarar bulunduğu anlaşılmakla, Mahkememiz dosyasının, ilk davanın açıldığı ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine" dair karar verildiği ve yargılamaya ████████ esas sayılı dosya üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın davaya ve ıslaha karşı zamanaşımı itirazları 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından yerinde görülmemiş ve ara karar ile değerlendirilerek reddine karar verilmiştir.DELİLLER:... 4. Sulh Ceza Hakimliği ...-Ceza Değişik İş Dosyası, ... CBS'nin...nolu soruşturma dosyası, ... C. Başsavcılığı’nın ...Soruşturma sayılı dosyası, Sermaye Piyasa Kurulu Başkanlığı'na yazılan müzekkere cevabı, ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.... C. Başsavcılığı’nın... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; Müşteki ...” nun şikayeti üzerine Şüpheli ... A.Ş. ve ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının .. soruşturma dosyası ile “Resmi- Özel Belgede Sahtecilik, Güveni Kötüye Kullanma, Nitelikli Dolandırıcılık” iddiasına ilişkin soruşturma yapıldığı ve ... tarihli ... karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara müşteki ... vekili tarafından itiraz edilmiş olmakla... tarihli ... karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırıldığı ve ... esas üzerinden tekrar yapılan soruşturma neticesinde şüpheliler hakkında üzerine atılı suç nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair █████/2023 tarihli karar verildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi ...' den aldırılan █████/2022 tarihli bilirkişi raporuna yapılan itirazlar üzerine, █████/2023 tarihli ara karar ile; " itirazlar doğrultusunda dosyanın SPK yatırım ve hisse senedi uzmanı ..., finans uzmanı... ve sözleşmelerin yorumlanması hususunda diğer teknik bilirkişilere katkısı bakımından nitelikli hesap uzmanı ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdii ile; taraf iddia ve savunmaları ile rapora itirazlar kapsamında ceza dosyası da dikkate alınarak davalı ...'un görev tanımı belirtilerek riskli işlemler yapılmasında aracı kurumun yetkilisi gibi davranıp davranmadığı, riskli işlemlerin müşterinin getiri tercihi kapsamında yapılıp yapılmadığı, davacının varsa müterafik kusurunun oransal olarak belirlenmesi de yapılmak suretiyle asıl dosya ve birleşen dosya yönünden rapor düzenlenmesi" istenilmiş olup; bilirkişiler tarafından sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " 1) Davalılardan ...’un davalı aracı kurum ...A.Ş.’de 01.11.2018 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ile çalışmaya başlamış, ‘Bölüm ve Ünvanı’ sözleşmede ‘satış destek personeli’ olarak yer almış, sözleşmesi,26.11.2019tarihindefeshedilmiştir. 2)Yatırımcı ile ...’un, Yatırımcı adına ... A.Ş.’de 07.11.2018 tarihinde Sermaye Piyasası işlemlerine yönelik sözleşme imzalanmadan önce tanıştıkları, davacının ... A.Ş.’de yatırım hesabı açması ve bir başka kurumdaki portföyünü aktarmasının da, özünde ...’un bu kuruluşta çalışmaya başlaması ile gerçekleşmiştir. 3) Yatırımcının aracı kurum nezdindeki ... numaralı yatırım hesabı açılırken düzenlenen sözleşmelerde ve sözleşme eki formlar ile 02.05.2019 tarihli ibraname-hesap mutabakatını da Hesap Özetindeki imzasının kendisine ait olduğunun Ceza Soruşturması sürecinde alınan Bilirkişi Raporu ve 30.05.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edilmiştir. 5) Aracı Kurum tarafından, yatırım hesabının açılmasını takiben 07.11.2018 tarihinde Yatırımcının sözleşmelerde kayıtlı cep telefon numarasına internet üzerinden hesabına giriş yaparak işlemler gerçekleştirebileceği internet şifresi ve parolası, “...’dir Bu şifreler şahsınıza tahsis edilmiş olup, muhafazasının ve kullanılmasının hukuki sorumluluğu size aittir. B002” denilerek gönderilmiştir. 6) Yatırımcı, kendisine gönderilen şifreyi 08.11.2018 tarihinde Aracı Kurum tarafından kendisine özel olarak gönderilen internet şifresini ve parolayı kapsayan kısa mesajı WhatsApp uygulaması üzerinden ...’a göndermiştir. 7) Aracı Kurum tarafından “Satış Destek Personeli” olarak görev yaptığı ve iş tanımında müşteriler adına emir alma ve işlem gerçekleştirme yetkisinin bulunmadığı, ifade edilen ...; Yatırımcının kendisine gönderdiği şifresini ve parolayı kullanarak, Yatırımcının hesabından Aracı Kurumun kendisine tahsis ettiği bilgisayar üzerinden, aracı kurumun kablosuz internet ağından ve aracı kurum dışındaki IP adreslerinden giriş yaparak, 08.11.2018-31.12.2018 döneminde hem hisse senedi işlemleri hem de ... işlemleri, 02.01.2019-21.01.2019 döneminde ise sadece ... işlemleri gerçekleştirmiştir. 8) Sonuç olarak; davacının davalı aracı kurum nezdindeki hesabında diğer davalı çalışan ... tarafından adına yapılmış zarar doğurucu riskli işlemler dahil tüm işlemler için geçerli bir rızasının bulunduğu; bu rızanın davalı ...’un fiilindeki hukuka aykırılığı kaldırarak, söz konusu fiili hukuka uygun hale getirdiği; davalı aracı kurumun çalışanı ...’un fiillerinde hukuka aykırılık unsuru kalktığı için, aracı kurumun BK m. 66 uyarınca sorumlu olabilmesi için aranan çalışanın fiilinin hukuka aykırı olması gerektiği şartının gerçekleşmediği ve dolayısıyla davalı aracı kurumun BK m. 66 kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı, 9) Bununla birlikte, davacının rızasının üzerinde tasarrufta bulunabileceği bir hakka ilişkin olmadığı ve bu nedenle geçerli bir rızanın bulunmadığının kabulü halinde dahi, davacının davalı aracı kurum nezdindeki hesabında işlem yapabilmesi için şifre ve parolasını davalı aracı kurum çalışanı diğer davalı ...’a kendi iradesi ile vermesi eyleminin, davalı ...’un hukuka aykırı fiili ile zarar arasındaki illiyet bağını kesecek nitelikte ağır bir kusur olduğu; dolayısıyla bu ihtimalde de davalı aracı kurumun BK m. 66 kapsamında sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, 10) Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarının, açığa imza atan kişinin, senedin anlaşmaya aykırı olarak kendi zararına doldurulabileceğini genel hayat tecrübesiyle bilmesi ve bu nedenle açığa attığı imzanın sonucuna katlanması gerektiği ve buna göre, açığa imza atan ve belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden tarafın bu hususu aynı delille ispatlaması gerektiği yönünde olduğu; ancak davacının imzaladığı sözleşmelerde boş bıraktığı kısımların davalı aracı kurum ile aralarındaki anlaşmaya aykırı düzenlendiğine ilişkin bir delil sunmadığının görüldüğü, dolayısıyla bunun sonuçlarına katlanması gerektiği, rızası ile davalı ... ile paylaşması ve hesabı üzerinde davalı ...’un işlemler yapmasına izin vermesinin başta davacı ile davalı aracı kurum arasında akdedilmiş “.... A.Ş. Sermaye Piyasaları Alım Satım Çerçeve Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin “2. İnternet Kanalı ile İşlem Yapma Esasları” kenar başlıklı 2. maddesinin 2.1. bendi olmak üzere, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiye aykırı olduğu, dolayısıyla davalı aracı kurumun diğer davalı ...’un bizzat davacı tarafından kendisine verilmiş şifre ve parola ile davacının hesabında işlemler yapması sonucu doğan zarardan sözleşmesel açından da sorumlu tutulamayacağı, 13) Davalı ...’un sorumluluğu bakımından; davacı, davalı ...’un davacın davalı aracı kurum nezdindeki hesabına giriş yapabilmesi ve hesap üzerinden işlemler gerçekleştirebilmesi hususunda davacın rızası mevcut olduğundan, davalı ...’un eylemlerindeki hukuka aykırılık unsurunun davacının bu rızası ile kalktığı ve dolayısıyla davalı ...’un da davacıya karşı BK m. 49 vd. kapsamında haksız fiilden doğan bir sorumluluğunun bulunmadığı, 14) Bununla birlikte, sayın mahkeme huzurdaki olayda davacının rızasının hiçbir şekilde bulunmadığı kanaatine ulaşırsa, bu halde davalı aracı kurumun BK m. 66 uyarınca adam çalıştıran olarak sorumluluğunun ve davalı ...’un da BK m. 49 vd. kapsamında haksız fiilden doğan sorumluluğunun söz konusu olacağı; bu ihtimalde her iki davalının BK m. 61 uyarınca davacıya karşı müteselsilen sorumlu olacakları, Bu ihtimalin kabulü halinde, davacının hesabında oluşan toplam zarar miktarının 3.207.605,95 TL olarak hesaplandığı, 15) Asıl ve birleşen dava ile ilgili, davacıya (yatırımcıya) uygulanacak faiz ve temerrüt faizi oranına ilişkin ihbarda bulunulmayışı, davanın ticari dava oluşu nedeniyle 3095 sK’nın md. 2/2 uyarınca reeskont faizi uygulanabileceği, 16) Heyetimiz üyesi ...’ın; Aracı kuruluşun müşterisine karşı, aracı kuruluş temsilcisi veya aracı kuruluş temsilci yardımcısının görevleri çerçevesinde yaptıkları işlemlerden BK m. 116 (Mülga 818 sKmd.100) kapsamında sorumlu olacağı, aracı kuruluşun müşterisi ile arasında portföy yöneticiliği sözleşmesi olmamasına rağmen, çalışanının müşterisi adına sermaye piyasası araçlarını alım-satım işlemleri yapmasını önlemediği, bunu fark etmesine karşılık uyarı ile yetindiği ve aynı işlemlere devam etmesine karşılık fark etmediği veya fark etse de göz yumduğu, bu bakımdan SPK-III-39.1 sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkındaki Tebliğ’e (md.56/f.1) aykırı hareket ettiği, davacının şifresini aracı kuruluş çalışanına vermekle, aracı kuruluş çalışanının da vekalet dahi alamayacağı bir konuda davacının şifresini alıp davacı adına işlem yapmakla kusurlu oldukları, davacının hesabında oluşan zarardan; - Davacı ...’na yüklenebilecek kusurun yüzde 25, - Davalı aracı kuruma yüklenebilecek kusurun yüzde 75, - Davalı ...’un, Yatırımcıya karşı İşveren’i ile birlikte ve müteselsilen sorumlu olduğu (TBK md.115/3,116/3), 25.02.2019 tarihli hesap mutabakatının aynı zamanda aracı kuruluşun ibrası mahiyetinde bulunmasına göre, bu mutabakat altındaki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılmasına göre, davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığının mahkemenin takdirinde bulunduğu," şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür. █████/2024 tarihli celse ara kararı ile; " birleşen dosya davacı vekilinin hesap yönünden dosyanın bilirkişiye gönderilmesi talebinin kabulüne; dosyada en son rapor sunan bilirkişi heyetinde bulunan hesap bilirkişisi ...' a tevdii ile birleşen dosya yönünden hesap raporu" dair karar verilmiş olup; bilirkişi tarafından sunulan █████/2024 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Davalının 151.273,22 TL borcuna mutabık kaldığı 25.02.2019 tarihinden Birleşen dosya Dava tarihi 06.12.2021'e kadar geçen 1015 günde yıllık 96 50 faiz oranı üzerinden, basit faiz hesaplama esasına göre, işlemiş faiz olarak 213.253,22 TL hesaplandığı, 2. Bu faiz üzerinden 10.662,66 TL BSMV de eklenerek anapara borcu ile birlikte,3, Birleşen dosya Davacısının Birleşen dosya Davalısından alacak toplamının (anapara + faiz + faize BSMV olarak) Birleşen dosya Dava tarihi itibariyle 375.189,10 TL hesaplandığı" şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından sunulan █████/2023 tarihli dilekçesi ile dava değerinin arttırıldığı ve 3.170.147,21 TL üzerinden harcın tamamlanarak dosyanın miktar itibariyle heyete tevdii edildiği; davalı birleşen dosya davacı vekili █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde belirtmiş oldukları 20.000,00 TL olan dava değerinin 355.189,10 TL arttırarak toplam 375.189,10 TL olarak ıslah ettiği görülmüştür.DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava ve birleşen dava, taraflar arasında akdedilen Yatırım Hizmet Ve Faaliyetleri Çerçeve Sözleşmesi ile ilgili sair sözleşmeler kapsamında sermaye piyasalarında yapılan işlemler nedeniyle alacak taleplerine ilişkindir.Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket çalışanı davalı ...'un yönlendirmesi ile davalı şirkette hesap açarak tüm parasını yatırdığını, davalı şirketle yapılan sözleşmeleri okumadan imzaladığını, sözleşmenin bir kısmının sonradan doldurulduğunu, davalı şirket nezdinde yapılan işlemler için herhangi bir bilgi verilmediğini, ... tarafından oyalanan müvekkilinin bir süre sonra tüm birikiminin yok edildiğini ve borçlu olduğu hesap çıkarıldığını, bu konuda savcılık ve SPK nezdinde şikayette bulunulduğunu, şikayet neticesinde SPK tarafından davalı şirkete disiplin cezası uygulandığını beyanla uğradığı zararın davalılardan tahsilini talep etmiştir.Asıl davada davalı vekili, davacının şahsına özel şifreleri davalı ...'a ilettiğini, müvekkili şirket tarafından davacının gerçekleştirdiği işlemlere dair sonuç formunu davacının e-mail adresine otomatik olarak gönderdiğini, davacı yatırımcının online şube üzerinden kendi hesabına giriş yaptığını ve hesabında gerçekleştirdiği tüm işlemlerden haberdar olduğunun IP loginlerinden anlaşıldığını, davacının müvekkili şirket nezdindeki kazanç sağladığı işlemlerin kendisine ait olduğunu iddia ederken, kayıplar yaşadığı işlemlerden haberi olmadığını iddia ettiğini, SPK'nın kararı incelendiğinde, davacının işbu dava kapsamındaki talep ettiği zararın oluştuğu tarihe ilişkin bir tespit veya ceza bulunmadığını, müvekkili şirketin yaptığı iç kontroller sonucunda ...'a 05.12.2018 tarihinde yazılı olarak uyarı yapıldığını, bu hususun tekrarlanması neticesinde ...'un iş sözleşmesinin feshedildiğini, 25.02.2019 tarihinde davacı müşterinin şirketi ibra ettiğini gösteren ıslak imzalı overall mutabakatı alındığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.Asıl davada davalı tarafça zamanaşımı definde bulunulmuş ise de dava konusu iddialara ilişkin davalı ... ve davalı şirket çalışanları hakkında dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik suçlarından suç duyurusunda bulunulmakla, mahkememizin █████/2022 tarihli 2 nolu celsesinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının uzatılmış ceza zamanaşımı söz konusu olduğundan reddine karar verilmiştir.... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasının incelenmesinde, mahkememiz dosyası davacısının dava konusu iddialara ilişkin davalı ... ve davalı şirket çalışanları hakkında dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik suçlarından suç duyurusunda bulunduğu, savcılığın ... sayılı kararı ile " meydana gelen olayda içtihatlarda belirtildiği şekilde hile ve desisenin yer almadığı, dosyada bulunan bilirkişi raporuna göre ... A.Ş. Tarafından düzenlenen sözleşmenin SPK mevzuatına uygun olduğu, ortada sahte tanzim edilmiş özel veya resmi bir belgenin bulunmadığı, ayrıca şüphelilerin müştekiden habersizce sahte imzasıyla işlem tesis ettikleri iddiaları kapsamında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin █████/2023 tarihli raporuna göre evraklar üzerindeki imzaların müştekinin eli ürünü olduğunun belirlendiği, dolayısıyla müşteki ile şüpheliler arasında müştekinin teslim ettiği parayı kullanmaları konusunda aralarında imzaladıkları sözleşmeye istinaden ortaya çıkan anlaşmazlığın ve müştekinin uğradığı zararın tazmininin hukuk mahkemeleri nezdinde görülmesi gerektiği, meselenin hukuk mahkemeleri nezdinde çözülmesi gereken sözleşmeden kaynaklanan alacak iddiası ve hukuki ihtilaf düzeyinde olduğu anlaşılmakla " kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara itirazın reddi üzerine takipsizlik kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı ile davalı aracı kurum arasında Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık ve Vadeli İşlemler Ve Opsiyon Sözleşmelerinin Alım Satımına İlişkin Aracılık Yapılmasına Dair Sözleşme imzalandığı, sunulan yazışmalar ve SPK kararının incelenmesinde davalı aracı kurumun çalışanı davalı ...’un, davacı ile davalı aracı kurum arasında akdedilmiş sözleşmelerde öngörülmüş olmamasına ve bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu da bulunmamasına rağmen davacının hesabında davacının şifrelerini kullanmak suretiyle farklı sermaye piyasası araçlarının alış-satışını yaptığı ve bu işlemler sonucu davacının hesabında dava konusu zararın oluştuğu; davacı tarafça, davalı aracı kurum tarafından kendisine hesabında işlem yapabilmesi için şifre verilmediği, onayı olmaksızın hesapta hiçbir şekilde işlem yapılmaması ve sürekli olarak hesap ekstrelerinin mail yolu ile bildirilmesi gerekmesine rağmen kendisine hiçbir bilgi verilmediği ve aracı kurum çalışanı ... tarafından hesabında bilgisi ve onayı olmaksızın işlem gerçekleştirildiği ileri sürülmüş ise de dosyada mevcut SPK Raporu, soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamından, log kayıtları uyarınca davacıya şifresinin, hesabına ilişkin çerçeve sözleşmelerde yer alan ... no’lu telefon numarasına ... hesap açılış tarihinde gönderildiği ve davacı ile davalı ... arasında gerçekleştirilmiş 08.11.2018 tarihli WhatsApp yazışmaları uyarınca da, davalı ...’un saat 09.21’de davacıya giden mesajında davacıdan kullanıcı kodu ve şifresini göndermesini istediği, davacının da 09.42’de davalı ...’a gönderdiği mesajla davalı aracı kurum tarafından kendisine verilmiş şifre ve parolayı ...’a ilettiği anlaşılmıştır. Davacı ile davalı ... ve davalı şirket arasında portföy yönetim sözleşmesi imzalanmadığı halde, davacının hesabından farklı sermaye piyasası araçlarının alış ve satışını yaparak, davacının hesabında, davacıdan bir talimat almadan ve her işlemde bilgi vermeden, onay almadan davalı aracı kurum ve çalışanı davalı ... tarafından portföy yöneticiliği niteliğinde bir hizmet sunulduğu, bu durumda davalı ...'un kusurunun bulunduğu, yine davalı şirketin de davalı ...'un kendi çalışanı olması, çalışanının gözetim yükümlülüğünü yeterli seviyede yerine getirmediği anlaşıldığından kusurlu olduğu, buna karşın davacının da kendisine özel şifreyi davalı ... ile paylaşmasında kusurlu olduğu mahkememizce değerlendirilmiş ise de davacı tarafça imzalanan █████/2019 tarihli mutabakatnamede, "...A.Ş.den yapmış olduğum bilcümle pay senedi işlemleri, bilcümle türev piyasa işlemleri, bilcümle kaldıraçlı alım satım işlemleri, bilcümle sabit getirili menkul kıymet işlemleri, hesabımdan para çekme, yatırma dahil, yine verdiğim vekalet nedeniyle vekilimin, vekalet olmaksızın şahsımın ...A.Ş. aracılığı ile nam ve hesabıma yaptığım hisse senedi, vadeli işlemler piyasası, tezgahüstü piyasalar, opsiyon, virman, havale, repo,nakit ve kredi işlemlerimin ve ...A.Ş.’den ...’ya kote edilmiş veya vekalet işleminin yapıldığı tarihten sonra kote edilmiş pay piyasası (...) ve ... (...) menkul kıymetlerinin alım satımından, verdiğim alım satım emirlerinden, bedellerin ödenmesinden, ciro edilmesinden bedellerin alınmasından ve çekilmesinden, Takas ve Saklama Merkezi, Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan menkul kıymetlerin teslim alınması, satılanların teslim edilmesi, namına alınmış ve mevcuttaki tüm menkul kıymetlerin rüçhan haklarının kullanılması, Genel Kurullara katılınması, pay kuponları bedellerinin, kar paylarının tahsil işlemlerinden velhasıl vekilimin ve şahsımın ... A.Ş ile yapmış olduğum her türlü işlemlerden dolayı ... A.Ş ile mutabık olduğumu,...A.Ş.’de bulunan hesabıma ve hesabıma bağlı alt hesaplarıma tanımlı olan vekilin herhangi bir hak ve alacağımızın kalmadığını, gayrikabili rücu olarak İBRA eylerim” beyanıyla davacının davalıyı ibra ettiği, aynı mutabakatnamede davacının davalıya 151.273,22 TL borcunun olduğunun yazılı olduğu, mutabakatname altında davacının imzasının bulunduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında mutabakatname altındaki imzanın davacıya ait olduğunun Adli Tıp Kurumu Raporu ile tespit edildiği, mahkememizin █████/2024 tarihli 10 nolu celsesinde █████/2019 tarihli hesap özeti başlıklı belgedeki imzanın, davacının toplanan emsal imza ile huzurda alınan imza örnekleri mukayese edilerek davacının eli ürünü olup olmadığı hususlarında rapor hazırlanması amacıyla davacı ...'nun davacı vekilince istiktap tutanağı hazırlanması için kimlik belgeleri ile birlikte mahkememiz kaleminde celse arasında günsüz olarak hazır edilmesi hususunda 1 aylık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde hazır edilmediği takdirde imza ve yazı itirazlarından vazgeçmiş sayılacakları hususunun ihtarına karar verildiği, █████/2025 tarihli 11 nolu celsede ise davacı vekiline █████/2024 tarihli duruşmada imza incelemesi yapılmak üzere müvekkilini hazır etmesi için 1 ay kesin süre verildiği, aşamalarda ara karardan rücu taleplerinin reddedildiği, verilen süre içerisinde imza inkarında bulunanın hazır bulundurulmadığı anlaşılmakla, imza itirazından vazgeçilmiş sayılmasına dair karar verildiği, davacının zarara uğratıldığını iddia ettiği işlemlerin mutabakatname/ibraname tarihinden öncesine ilişkin olduğu, █████/2019 tarihli mutabakatname imzalandıktan sonrasına ilişkin herhangi bir iddiasının bulunmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde mutabakatın sahte olduğu iddia edilmiş ise de savcılık tarafından mutabakat altındaki imzanın davacıya ait olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu alınmış olması ve mahkememizce verilen süreye rağmen davacı asilin istiktap tutanağının düzenlenmesi için hazır edilmediğinden imza inkarından vazgeçilmiş sayılması birlikte değerlendirildiğinde davacının sahtecilik iddiasını ispat edemediği anlaşılmış olup asıl davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen dosya yönünden yapılan incelemede, birleşen dosya davacısının asıl dosya davalısı şirket olduğu, birleşen dosya davalısının asıl dosya davacısı müşteri olduğu, davanın davalı müşterinin hesabının ... pozisyon kapama işlemi sonucu eksi bakiyeye düşmesi sebebiyle kısmi dava niteliğinde 20.000,00 TL'sinin davalı müşteriden 23.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek akdi temerrüt faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Birleşen dosya davacısı ile davalısı arasında 07.11.2018 tarihli Sermaye Piyasaları Alım Satım Çerçeve Sözleşmesi, Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formu, Bireysel Müşteri Tanıma Formu, A. B. C ve D Grubu Hisse Senetlerine İlişkin İşlem Kuralları Bildirim Formu, Gerçek Faydalanıcı Beyan Formu, Uygunluk Testi Formu, 07.11.2018 tarihli ...Sözleşmelerinin Alım Satımına İlişkin Aracılık ve Yatırım Hesabı Sözleşmesi, 07.11.2018 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Kredili Alım Açığa ve Ödünç Alma Verme İşlemlerine İlişkin Çerçeve Sözleşme, 07.11.2018 tarihli Sermaye Piyasası Kurulu’nun III-39-1 Sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliği Kapsamında Müşteri Sınıflandırması Bilgilendirme Formu, 07.11.2018 tarihli Yatırımcı Beyanı (...), 07.11.2018 tarihli Hesap Ekstreleri ve Raporların İletim Şekline İlişkin Bildirim Formu, 07.11.2018 tarihli Gün İçi Alım Satım İşlem Limiti Bildirim Formu, Kredili İşlem Taahhütnamesi imzalanmış olup birleşen dosya davalısı tarafından birleşen dosya cevap dilekçesinde söz konusu sözleşmelerde imzalar inkar edilmiş ise de mahkememizin █████/2024 tarihli 10 nolu celsesinde █████/2019 tarihli hesap özeti başlıklı belgedeki imzanın, davacının toplanan emsal imza ile huzurda alınan imza örnekleri mukayese edilerek davacının eli ürünü olup olmadığı hususlarında rapor hazırlanması amacıyla davacı ...'nun davacı vekilince istiktap tutanağı hazırlanması için kimlik belgeleri ile birlikte mahkememiz kaleminde celse arasında günsüz olarak hazır edilmesi hususunda 1 aylık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde hazır edilmediği takdirde imza ve yazı itirazlarından vazgeçmiş sayılacakları hususunun ihtarına karar verildiği, █████/2025 tarihli 11 nolu celsede ise davacı vekiline █████/2024 tarihli duruşmada imza incelemesi yapılmak üzere müvekkilini hazır etmesi için 1 ay kesin süre verildiği, aşamalarda ara karardan rücu taleplerinin reddedildiği, verilen süre içerisinde imza inkarında bulunanın hazır bulundurulmadığı anlaşılmakla, imza itirazından vazgeçilmiş sayılmasına dair karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu’nun...CBS Soruşturma Dosyasında alınan bilirkişi ve ATK raporundaki sonuçlara göre, Gün içi Alım Satım İşlem Limiti Bildirim Formundaki imzanın birleşen davalı eli ürünü olduğu, aynı belgedeki “okudum anladım teslim aldım” yazılarının birleşen davalı eli ürünü olmadığı, Kredili İşlem Taahhütnamesindeki imzanın birleşen davalı eli ürünü olduğu, aynı belgedeki “...” yazısının birleşen davalı eli ürünü olmadığı, Müşteri Sınıflandırması Bilgilendirme Formundaki imzaların ve “...” yazısının birleşen davalı eli ürünü olduğu, Hesap Ekstreleri ve Raporların İletim Şekline İlişkin Bildirim Formundaki imzanın birleşen davalı eli ürünü olduğu, aynı belgedeki “...” yazısının birleşen davalı eli ürünü olmadığı, Yatırımcı Beyanındaki imzanın birleşen davalı eli ürünü olduğu, aynı belgedeki “...” yazısının birleşen davalı eli ürünü olmadığı, İki ayrı Hesap Özetindeki imzaların ve sadece bir hesap özetinde bulunan “...” yazısının birleşen davalı eli ürünü olduğu, Sermaye Piyasası Araçlarının Kredili Alım Açığa Satış ve Ödünç Alma Verme İşlemlerine İlişkin Çerçeve Sözleşmedeki imzaların birleşen davalı eli ürünü olduğu, aynı belgede son sayfadaki “...” yazısının birleşen davalı eli ürünü olmadığı, Sermaye Piyasaları Alım Satım Çerçeve Sözleşmesindeki imzaların birleşen davalı eli ürünü olduğu, aynı belgedeki “okudum anladım yazısı ile “...” yazısının birleşen davalı eli ürünü olmadığı, sayılan belgelerde birleşen davalı ...’na ait olmadığı belirlenen isim-soy isim yazılarının birleşen davacı şirket çalışanlar..., ..., ..., ... ve ... eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Birleşen dosya davalısı, birleşen dosya cevap dilekçesinde her ne kadar hesabında gerçekleşen ve eksi bakiye ile sonuçlanan işlemlerden kendisine bilgi verilmediğini iddia etmiş ise de █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere dosya münderecatından birleşen dosya davalısının hesabına ilişkin kullanıcı adı ve şifresini, hesap açılış tarihinin ertesi günü asıl dosya davalısı ... ile paylaştığı ve zarar doğurucu alım satım işlemlerinin de bu bilgiler paylaşıldıktan bir süre sonra gerçekleştirildiği, her ne kadar birleşen davalı aksini iddia etmiş olsa da, log kayıtları uyarınca hesabına ilişkin olarak işlem yapıldığı tarihlerde aylık olarak hesap ekstresinin ve 02.01.2019 ile 09.01.2019 tarihli türev işlem sonuç formları dışında işlem/türev işlem sonuç formlarının çerçeve sözleşmede belirtilen ... adresli e-postaya gönderildiğinin de sabit olduğu, (SPK Rapor s. 27) birleşen dosya davalısının, birleşen dosya davacısı aracı kurum nezdindeki hesabında gerçekleştirilen işlemler hakkında da bilgilendirildiği, sonuç olarak sözleşmelerdeki imzalar inkar edilmiş ise de birleşen davalının mahkememizde görülmekte olan davada imza inkarından vazgeçmiş sayılması, savcılık dosyasında sözleşmelerdeki imzaların tamamının birleşen dosya davalısına ait olduğuna yönelik bilirkişi raporu ve ATK raporunun mevcut oluşu, birlikte gözetildiğinde birleşen davacının sözleşme kapsamında yapması gereken yükümlülüklerini yerine getirdiği, buna karşın birleşen davalının yükümlülüğünü yerine getirmeyerek temerrüde düştüğü, taraflar arasında imzalanan 25.02.2019 tarihli mutabakatta birleşen davalının bakiye borcunun 151.273,22 olarak taraflarca kabul edildiği görülmüş olup bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı her ne kadar 03.06.2025 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek bilirkişi raporunda tespit edilen 375.189,10 TL üzerinden davasını ıslah etmiş ise de dava dilekçesinde talebin, alacağın 23.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek akdi temerrüt faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olduğu, bilirkişi raporunda 25.02.2019 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yapıldığı, buna karşın dava öncesi davalıya borcun ödenmesi için ihtarname gönderilerek tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde bilgi ve belgelere rastlanılmadığı, HMK'nın 117. maddesi gereğince, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüte düşeceği, ihtarın tebliğine dair belge sunulmadığından, takip öncesi dönemde davacının temerrüt faizi talep edemeyeceği sonucuna varılmış olup 151.273,22 TL alacağın dava tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek %50 akdi temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;A)1-Asıl davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 1.707,75 TL ile 52.431,00 TL tamamlama harcından oluşan toplam 54.138,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 53.523,35 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 397.611,78 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,5-Davalı ... tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... tarafına verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 1.360,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B)1-Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile, 151.273,22 TL alacağın dava tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek %50 akdi temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 10.333,47 TL nispi karar harcından, peşin alınan 342,55 TL ile 6.066,00 TL ıslah harcından oluşan toplam 6.408,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.924,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 6.476,35 TL (59,30 TL Başvuru Harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 342,55 TL peşin harç, 6.066,00 TL ıslah harcı) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 20.100,00 TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranı dikkat alınarak hesaplanan 8.104,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 35.826,54 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Arabuluculuk ücreti olarak 1.320,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 787,80 TL'sının davacıdan, 532,20 TL'sının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, C)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili taraflara verilmesine, Dair, davacı birleşen dosya davalı vekilinin, davalı birleşen dosya davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ... *e-imzalıdır Üye ... *e-imzalıdır Üye ... *e-imzalıdır Katip ... *e-imzalıdır