Anahtar kelimeler: Tutanığında Yonga Lif Ster Odunları Devrildiğinden Yükleyip Odun Römorku Emvalinin

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.SUÇ : HırsızlıkİNCELEME KONUSU KARAR : MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre;1-Olay tarihinde ihbar üzerine sanığın kullanmış olduğu aracın kolluk görevlilerince durdurulduğu ve araç içerisinde 4 ster lif yonga odun ele geçirildiği, █████/2019 tarihli Suç Tutanığında ise sanığın yakalandığında orman emvalinin kesildiği tespit olunan alanda, suç tarihinden 1 yıl öncesinde kesim yaptıklarını, traktör römorku devrildiğinden ve yol olmadığından odunları getiremediğini, yolların açılması sonucu odunları yükleyip getirirken yakalandığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 91/1. maddesinde düzenlenen Orman Kanunu’na muhalefet suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde,2-Kendisini vekille temsil ettiren katılan Orman İşletme Müdürlüğü lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 9.200,00 Türk lirası vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına dair karar verilmesinde,3-Kabule göre de;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan "1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir..." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda sanığın orman emvalini kullanmış olduğu traktöre bağlı romörk ile Kale Orman İşletme Şefliğinden hırsızlamak şeklinde gerçekleştirdiği eylemde, bilirkişi raporu ile tespit edilen 164,00 Türk lirasını kurum zararının sanık tarafından kovuşturma aşamasında giderildiğine ilişkin banka dekontunun dosyaya sunulmuş olmasına rağmen sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun "etkin pişmanlık" başlıklı 168. maddesinin uygulanmama nedeninin tartışılmamış olduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemesince anılan Kanunun 168. maddesi uyarınca sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak verilecek cezadan indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇESanık hakkında 28.12.2022 tarihinde karar verilerek dosyadan el çekilmesinden sonra, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hususunun tavzih kararı ile düzeltilmesine ilişkin kararın hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1. Suç tarihinde kolluk görevlilerine gelen ihbar üzerine sanığın kullanmış olduğu araç durdurulduğunda, araçta 4 ster lif yonga odun ele geçirilmesi, 12.11.2019 tarihli Suç Tutanağında, sanığın yakalandığında orman emvalinin kesildiği tespit olunan alanda, suç tarihinden 1 yıl öncesinde kesim yaptıklarını, traktör römorku devrildiğinden ve yol olmadığından odunları getiremediğini, yolların açılması sonucu odunları yükleyip getirirken yakalandığını beyan etiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 91/1. maddesinde düzenlenen Orman Kanunu’na muhalefet suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.2. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesi uyarınca, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum yararına sanık aleyhine maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.3. Kabule göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, somut olayda, sanığın bilirkişi raporunda tespit edilen 164,00 TL tutarındaki kurum zararını ödediğinin ve buna dair 06.07.2022 tarihli banka dekontu ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Kale (Denizli) Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.