Anahtar kelimeler: Bitlis Uydurma Kyb Adalet Evrakı Görüşü İstinaden Başvuran İstemi Bakanlığının
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ : Suç uydurma
    İNCELEME KONUSU
    KARAR : Mahkumiyet
    KANUN YARARINA
    BOZMA YOLUNA
    BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında suç uydurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 271/1, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açılmasını müteakip, yapılan yargılama sonunda, █████/2023 tarihli karar celsesinde anılan suçtan sanığın 6114 sayılı Kanun'un 10/3-c ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gibi kararın gerekçe kısmında da 6114 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hüküm kurulduğu belirtildiği halde, gerekçeli kararın hüküm kısmında inceleme konusu dosya ile ilgisi olmayan suç uydurma suçundan yazılı şekilde karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir."
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
    1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/2. maddesi, 231/2. maddesi, 232/6. maddesi ve 291/1-2. maddesi uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
    2.İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlü hakkında Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2023 tarihli iddianamesiyle 6114 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında kamu davasının açıldığı, Mahkemece hükümlü hakkında 20.06.2023 tarihinde verilen kısa kararda hükümlünün 6114 sayılı Kanun'un 10/3-c, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ayrıca kanun yoluna başvuru şeklinin Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu olarak gösterildiği halde, 12.07.2023 tarihinde tebliğ edilen gerekçeli kararda hükümlünün suç uydurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 271/1, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek kanun yoluna başvuru şeklinin Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu olarak gösterilmesi suretiyle çelişkiye neden olunmuş ve hükümlü tarafından gerekçeli kararın 12.07.2023 tarihinde tebliğinden itibaren kanuni süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmamış ise de, inceleme konusu karara karşı kanun yolu ve başvuru mercii yönünden hükümlüde yanılgı oluşturulduğu dolayısıyla hükümlünün 08.04.2025 tarihli dilekçesinin kanun yoluna başvuru olarak değerlendirilmesi gerektiği ve kısa kararın verilmesiyle geçerlilik kazanan hükmün usulüne uygun şekilde kesinleşmediği anlaşılmıştır.
    3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın, itiraz kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!