Anahtar kelimeler: İhk Zmss Malul Tahkim Heyeti Motorlu Poliçesi Karayolları Göremezlik Diş

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ D.İş - █████████ KSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : 2022/İHK-53030 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-███████████ İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 05.10.2020 tarihinde yaptığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.07.2022 tarihli talep artırım dilekçesiyle talebini 285.940,25 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta kusur oranlarının bilirkişi aracılığıyla tespiti gerektiğini, başvuranın koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığı tespit edilerek müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, yeni rapor aldırılmasını talep ettiklerini, başvuru sahibinin avans faizi isteminin haksız olduğunu, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin tam vekalet ücretinin 1/5'ini aşamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Başvuranın talebinin kabulüne, 285.940,25 TL sürekli maluliyet tazminatının davalıdan alınarak başvuru sahibine ödenmesine, alacağa 18.02.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine" karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği, davacı başvuranın kaza yapan araçta yolcu konumunda olduğu ve kendisine herhangi bir kusur isnadında bulunulmadığı, dosyaya sunulu belgelerden davacı başvuranın kaza esnasında koruyucu tertibat takıp takmadığının belirlenemediği, davacının koruyucu tertibat takıp takmadığını ispat yükümlülüğünün davalı tarafta olduğu ve bu hususun da ispat edilemediği, ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmemesinin davalı açısından herhangi bir hak kaybına yol açmadığı, bu yöndeki itirazın yerinde olmadığı, kaldı ki tahkim yargılamasında itiraz yargılamasının uyuşmazlık yargılamasının devamı niteliğinde olduğu ve bu aşamada da tüm itirazların ileri sürülebildiği için savunma hakkının kısıtlandığının söylenemeyeceği, davalının tazminat hesaplama yöntemine ilişkin itirazının kabul edilmediği, faiz türü ve faiz başlangıç tarihinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, 1/5 orandaki vekalet ücretinin maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle "sigorta uyuşmazlık hakemi tarafından verilen 31.07.2022-K- ███████████ sayılı karara davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, belirtilen Hakem Kararı'nın 5. karar bölümünün 3. maddelerinde yer alan davacı vekalet ücretinin “28.465,82 TL” yerine “5.693,00 TL” olarak düzeltilmesine" karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuran tarafından sunulan maluliyet raporunun Yönetmeliğe uygun düzenlenmediğinden başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğunu, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, somut olayda kusur oranlarının bilirkişi aracılığıyla tespiti gerektiğini, başvuranın koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığı tespit edilerek müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alındığı belirtilen ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin tam vekalet ücretinin 1/5'ini aşamayacağını belirtmiştir.B. GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.Somut olayda; davacı ..., babası ...in sürücüsü olduğu davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda iken 05.10.2020 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki dava, 2008 doğumlu ...'e velayeten kanuni temsilcileri olan anne...ve baba ...................tarafından açılmıştır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 426 ncı maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da, temsil kayyımı atanması için yeterlidir.Eldeki davada davacılar anne...ve baba... küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda davacı...'a tam kusur yüklendiği anlaşılmakta olup hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle, yasal temsilci olan anne-babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci anne ve baba, küçüğü temsil edemez.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.2.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,28.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.