"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıAnkara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine; sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiinin Temyiz İstemiÜst aramasının hukuka aykırı yapıldığına, ikamet aramasının hukuka aykırı olduğuna, yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, eksik inceleme yapıldığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde alınan istihbari bilgi doğrultusunda 15.11.2021 tarihinde çalışmalara başlanıldığı, sanığın şüpheli ve tedirgin hareketler sergileyerek yaya halde olduğunun görülmesi üzerine takibe alındığı, hızlı adımlar atarak kaçmaya başlaması üzerine müdahale edildiği, sanığın görevlilere aktif şekilde direnmesi üzerine direncinin kırılarak kontrol altına alındığı, kimlik tespiti sonrası yapılan kaba üst yoklamasında pantolon cebinde kabarıklık olduğunun görüldüğü, yapılan kontrolde şeffaf kilitli poşet içerisinde alüminyum folyoya ve beyaz kağıda sarılı satışa hazır özenle paketlenmiş vaziyette 12 adet eroin maddesinin ele geçirildiği ve sanığın yakalamasının yapıldığı, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı gereği sanığın yapılan detaylı üst aramasında alt iç çamaşırı içinde saklanmış sigara paketi içerisinde şeffaf kilitli poşet içerisinde alüminyum folyoya ve beyaz kağıda sarılı satışa hazır özenle paketlenmiş şekilde 13 adet eroin maddesine el konulduğu, sanığın ikamet adresinde yapılan aramada çamaşır makinesinin altına saklanmış halde alüminyum folyoya sarılı 1 adet eroin maddesi ile şeffaf kilitli poşete sarılı 1 adet eroin maddesine el konulduğu iddiasına ilişkin olarak;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, arama kararı, ikamet arama tutanağı, yakalama üst arama ve el koyma tutanağı, Adli Tıp Kurumu raporu, parmak izi inceleme raporu, tutanak mümziinin tanık sıfatıyla alının ifadesi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2018 tarihli, ███████-1453 Esas ve ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun (2559 sayılı Kanun) 4/A maddesinde polise, kişileri ve araçları tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması hâlinde durdurma ve yoklama biçiminde üstlerinde kontrol yapma yetkileri tanındığı, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 27. maddesinde bu yetkinin kullanılması için "umma" derecesinde makul şüphe arandığı, kolluk görevlisinin tecrübesine dayanarak, izlediği davranışlarından, o kişinin bir suç işleyeceği veya işlediği hususunda kanaat elde etmesi veya kişinin silâhlı olduğu ve hâlen tehlike yarattığı kanaatine varması durumunda kişiyi durdurup yoklama biçiminde kontrol yapabileceği belirtildiğinden, somut olayımızda şüphe üzerine durdurulan sanığın üstünün kontrol edilmesi için ayrıca bir arama kararı ya da yazılı arama emri alınmasına gerek bulunmaması, bu hali ile sanığın kaba üst aramasında ele geçirilen 12 adet eroin maddesi ile alınan arama kararı sonrası sanığın alt iç çamaşırından ele geçirilen 13 adet eroin maddesinin muhafaza altına alınması karşısında, usule aykırı bir arama ve hukuka aykırı olarak ele geçirilmiş bir delilden söz edilemeyeceği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi. ...
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!