Anahtar kelimeler: Mercide Yanılmanın Türüne İtiraza Merciince Görüşü Ret Kaldırmayacağının İhlali Suçlar

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun reddi, istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozmaI- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3-a maddesi uyarınca, hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre, hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, aynı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca verilen, istinaf isteminin reddine dair kararın aynı maddenin son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün olmadığından ve 264/1. maddesi uyarınca yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın hakkı ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,II- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen kararların sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2018 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından sırasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c, 151/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca kurulan 2 yıl 12 ay ve 8 ay hapis cezaları; sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c, 62 ve 53. maddeleri uyarınca kurulan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,III- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, ████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık ...'e 27.06.2022 tarihinde tebliğ edilen karara karşı sunmuş olduğu 29.06.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu; Dairemizin 26.03.2024 tarihli noksan ikmali kararı üzerine, 5271 sayılı CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine" ilişkin ihtarı ile gerekçeli kararın sanığa 23.08.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak sanığın 26.08.2024 tarihli ek dilekçesinin de temyiz sebebi içermediği anlaşılmakla, sanık ...'in temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,IV- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'ın temyiz isteminin, sadece sabıkası olduğu için tarafına fazla ceza tayin edildiğine, bu durumun yasaya ve hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararının temyiz isteminin reddine karar verilen sanık ...'e sirayetine, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.