Anahtar kelimeler: İkmali İçermeyen Noksan Yüzüne Görüşü Ayrıntıları Ret İhlali Sebebi Tesisi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi, temyiz isteminin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Ek kararın onanması, onama I - Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde,Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 26.06.2018 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, ████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yüzüne karşı verilen karara yönelik 02.07.2018 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu; Dairemizin 10.09.2024 tarihli noksan ikmali kararı üzerine, 5271 sayılı CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine" ilişkin ihtarı ile gerekçeli kararın sanığa 13.01.2025 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak sanığın 20.01.2025 tarihli dilekçesinin de temyiz sebebi içermediği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık müdafiinin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen 10.09.2018 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 10.09.2018 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ek kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddine ilişkin olan ve 17.09.2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen ek kararı, 5271 sayılı CMK'nın 296/2. maddesinde öngörülen 7 günlük süreden sonra 26.09.2018 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin süresinde olmayan temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,III- Sanık müdafiinin hırsızlık suçundan verilen 26.06.2018 tarihli karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 295/1. maddesi uyarınca “Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.” hükmünün bulunduğu, sanık müdafiinin 26.06.2018 tarihinde yüzüne karşı verilen hükme karşı temyiz süre tutum dilekçesi sunduğu, bu dilekçesinde temyiz sebebini bildirmediği, gerekçeli karar tebliğ edildiğinde temyiz nedenlerini ayrı bir dilekçe ile sunacaklarını belirttiği, gerekçeli kararın 27.07.2018 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, ancak tebligatta ve gerekçeli kararda "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin" ihtaratın bulunmaması nedeniyle, Anayasa Mahkemesinin 08.03.2023 tarih, ██████████ nolu bireysel başvuru kararı da dikkate alınarak, sanık müdafiinin 06.08.2018 tarihli gerekçeli ek dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü gerektiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin, olayın gerçekleştiği iş yerine ikinci kez hırsızlık amacıyla gittiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığına, müvekkilinin aynı yere ikinci spiral makinesini çalmak amacıyla gittiğinin bir varsayımdan ibaret olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın ikinci eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına, bu sebeple TCK'nın 35/2. maddesi gereğince indirim uygulanması gerektiğine, çalındığı iddia olunan malın değerinin azlığı dikkate alınmayarak TCK'nın 145. maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, suça konu spiral makinesinin sahibine iade edilmiş olması nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık indirimi uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.