Anahtar kelimeler: Kanunî Yüzüne Geçtikten Görüşü Ret İzmir Tesisi Günlük Nun Neticesinde

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: ████████ E., █████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER: İlk derece mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I - Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.09.2018 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık ...'ın yüzüne karşı verilen 17.09.2018 tarihli karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 12.10.2018 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II - Sanık ...'nun temyiz isteminin incelenmesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.09.2018 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, ████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık ...'nun yüzüne karşı karar verilmesi üzerine sunmuş olduğu 18.09.2018 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu; Dairemizin 01.10.2024 tarihli noksan ikmali kararı üzerine, 5271 sayılı CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine" ilişkin ihtarı ile gerekçeli kararın sanığa 14.01.2025 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak sanığın temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçesini, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 günlük süreden sonra 27.01.2025 tarihinde sunduğu anlaşılmakla, sanık ...'nun temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,III - Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin verilen mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin isnat edilen suçu işlemediğini açık bir şekilde beyan ettiğine, hükme dayanak alınan tanık Cumhuriyet'in aşamalardaki beyanlarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, yine beyanları hükme esas alınan sanık ...'in beyanlarının ise cürüm atfından ibaret olduğuna ve itibar edilmemesi gerektiğine, müvekkili aleyhine başkaca delil de bulunmadığına, sanık ...'in beyanlarının da tutarsız olduğuna, müvekkilinin olay günü kahvede olduğu, sanık ...'in gelerek kendisinden araç istediği ve müvekkilinin nakliye aracı temin etmelerinde yardımcı olduğu ve sanık ...'in araca binerek gittiği yönündeki aksi ispatlanamayan savunmasına itibar edilerek beraatine karar verilmesi gerektiğine, cezanın hesaplanmasında hata yapıldığına, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanması yönünden yasal bir engel bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık müdafiinin temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak,Dosya kapsamına göre sanık ...'ın, olay gecesi saat 03.30 sıralarında katılana ait ... Spot adlı iş yeri deposuna girdiği, deponun içerisinden çalınan bir kısım eşyaları dışarıya çıkardığı, ancak araç temin ederek saat 06.00 sıralarında sanık ... ile birlikte olay yerinden ayrıldıkları, sanıkların gece vakti başladıkları eylemlerini gündüz vakti tamamladıkları anlaşılmış ise de, dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.03.2024 tarihli ve 2022/6-443 Esas, ████████ Karar sayılı kararında, suç gündüz kabul edilen vakitte tamamlanmakla birlikte, elverişli hareketlerle eyleme başlanılan zaman diliminin gece olması ve tamamlanmış gece vakti nitelikli hırsızlık suçuna uyduğunun kabul edildiğinden, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.