Anahtar kelimeler: Mts Enerjinin Sürüncemede Otelde Satımdan Tedarik Kapasitesi Enerjisi Durduğunu Ödemediğini

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında █████/2023 tarihinde------ adresinde bulunan otelde kullanılmak üzere Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın ----- müşteri nolu, ---- sözleşme nolu hesaba ait borcu zamanında ödemediğini, bunun üzere MTS ---- sayılı dosya üzerinde ilamsız icra takibine geçildiğini, ancak davalının yapılan takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, davalının itirazının yalnızca dosya borcunu sürüncemede bırakmak ve zaman kazanmak adına yapıldığını, elektrik enerjisi veya kapasitesi satışına ilişkin bu sözleşmenin 6.maddesi tedarik edilen enerjinin bedeline ilişkin olup, bu maddeye göre müvekkil şirketin sözleşmenin karşı tarafına tedarik edeceği elektrik enerjisi için uygulanacak tarife esasları ve aktif enerji birim fiyatının sözleşmenin eki olan “Ek-2 : Müşteri Bilgileri ve Ticari Şartlar “ başlıkla ifade edildiğini, satış tarifesi birim fiyatının da hangi formül ile hesaplanacağının da belirlendiğini, buna göre birim fiyat olarak; Perakende Satış Tarifesi Birim Fiyatı 5.04000000TK/kWh+Yekdem Birim Fiyatı TL/kWh uygulanacağını, “PTF” ve “YEKDEM” kavramlarının tanımına sözleşmenin devamında yer verildiğini, bu bağlamda PTF; gün öncesi piyasasında saatlik olarak verilmiş olan teklifler sonucu arz ve talebin kesiştiği noktada meydana gelen ve ---- tarafından yayınlanan elektrik alım-satımlarındaki referans fiyatı olduğunu, YEKDEM’in yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim faaliyeti gösteren üretim sahibi tüzel kişilerin bizzat ve Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimi Yönetmeliği kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından üretim yapan kişilerin bölgelerinde bulundukları görevli tedarik şirketleri aracılığıyla faydalanabileceği fiyatlar, süreler ve bunlara ilişkin usul ve esasları içeren destekleme mekanizması olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme süresinin 24 ay olup, davalı tarafın sözleşmede belirtilen taahhüt süresi dolmadan başka bir tedarikçiye geçerek haklı sebep olmaksızın █████/2023 tarihinde sözleşmeyi sonlandırdığını, akabinde haklı bir sebep olmaksızın başka bir tedarikçiye geçiş yaptığı için kendisine sözleşmenin 12.6.1 ve 12.6.2 maddesi uyarınca cezai şart bedeli fatura edildiğini, cezai şartın sözleşmenin 12.6.2.maddesinde de ifade edildiği üzere mevcut kullanım yerlerinin son bir yıl içinde en yüksek kullanımın yapıldığı aya ait tüketim miktarına sözleşmede yer alan birim fiyatının uygulanması sonucu bulunan fatura bedelinin iki katı olduğunu, cezanın hesaplanmasında kullanılacak aktif enerji birim fiyatı, sözleşmede düzenlenmiş olması halinde piyasa takas fiyatı, YEKDEM vb. unsurlara bağlı hesaplanacak bedeller de eklenerek belirleneceğini, ceza bedeli hesaplamasında, fatura bedeli, aktif enerji bedeline dağıtım bedeli, vergi fon vb.diğer fatura kalemlerinin eklenerek bulunduğunu, █████/2023 belge tarihli taahhüt çıkış bedelini konu alan █████/2023 vade tarihli 4.203.594,46-TL bedelli faturanın ödenmediğini , fatura hesaplamasında cezai şart hesabına konu sözleşmenin tahliye olmadan önce geçerli olan anlaşmalı paketin baz alındığını, ilgili sözleşmede █████/2023-█████/2023 dönem aralığında Y2.1 paketi üzerinden faturalamanın gerçekleştiğini, Y2.1 paketli müşterilerin fatura hesabında anlaşmalı sabit birim fiyatı üzerinden SABİT BİLEŞEN ve YEKDEM toplam tutarı üzerinden müşterinin sözleşmesinde geçerli olan %5 oran üzerinden alınan BTV kalemi fatura edildiğini, ayrıca dağıtım birim fiyatı üzerinden dağıtım bedeli fatura edildiğini, müşterinin Y2.1 paketine istinaden son 12 ayın en yüksek tüketimi baz alınarak son periyodik faturalamasının yapıldığı Ağustos 2023 döneminde geçerli olan sabit bileşen birim fiyatı, gerçekleşen yekdem bedeli birim fiyatı ve tarifesine ilişkin dönemde EPDK tarafından açıklanan dağıtım bedeli birim fiyatı baz alınarak fatura hesabı yapıldığını, davalı şirketin son bir yıl içinde en yüksek kullanım yaptığı dönemin █████/2022-█████/2022 tarihleri olup, bu süre zarfında aktif tüketimin 284.764,380 kWh olduğunu, bu miktarın ile fesih tarihinde yürürlükte olan sözleşme çerçevesinde 5,040 TL çarpıldığında 1.435.212,48-TL sonucunun bulunduğunu, yine hesaplama formülü gereğince EPDK tarafından belirlenen yekdem birim fiyatı 0,1158018 TL ile 284.764,380 kWh çarpıldığında 32.976,23-TL çıktığını, bu hesaplamaya dağıtım bedeli ve BTV eklenmesi gerektiğini, bu bağlamda dağıtım bedeli birim fiyatı olan 0,7370990 TL ile 284.764,380 kWh çarpıldığında 209.899,54-TL sonucuna ulaşıldığını, BTV miktarı olan73.409,44-TL’nin hesaplamaya eklenmesi gerektiğini, cezai şart için esas alınacak fatura bedelinin tüm bu miktarların toplanması ve %20 KDV dahil edilmesi sonucunda 2.101.797,23-TL olduğunu, esas alınan bu miktarın iki katı olan 4.203.594,46-TL’nin cezai şart bedeli olduğunu, söz konusu bedelden 1.875,13-TL bedel kısmı mahsup edilerek 4.201.719,33-TL üzerinden takibe geçildiğini, ayrıca █████/2023 belge, █████/2023 vade tarihli 120.079,62-TL’lik faturanın 23.505,30-TL’lik bakiyesinin de ödenmediğini, ----- nolu faturanın finansal maliyet faturası olup, 95.301,29-TL’nin finansman maliyetinden kaynaklandığını, kalan 24.778,33-TL’nin vergi/fonlar toplamı olduğunu, söz konusu bedelden 96.574,32-TL bedelin mahsup edilerek 23.505,30-TL bedelin icra takibine konu edildiğini, bu alacağın şirket muhasebe kayıtlarında da görüldüğünü, somut olay bakımından davalı ile müvekkil şirket arasında yapılan abonelik sözleşmesinin ticarethane aboneliğine ilişkin olup, uyuşmazlığın ticaret mahkemesi görev ve yetki alanına girdiğini, sözleşmede ----- Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz sebebiyle İİK.67/2.maddesinde hüküm altına alınan “bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu , (…) red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir” maddesi uyarınca alacak likit olduğundan ve diğer mevcut tüm koşullar mevcut bulunduğundan alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Öncelikle dava konusu edilen ----sayılı MTS icra takip dosyasının ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinde başlatıldığını, daha sonrasında yürütülen arabuluculuk görüşmelerinin de ----- Arabululuk Bürosu tarafından yapıldığını, yine davalı müvekkilin adresinin ----ara olduğu gibi içeriği kabul edilmeyen fatura adreslerinin de ---- olduğunu, davacının yetki sözleşmesinde belirlenen yer mahkemesi dışında seçimlik hakkını kullanmış ve icra takibini ----- başlatmış olduğundan , artık yetkili mahkemenin ----- Mahkemeleri olduğunu, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilin davacı tarafından düzenlenen taahhüt çıkış bedeli faturasına itiraz ederek iade faturası düzenlediğini, bu itirazın da davacı tarafça kabul edildiğini, davacının açık kabulü sonrası müvekkile aynı konuda daha yüksek bir fatura düzenlemesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça müvekkil şirket için █████/2023 tarihli ------ fatura sıra numaralı 3.440.648,10-TL bedelli son ödeme tarihi █████/2023 olarak belirlenen e-faturanın müvekkile tebliğ edilmiş olup, işbu fatura içeriğinde yer alan taahhüt çıkış bedeli 2.083.994,52-TL ve (+/-) tutar 15.075,70-TL olmak üzere toplam 2.099.070,22-TL’lik kısmına itiraz edilerek bu bedel için müvekkil şirket tarafından 2.099.070,22-TL bedelli iade faturası düzenlendiğini, -----.Noterliğinin █████/2023 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya iade edildiğini, davacı tarafından gönderilen yazı ile taahhüt çıkış bedelinin iptal edildiğinin belirtildiğini, basiretli bir tacir konumunda olan davacı şirketin, aynı numaralı sözleşme hesabı için taahhüt çıkış bedelini iptal ettiğini açıkça kabul ve beyan emiş olup, taahhüt çıkış bedeli adı altında yeniden bir alacak talebinde bulunamayacağını, taahhüt bedelini iptal ettiğini bildiren davacının aynı hukuki nedene dayanarak fatura düzenlemesinin TMK.2.maddesi uyarınca dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte taahhüt çıkış bedeli hesaplamasının gerçeği yansıtmadığını, icra takibi yapmakla kötü niyetli olan davacının takip bedeli toplamının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin █████/2023 tarihinde akdedildiğini, ancak kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşmenin 12.6.2.maddesi uyarınca uygulanan taahhüt çıkış bedeli belirlenirken sözleşme öncesi bir tarihin baz alındığını, cezaya esas alınan faturanın Eylül 2022 dönemine ait olduğunun dava dilekçesinde de açıkça belirtildiğini, sözleşmedeki cezai şart maddesinin hukuken geçerli olmadığını, sözleşme konusunun müvekkili şirketin kullanmak zorunda olduğu elektrik enerjisinin temini olduğunu, davacı şirketin piyasadaki hakimiyeti ile kendi şartlarını kabul ettirmekte ve sözleşme lafzından da anlaşılacağı üzere aynı veya benzer sözleşmeyi müşterileri ile imzaladığını, bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere sözleşmenin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunun izahtan vareste olduğunu, ------- BAM ------HD.nin █████/2021 tarih ve ------sayılı ilamında da tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu tür sözleşmelerin genel işlem koşulu olduğunun belirtildiğini, TBK.20.maddesinde yer alan “karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının kapsamına girmesi , sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır” hükmü uyarınca davacı tek taraflı olarak hazırladığı sözleşme metnini matbu bir metin olarak kabul ettirdiğini, ayrıca davacı , dava dilekçesi ile elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzalandığını ileri sürmüş ise de, sözleşme altındaki imzanın müvekkil şirket tüzel kişiliğini böyle bir sözleşmede temsil yetkisine sahip kişi tarafından imzalanmadığının görüleceğini, vekilini yetkisinin sadece abonelik bağlatma işlemleri ile sınırlı olduğunu, ------Noterliğince tanzim edilen 22/0/2020 tarihve ------ yevmiye numaralı vekaletnamede görüleceği üzere , sözleşmeyi imzalayan vekilin müvekkil adına “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” imzalaması ve cezai şart kabul etme konusunda bir yetkisinin bulunmadığını , gerek doktrin gerekse de yargı içtihatlarının yetkisiz temsilci tarafından imzalanan sözleşmelerin temsil edileni bağlamayacağını ortaya koymakta olduğunu belirterek, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile Mahkemenin yetkisizliğine, ------ Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna, haksız davanın reddine ve takip konusu alacak bedelinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Dava ; Taraflar arasındaki Ticari ilişkiden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacının ; Merkezi Takip Sisteminin ----- MTS sayılı icra dosyası ile 4.594.049,33 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, davalının süresinde itiraz ettiği ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde;------ arasında █████/2023 tarih ve ------ müşteri no ile ---- adresinde kullanılmak üzere 24 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi kurulmuştur. Dava konusu alacağın 08.10.2023 tarihli ---- no.lu 4.203.594,46 TL tutarlı cezai şart faturasının 4.201.719,33 TL’lik kısmı ile 18.10.2023 tarihli ------ no.lu 120.079,62 TL tutarlı faturanın 23.505,30 TL’lik kısmının tahsili talebine ilişkin olduğu görülmüştür. Takibe konu yapılan faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, 25.01.2024 icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde faiz alacağı da dahil olmak üzere toplam 4.596.904,32 TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Davalı şirket tarafından █████/2023 tarihi itibarıyla perakende satış sözleşmesinin sonlandırılması ve güvence bedelinin iadesinin talep edildiği görülmüştür. Davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6.1 ve 12.6.2 maddelerine dayalı olarak cezai şart talebinde bulunduğu, davalının " taahhüt çıkış bedelinin " davacı tarafından iptal edildiğini, 31.08.2023 tarihli faturadan sonra davacının 08.10.2023 tarihli dava ve takip konusu faturayı düzenlediklerini belirttiği, ilk 31.08.2023 tarihli faturanın iade edildiği ancak 08.10.2023 tarihli takip dayanağı faturanın davacıya iade edilmediği, böyle bir iddianın da olmadığı, davalının ödeme iddiasında da bulunmadığı görülmekle davalıya ait ticari defter kayıtlarının incelenmesine ilişkin talep mahkememizce kabul edilmemiştir.Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 14.4. maddesi kapsamında ------ Mahkemeleri yetkili kılınmakla davalının yetki itirazının HMK 17. madde kapsamında reddine karar verilmiştir.Davalının taraflar arasındaki sözleşmenin şirketi temsile yetkili kişi tarafından düzenlenmediğini belirttiği ancak taraflar arasında 06.02.2023 tarihli sözleşme düzenlendiği, buna göre davalının 01.01.2023 tarihinden itibaren enerji tedarik ettiği, 01.01.2023 - 31.08.2023 tarihleri arasında elektrik enerjisi kullandığı, sözleşmeye şirket yetkilisinin örtülü olarak icazet verdiği belirlenmiştir.Davalının taraflar arasında düzenlenen sözleşmede " Genel İşlem Koşuluna " uyulmadığını, davalı şirketin bu şartların varlığı hakkında açıkça bilgilendirilmediğini belirttiği ancak açıkca sözleşmenin hangi maddelerinin genel işlem şartlarına aykırı olduğunu belirtmediği, 818 sayılı BK'da olduğu gibi 6098 sayılı TBK'da da sözleşme serbestisi ana kuralı olup, sözleşmelerinin geçerliliği için 6098 sayılı TBK'da sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem şartları içermemesi unsuru getirilmiştir.Bir sözleşme hükmünün genel işlem şartları nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün genel işlem şartı niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu anlamda sözleşmenin tipi, türü ve niteliği önem taşımaz. Bir sözleşmedeki genel işlem şartının niteliğinin, objektif unsurlara göre belirlenmesi gerekmekte olup, bu hususta tarafların icra ettikleri meslekleri ve sıfatları, tacir veya tüketici olup olmadıkları önem taşımaz. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu Kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir. İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem şartı niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak Kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerekir. Açıklanan yöntemle yapılan inceleme sonucunda davaya dayanak sözleşmede genel işlem şartlarına aykırılık tespit edilmemiştir. (----- BAM ----Hukuk Dairesi ----- )İnceleme konusu sözleşme dönemindeki elektrik tüketim miktarları, ilgili sayaç verileri ve faturalaşan (tahakkuk eden) değerler karşılaştırılarak doğrulanmıştır. Sözleşme kapsamında 01.01.2023 – 31.08.2023 tarihleri arasında tüketilen elektrik enerjisi, dağıtım şirketinin okuduğu sayaç endekslerine dayalı olarak periyodik aylık faturalar halinde tüketiciye yansıtılmıştır. Elektrik dağıtım şirketi, mevzuat gereği abonelerin sayaçlarını düzenli aralıklarla okumak ve tedarik şirketine bildirmekle yükümlüdür. Sayaç endekslerine göre hesaplanan aylık tüketim miktarlarının, ------ tarafından düzenlenen faturalardaki tüketim değerleriyle uyumlu olduğu, dolayısıyla taraflar arasında üzerinde durulan tüketim miktarlarının, sayaç kayıtlarıyla doğrulanmadığı, Özellikle uyuşmazlıkta vurgulanan yüksek tüketim değeri, Eylül 2022 dönemine ait 284.764,380 kWh olarak belirtilmiştir. Söz konusu değer, sayaç kayıtlarında ilgili ayda tesiste gerçekleşen aktif enerji tüketimi olarak görülmektedir. Bu büyüklükteki tüketimin, otelin tam kapasite çalıştığı bir döneme tekabül ettiği anlaşılmaktadır. Bu fatura aynı tesiste son 12 ayda görülen en yüksek aylık tüketim olarak değerlendirilerek ceza faturasında ele alınmıştır. Sayaç verilerinde bu döneme ait ölçümün tutarlılığı kontrol edilmiştir. Endeks farklarıyla karşılaştırıldığında Eylül 2022 tüketiminin mevsimsel ve işletmesel koşullara göre makul bir artış olduğu, 2022 yılı ortalama tüketimi 4.805 kWh civarında olan ve otel olarak faaliyet gösteren otelde dönemsel artışlar olabileceği gibi tüketimin hatalı olduğunu ortaya koyabilecek herhangi bir kayda veya herhangi bir sayaç arızası emaresine rastlanmadığını, sonuç olarak, tüketim miktarlarının teknik olarak doğru ölçüldüğü ve faturaların dayanağı olan sayaç verileriyle uyumlu olduğu, teknik bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.Sözleşme tarifesinin tüm bileşenlerinin doğru uygulandığı sonucuna varılmıştır. Sabit enerji birim fiyatının sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde kullanıldığı, YEKDEM bedellerinin ----- tarafından her ay ilan edilen güncel değerlerle faturalandırıldığı, dağıtım bedelinin ise EPDK’nın ulusal tarife tablolarında belirtilen tutarlara birebir uygun şekilde hesaplandığı, herhangi bir bileşenin fazla veya hatalı uygulanmasına rastlanmadığı, sonuç olarak tarife kalemlerinin EPDK ve ------ tarafından açıklanan verilere tam uygun şekilde hesaplandığı belirlenmiştir. Uyuşmazlığa konu olan taahhüt çıkış bedeli (cezai şart), tüketicinin sözleşme süresi dolmadan tedarikçiyi değiştirmesi nedeniyle ------ tarafından düzenlenen 08.10.2023 tarihli faturada tahakkuk ettirilen tutardır. Sözleşmenin ilgili maddesi (Madde 12.6.2), taahhütlü sözleşmenin müşteri tarafından haksız feshi halinde uygulanacak cezai şartın hesap yöntemini açıkça tanımlamıştır. Bu maddeye göre cezai şart, mevcut kullanım yerlerinde son bir yıl içinde gerçekleşen en yüksek aylık tüketimin, sözleşmede o an yürürlükte olan birim fiyatlar uygulanarak hesaplanan fatura tutarının iki katı olarak belirlenmiştir. Aktif enerji birim fiyatı sabitse bu değer kullanılır; eğer sözleşme birim fiyatı piyasa endeksli (PTF, YEKDEM vb. bağlı) ise ilgili unsurlar da hesaplamaya dahil edilir Ayrıca madde, ceza bedeli hesabına esas faturanın yalnızca enerji bedelini değil, dağıtım bedeli, vergi, fon gibi tüm fatura kalemlerini de içereceğini belirtmektedir. Davacının Ağustos 2023 itibariyle sözleşmeyi sonlandıran davalı müşteriye 23.10.2023 vadeli faturada bu yöntemi uyguladığı, davalının kullanım yerinde son 12 aylık dönem incelendiğinde 01.09.2022 – 30.09.2022 döneminde 284.764,380 kWh ile en yüksek tüketimin gerçekleştiği, belirlenen 284.764,380 kWh’lik tüketim, fesih anında yürürlükte olan sözleşme birim fiyatlarıyla fiyatlandırılmıştır. Fesih tarihi Ağustos 2023 sonu olduğundan, Ağustos 2023 dönemine ait tarife değerleri esas alınmıştır. Sabit enerji birim fiyatı sözleşmedeki 5,040 TL/kWh, YEKDEM birim fiyatı Ağustos 2023 için gerçekleşen 0,1158018 TL/kWh, dağıtım birim fiyatı ise Ticarethane abone için EPDK tarafından o dönemde belirlenmiş 0,7370990 TL/kWh olarak alınmıştır. Bu değerlerle 284.764,380 kWh’lik tüketimin fatura tutarı hesaplanmıştır. Hesaplanan enerji bedeli (sabit bileşen + YEKDEM) üzerinden %5 BTV eklenmiş, ayrıca bulunan dağıtım bedeline mevcut oranlarda Enerji Fonu (%0,7) ve -- payı (%0) gibi yasal kesintiler de dahil edilmiştir. İncelenen belgelerde BTV’nin 73.409,44 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Bu tutar, (5,040 TL * kWh + 0,11580 TL * kWh) toplamının %5’idir ve ilgili belediye vergisi mevzuatına uygundur. Dağıtım bedeli üzerinden ayrıca BTV hesaplanmadığı anlaşılmaktadır (BTV, belediyelere elektrik tüketimi üzerinden aktarılan bir vergi olup, dağıtım hizmeti için alınan bedelden muaf tutulmuştur). Bu kalemlerin toplamına yürürlükteki %20 Katma Değer Vergisi uygulanmıştır. Böylece tek bir fatura olarak düşünülmesi gereken tutar bulunmuştur. Sonuç olarak, taahhüt çıkış bedelinin hesaplanmasının teknik olarak tutarlı ve sözleşmeye uygun olduğu, davacının takip tarihi itibariyle 4.225.224,69 TL asıl alacağı, 353.654,48 TLY takip öncesi gecikme zammı, gecikme zammının % 20 KDV bedeli 70.730,90 TL olmak üzere toplam 4.649.610,07 TL davalının takibe itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu belirlenmekle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :1-DAVANIN KABULÜ ile ;Merkezi Takip Sisteminin ----- MTS sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin aynın devamına,Davacının alacağı likit olduğundan 4.594.049,33 TL'nin % 20'si inkar tazminatının davalıdan tahsiline,2-HARÇLARAlınması gerekli 313.819,50 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 313.391,90 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-VEKALET ÜCRETİAvukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 505.702,47 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİa-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 916,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 20.000 TL Bilirkişi ücreti ve 145,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 20.145,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.