Anahtar kelimeler: İhlali Beş Edenin Görüşü Ret Suçlar Dokunulmazlığının Neticesinde Edilebilir Hükmolunan
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI : █████████ E., ████████ K.
    SUÇLAR : Hırsızlık,konut dokunulmazlığının ihlâli
    HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, ret
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
    Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    I. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 20.03.2019 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
    II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
    İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, katılanın soyut isnadından başkaca bir delil olmadığına, katılanın evine kendi anahtarı ile girildiğini iddia etmesine rağmen kolluk kuvvetlerinin düzenlediği tutanakta kilit halkalarının sökülmüş ve kilitle oynandığının tespit edildiğine, evde yapılan aramada sanığa ait parmak izine ve kişisel başkaca hiçbir delile rastlanılmadığına, tanık ...'un beyanında evden çıkan kişinin sanık olup olmadığına dair her türlü şüpheden uzak bir kesinlik bulunmadığına, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair dava dosyasında elverişli ve somut, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığına, cezanın asgari hadden uzaklaşılarak tayin edilmesi, cezada kanuni ve takdiri indirimlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmış ise de müdafiinin hazır bulunmadığı oturumda sanığın savunması alınarak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(e) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere
    aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!