Anahtar kelimeler: Bam Örnek İlamsız Yazim Etkili İzmir Sonuca Haciz Özetle Hmknın

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO :████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2022
NUMARASI : ███████ Esas - ████████ Karar
BAM KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine İzmir 26. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyasından genel haciz yoluyla örnek 7 ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak belge olarak eklenen Beyoğlu 48. Noterliğinin 10.01.2020 tarih ve 04266 yevmiye numaralı ihtarnamesinde "Business Kart", "Diğer/Ticari Kredi", "Esnek Ticari Hesap" borçlarının ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, müvekkilinin, davalı banka ile dava dışı.... arasında akdedilen 150.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine kefil sıfatıyla imza attığını ancak davalı bankanın, GKS'nin asıl borçlusu olan dava dışı ....'a kullandırılan ve ihtarnamede de ifade edilen kredi kartı ve kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, müvekkilinin yalnızca GKS'ye kefil olduğunu, icra takibinin dayanağı olan diğer kredi sözleşmeleri ve kredi kartına ilişkin sözleşmelerde imzasının bulunmadığını ve müvekkilinin bu yönde bir kefalet iradesinin mevcut olmadığını, müvekkilinin kefil olarak imzalamadığı sözleşmelerden doğan borçtan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, takip talebinin düzenlendiği 17.06.2020 tarihinde Ticari Temerrüt Faizi oranı .... Bankası verilerine göre %15 iken takip talebindeki 31.350,09 TL'lik asıl alacağa %20,4 oranında temerrüt faizi, 2.807,48 TL'lik asıl alacağa ise %46,8 oranında fahiş bir faiz talep edilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle İzmir 26. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, takibin iptal edilmesine, icra dosyası kapsamında müvekkilinden tahsil edilen bedelin istirdatına, takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süre yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıya İzmir 26.İcra Müdürlüğünün █████████ takip sayılı dosyasından █████/2020 tarihinde tebligat yapıldığını, iş bu davanın █████/2022 tarihinde açıldığını ve süresinden sonra açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı ...'ün kredi borçlusu ...'ın müvekkili bankanın Manisa Spil şubesinden genel kredi ve teminat sözleşmesi ile aldığı kredinin müşterek ve müteselsil kefili olduğunu, İzmir 26.İcra Müdürlüğünün dosyasında borcun dayanağı olan 807 7x013380 sayılı diğer ticari krediye ilişkin ihtarname konusu 5.591,10 TL'sının borca ilişkin kredi, █████/2017 tarihinde kullandırıldığını, iş bu kredinin dayanağı █████/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğunu ve bu genel kredi sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefilin davacı ...olduğunu, kefil tarafından doldurulması gerekli alanların bizzat huzurda kefil tarafından doldurulduğunu, bu sözleşmenin altında kefil olarak ...'ün imzasının bulunduğunu, 84102156 sayılı Esnek Ticari Hesap, 09.08.2018 tarihinde kullandırıldığını, işbu kredinin dayanağının da 28.02.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi olduğunu ve bu Genel Kredi Sözleşmesinde kefilin ...olduğunu, ihtarname konusu 2.807,48-TL'sı borçtan davacının sorumlu olduğunu, ihtarname konusu 4553 5970 0501 0804 no.lu Busınesscard 31.03.2017 tarihinde kullandırıldığını, işbu kredinin dayanağının 28.02.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi olduğunu ve bu Genel Kredi Sözleşmesinde kefilin ...olduğunu, ihtarname konusu 15.488,58-TL.sından davacının sorumlu olduğunu, davayı sadece 4553 5970 0561 8549 no.lu business kart borcuna münhasır olmak üzere kabul ettiklerini, diğer alacak kalemlerine ilişkin olarak kefilin sorumluluğunun devam ettiğini, davacı tarafın faiz oranına ilişkin itirazını kabul etmediğini, davacı tarafın her ne kadar icra dosyasından müvekkilinden maaş haczi kapsamında tahsil edilen bedelin istirdatını talep etmişse de bu talebin haksız olduğunu, davacının sadece kredi kartlarına ilişkin itirazda bulunduğunu, Genel Kredi Sözleşmesine ilişkin bir itirazda bulunmadığını, taraflara kullandırılan 4553597005010804 no.lu Busınesscard, esnek ticari hesap ve ticari kredilerin dayanağı davacının kefil olarak imza ettiği Genel Kredi Sözleşmesi olduğunu, bu sebeple davacının 4553597005010804 no.lu Busınesscard, ticari hesap ve esnek kredi sözleşmesinden kaynaklı sorumluluğunun hala devam ettiğini, maaş hacizleri ile dosyada tahsil edilen tutarın davacının sorumlu olduğunu ikrar ettiği tutarı dahi karşılamadığını, davacının hem Genel Kredi Sözleşmesine kefil olduğunu kabul edip hem de istirdat talebinde bulunmuş olmasının kendi içinde çeliştiğini gösterdiğini, davacının istirdat talebinin haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle süresinde açılmadığından süre yönünden reddine, aksi kanaatte ise davacının müşterek ve müteselsil kefil olması sebebiyle menfi tespit ve istirdat talebine ilişkin davanın esastan reddine, davacının yasal dayanaktan yoksun kötüniyet tazminat talebinin reddine, davacı aleyhinde %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, sadece 4553 5970 0561 8549 no.lu busmess kart borcuna münhasır olmak üzere söz konusu davayı kabul ettiklerini, kabul beyanına ilişkin aleyhe masraf ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı aleyhine yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece;"...Taraflar arasında GK sözleşmesi dışındaki diğer Business Card, Esnek ticari hesaptaki kefaletinin devam edip etmediği, zaman aşımı defii, davalı tarafça Businees Cardlardan sonu 8549 olan karta ilişkin davanın kabul edildiği, diğer kalemlerin ise davalı tarafça kabul edilmediği, davalı tarafça kabul edilmeyen hususlarda alacağın varlığı miktarı menfi tespit şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında yapılan yargılama sonucunda dosyada ki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde alınan bilirkişi raporun göre takibe konu 4553 5970 0501 0804 nolu Business kredi kartı, 84102156 nolu esnek ticari hesap ve 8077X013380 nolu taksitli ticari kredi kredilerin davacının müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı █████/2017 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında kullandırıldığından iş bu krediden doğan banka alacağından tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatı ile sorumluluğunun devam ettiği, müteselsil kefil sıfatı ile imzasının bulunmadığı █████/2009 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden verilen 4553 5970 0651 8549 nolu Business kredi kartından doğan borçtan müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olmadığı, davalı bankada davayı 4553 5970 0561 8549 nolu kredi kartından dolayı kabul ettiği, █████/2020 takip tarihi itibariyle 48.483,82 TL kredi kart asıl alacak 4553 5970 0501 0804 nolu, 2.807,48 TL Kmh asıl alacak 84102156 nolu, 18.291,30 TL asıl alacak toplamı, 1.403,36 TL kredi kartı işlemiş faiz, 254,45 TL Kmh işlemiş faiz, 82,89 TL faizlerin %5 gider vergisi, 610,24 TL ihtar masrafı, 20.642,24 TL toplam banka alacağından davacı ...'ün tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, takip sonrası davacı tarafından icra dosyasına maaş haczinden dolayı █████/2021 dava tarihine kadar toplam 5.055,74 TL tahsilat sağlanmış kredilere mahsup edildiği, █████/2021 dava tarihi itibariyle 18.291,30 TL asıl alacak, 3.218,07 TL işlemiş faiz, 160,90 TL faizin %5 gider vergisi, 21.670,27 TL toplam banka alacağından davacının tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, davalı bankanın dava tarihinden itibaren 18.291,30 TL kredi kartı ve Kmh asıl alacağından davalı borçlununda sorumlu tutulacağı, davacının açmış olduğu davanın zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE İzmir 26 İcra Müdürlüğünün █████████ E. Sayılı dosyasında asıl alacak 18.391,30 TL, 3.218,07 TL işlemiş faiz, 160,90 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplamda 21.670,27 TL'nin dava tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %20,40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi bakımından borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının 16.527,07‬ TL 'lik kısmı davacı aleyhine kötüniyetli takip yaptığı hasıl olmakla bu miktarın %20 si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispatlanmasının gerektiğini, müvekkili banka borçlunun sorumlu olmadığı kısmı tespit ederek █████/2022 tarihinde ön inceleme duruşmasından önce mahkemeye kabul beyanını sunduğunu, müvekkili bankanın kötü niyetle hareket etmediğini ve borçlunun sorumlu olmadığı tutarı tespit eder etmez bu kısma ilişkin kabul beyanını sunması nedeni ile kötü niyetli olmadığının ortada olduğunu, kaldı ki borçlu tarafından müvekkili bankanın kötü niyetli olduğuna dair bir delil de dosyaya sunulmadığını, davacı borçlunun diğer Genel Kredi Sözleşmeleri ve BUSINESSCARD sözleşmelerinde imzasının olması sebebi ile kabul ettikleri kısım dışındaki diğer borçlardan kaynaklı sorumluluğunun devam etmekte olduğunu, müvekkili banka takibinde haklı olup sehven takibe konu edilen tutar için ön inceleme duruşmasından önce kabul beyanı sunmuş olup kötü niyetli olmadığını, iş bu sebeple kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin gerekeceğini, müvekkili bankanın kısmi kabul beyanı █████/2022 tarihinde ön inceleme duruşmasından önce sunulduğunu, iş bu sebeple harçlar kanunun yer alan maddesi uyarınca 3/1 oranında harç alınması gerekirken harcın tamamının davalı taraf olan müvekkili bankaya yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin 3 nolu kararı " HUAK 18/A maddesi gereğince zorunlu Arabuluculuk kapsamında 1.320,00 TL Arabuluculuk giderinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre davalı taraftan tahsiline " şeklinde olduğunu, bu kararında usul ve yasaya aykırı olduğunu, zorunlu arabuluculuk kapsamında anlaşamama halinde arabuluculuk ücreti tarafların haklılık durumuna göre taraflar arasında paylaştırılmasının gerektiğini, mahkemenin kısmi kabul verdiği kararında zorunlu arabuluculuk masrafının salt davalıdan tahsiline şeklinde karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece yargılama giderlerinin paylaştırılmasında da hatalı hüküm kurulduğunu, nitekim dava kabul red oranına göre hesaplama yapıldığında kabul edilen tutar 16.527,07 TL' ye düşen yargılama gideri 500,86 TL' ye tekabül etmekte olduğunu, iş bu hatanın düzeltilmesinin gerektiğini, davalı tarafça ön inceleme duruşmasından önce kabul beyanının sunulduğunu, aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, izah edilen nedenlerle öncelikle aleyhe hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden açılacak takibe ilişkin olarak tehiri icra kararı verilmesine, ilama karşı başvurularının kabulü ile mahkemenin aleyhlerine hükmetmiş olduğu kötü niyet tazminatı, harçlar, arabuluculuk ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesi ve business kredi kartı sözleşmesine kefaletten kaynaklanan alacağın tahsili için davacı kefil aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
1-Mahkemece; hüküm fıkrasında kısmen kabul kararı verildikten sonra davacının icra takip dosyasında borçlu olduğu miktarın tespitine hükmedilmiş, fazlaya ilişkin istek ise reddedilmiştir. Gerekçeli kararda da, bilirkişi raporundaki ifadeler aynen tekrar edilerek icra takibinde davacı kefilin sorumlu tutulacağı miktarın tespitine yer verildiği, kötüniyet tazminatı isteğinin kabul gerekçesinin ise bulunmadığı görülmektedir.
Dava, menfi tespit ve istirdat davasıdır. Bu durumda mahkemece menfi tespit yönünden kurulacak hükmün olumsuz, bir başka deyişle borçlu olunmayan kısmın tespiti şeklinde olması gerekirken olumlu tespit şeklinde hüküm oluşturulup, HMK'nun 297/2. fıkrasına aykırı şekilde infazda tereddüt yaratacak biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. (bknz Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin ██████████ esas - █████████ karar sayılı, █████████ esas- █████████ karar sayılı emsal kararları).
2-Anayasa'nın 141/III. maddesi hükmüne göre; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK'nın 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenmesi açısından önemli bir işlev görür. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece menfi tespit, istirdat ve kötüniyet tazminatı istekleri yönünden gerekçe gösterilmeksizin bilirkişi raporu tekrarlanarak kararın gerekçesiz olarak yazılması da usul ve yasaya aykırıdır.
3-Kabule göre de, dava kısmen ret kısmen kabul edilmesine rağmen, nispi karar ve ilam harcının kısmen kabul edilen tutar, bir başka deyişle borçlu olunmayan kısım üzerinden davalı bankanın cevap dilekçesindeki kısmi kabul beyanı da dikkate alınarak 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesindeki indirimler de gözetilerek hesaplanması gerekirken borçlu olunan tutar üzerinden hesaplanması doğru olmadığı gibi davalının yargılama giderlerinden, davalının talep sonucunun bir kısmını kabul beyanı gözetilerek HMK'nun 312. maddesi uyarınca yapılacak değerlendirme neticesinde bulunacak kabul/ret oranına göre sorumlu tutulması gerekirken, yargılama giderlerinden yanlış hesaplanan oranlama üzerinden sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
4-Yine dava tarihi itibariyle menfi tespit davası, dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı halde, arabuluculuk ücretinden davalının sorumlu tutulması da yerinde olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli, ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA, davalı tarafından yatırılan 370,07-TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!