Anahtar kelimeler: İhk Malul Tahkim Açıklayıp Kazada Heyeti Diş Sürücüsünün Kalmak Hakem

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : █████████ D.İş-1111 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-58444Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetince; meydana gelen kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZA. İtiraz Yoluna BaşvuranlarUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur durumunun hatalı belirlendiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.B. DeğerlendirmeUyuşmazlık, davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.Davacı vekili, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur.Dosyada bulunan tutanakta, davacının karşıdan karşıya geçerken davalıya sigortalı aracın çarpmasıyla kazanın gerçekleştiği belirtilmiş, tarafların kusur durumuna yönelik tespite yer verilmemiştir.Tarafların kusur durumunun tespitine yönelik olarak alınan raporda, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün beyanına göre davacının koşarak yolun karşısına geçmeye çalıştığı kabul edilmiş, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün beyanının aksine delil bulunmadığı, davacının da kurallara uygun şekilde karşıdan karşıya geçtiğini ispatlayan delil bulunmadığından meydana gelen kazada davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, hakem heyetince de anılan rapor karara esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Trafik kazalarında araç işletenin sorumluluğu, 2918 sayılı Kanununun 85 inci maddesinde düzenlenmiştir. 2918 sayılı Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” denilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 inci maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” düzenlemesi yapılmıştır.Bir kimsenin (araç işletenin), bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarar nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için 2918 sayılı Kanun uyarınca, araç motorlu olması, araç işletilme halinde olması, ortada bir zarar olması, zarar ile fiil arasında uygun bir illiyet bağı bulunması ve işletenin kurtuluş beyyinesi getirememiş ve kanıtlayamamış olması gerekmektedir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesinde yapılan düzenleme uyarınca, motorlu araç işletenin sorumluluğu, tehlike sorumluluğu olarak kabul edilmiştir. Motorlu bir aracın işletilmesi, niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, tehlike sorumluluğudur. Tehlike sorumluluğunda, tehlikeli nesne veya işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının ispat edilmesi sorumluluk için yeterlidir. Motorlu araç işletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için KTK'nin 86 ncı maddesinde sayılan kurtuluş beyyinelerinden birini ispat etmesi gerekir. 2918 sayılı KTK' nun 86 ıncı maddesinde " İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde düzenleme yer almaktadır. İşletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için öncelikle kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmadığını ve araçtaki bir bozukluğun zarara neden olmadığını ispatlamalıdır. Ancak sadece bu durumun ispatı işletenin sorumluluktan kurtulması için yeterli değildir. İşleten bu durumu bir ön şart olarak ispatlayacak ve bununla birlikte zararın bir mücbir sebepten veya zarar görenin yahut bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat edecektir.Eldeki davada davalıya sigortalı aracın davacıya çarpması ile davacının yaralandığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığına göre davacı üzerine düşen; zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunduğuna yönelik ispat yükünü yerine getirmiş olup, Hakem Heyetince meydana gelen kazada davacının kusursuz olduğunun ispat yükünün davacıya yüklenmiş olması doğru olmamıştır. Sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, KTK'nin 86 ıncı maddesindeki koşulların davaya konu olayda gerçekleştiğini davalı ispatlamakla yükümlüdür. Tarafların kusur durumuna yönelik alınan rapor, sadece davalıya sigortalı araç sürücüsünün beyanları dikkate alınarak düzenlenmiş olup, sürücü beyanı tek başına KTK'nin 86 ncı maddesindeki koşulların ispatı için yeterli değildir. Buna göre tarafların kusur durumlarının ve sorumluluğun belirlenmesine ilişkin değerlendirmelerin dosya kapsamı itibarıyla kesin delillere dayanmadığı, olayın oluş şeklinin ve kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsünün kusur durumunun ancak geniş ve kapsamlı bir araştırma sonucu belirlenebileceği, bu hali ile genel mahkemelerce gerekli araştırmanın yapılması gerektiğinden tahkim yargılamasının dosyadan el çekme ile sonlandırılmasına karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARARYukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,30.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.