Anahtar kelimeler: Ordu Yoksulluk Erkek Samsun Kişisel İlişki Nafakası Tedbir Kesinlik Şartı
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    DAVA TÜRÜ : Boşanma
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. Aile Mahkemesi
    SAYISI : ███████ E., ███████ K.
    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası ile kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2.İlk Derece Mahkemesince kaldırma gönderme kararı sonrası, kadının zina özel sebebine dayalı boşanma davasının reddine, erkeğin daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek kadının evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verilmiştir. Verilen bu karar karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası ile kişisel ilişki yönünden istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince davalı erkeğin tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, sair istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Verilen karar yukarıda belirtilen sebeplere davalı erkek vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; her ne kadar erkeğe "evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, çocuklarla ilgilenmediği, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, kadına harçlık vermediği ve kadının kıyafetlerini komşulardan aldığı" kusurları yüklenmiş ise de; davacı kadının tanığı Makbule'nin beyanların sebep ve saiki açıklanamayan inandırıcılıktan uzak, yer ve zamanı belli olmayan, genel, soyut nitelikte ve davacı kadını davada haklı çıkarmaya matuf beyanlardan ibaret olduğu, davalı kadının tanığı ...'in ve tarafların ortak çocuğu olmayan kadının öz oğlu ...'in beyanları dikkate alındığında ise erkeğin kadının ve evin ihtiyaçlarını karşıladığı, çocuklarla ilgilendiğinin anlaşıldığı, bu nedenle "evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, çocuklarla ilgilenmediği, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, kadına harçlık vermediği ve kadının kıyafetlerini komşulardan aldığı" vakıalarının davalı erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği; davacı kadına yüklenilen kusurlar yönünden ise Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma gönderme kararı öncesinde İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu 08.12.2021 tarihli ilk kararında davacı kadına "çocuklarına karşı ilgisiz davranma" kusurunun yüklendiği, verilen bu kararın davacı kadın tarafından istinaf edilmediği ve bu kusurun kadın yönünden kesinleştiği anlaşılmakla, "çocuklarına karşı ilgisiz davranma" eyleminin kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle taraf tanıkları ... ve ...'in beyanları ile kadına ve annesine hakaret ettiği sabit olan erkeğin hafif kusurlu; telefonla oynayan, güven sarsıcı davranışta bulunan, erkeğe hakaret eden ve çocuklarına karşı ilgisiz davranan kadının ise ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken hatalı değerlendirme sonucu erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    3.Boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat isteyen eşin az kusurlu yada kusursuz olması; tazminat yükümlüsünün ise daha ağır kusurlu olması gerekmektedir. Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere davacı kadın boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda ağır kusurlu olup kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilme koşulları oluşmamıştır. Bu hale göre ağır kusurlu olan davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesi sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
    4.4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere davacı kadın boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda ağır kusurlu olup kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilme koşulları gerçekleşmemiştir. Bu hale göre davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur değerlendirmesi sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
    KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı paragraflarda belirtildiği üzere kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar ile yoksulluk nafakası yönlerinden BOZULMASINA,
    2.Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
    Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!