Anahtar kelimeler: Felçli Yatalak Yaralı Özür Aracıyla Bakıma Motorsiklete Cismani Muhtaç Hayati

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2017KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Davalı ----- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı aracıyla davacının kullanmış olduğu----- plakalı sayılı motorsiklete çarpması sonucu davacının ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını, hayati tehlikesini atlaşmış olmasına rağmen kaza sebebiyle %97 özür oranında özür oranının belirlendiğini, şu an yatalak, iş göremez ve felçli durumda olup sürekli bakıma muhtaç olduğunu, davalının olay nedeniyle -----Asliye Ceza mahkemesinden 7 Ay 15 Gün Hapis cezası aldığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalının tam kusurlu olduğunu, davalı ---- kullanmış olduğu ---- plaka sayılı aracın ruhsat sahibinin davalı ----olduğunu, aracın davalı ---- şirketi tarafından sigortalı bulunduğunu, davalı ------- şirketinin ise davalıya aracı kiralayan şirket olduğunu, davacının evli ve 3 çocuk babası olduğunu, kazadan önce güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, aylık 2.942,28 TL maaş aldığını. Ancak meydana gelen davaya konu müteessif kaza neticesinde çalışamaz durumda olduğunu beyan ederek; Davanın kabulü ile davacının trafik kazası ve haksız fiil sebebiyle uğradığı zararların tazmini için fazla dair hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik Tedavi, Sağlık, Bakım masrafları için 500,00 TL, iş görmezlik sebebiyle 500,00 TL, toplam 1.000, TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. ISLAH/BEDEL ARTIRIM : Davacı vekili █████/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi özetle ; 12.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda "% 55 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının kazanın oluşumunda % 25 kusurunun bulunduğunun kabulü ile 2.820.477,08 TL olduğu, █████/2018 tarihinde yapılan ödeme ile feragat edilen poliçe limiti 290.000,00 TL ‘nin tenzili ile bakiye talep edebileceği sürekli maluliyet zararının 2.530.477,08 TL olabileceği," tespitinde bulunulduğunu, bu nedenlerle sürekli maluliyet zararı alacağını 2.530.477,08 TL olarak ıslah ederek bu miktarın alacağa kaza gününden itibaren itibaren uygulanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkilimize ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP : Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının haksız ve mesnetsiz beyan ve iddialarının hiçbir surette kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacı, kazaya karışan aracın davalı şirkete ait olduğundan bahisle davalı şirketin işleten sıfatına haiz olduğu iddiasıyla davacı şirkete de husumet yöneltmiş ise de kazaya karıştığı iddia edilen araç uzun süreli kira sözleşmesi ile 6 ay ve kira uzatımı süresince ------kiralandığını. Sayın Mahkeme'ce de malum olduğu üzere, Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesi ile işleten kavramını şu şekilde tanımlandığını. “İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır”. Aynı tanım Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde de tekrarlanmıştır. Bunlara ek olarak yine aynı kanunun 85. Maddesine göre de bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zararlardan o aracın işleteni sorumlu olur. Dava konusu kazaya karışan araç dava dışı ------ uzun süreli kira sözleşmesiyle kiralandığını. Bu muvacehede davacının ruhsat sahibi davalı işleten sıfatı nedeniyle sorumluluğu bulunduğu yönündeki iddialarının külliyen reddi ile pasif ehliyet noksanlığı nedeniyle huzurda aleyhe ikame edilen dava tahtında davalı husumet yöneltilemeyeceği izahtan vareste olduğundan davalı şirket adına kayıtlı ------ plakalı araç üzerine konulmasına karar verilen İhtiyati Tedbir Kararı'nın ivedilikle kaldırılması gerektiğini beyan ederek; Davalı şirkete ait------ plakalı araç, dava dışı bir başka şirket tarafından işletildiğinden, Karayolları Trafik Kanunu’nun emredici hükümleri mucibince ve Yargıtay’ın müstekar içtihatları ile de sabit oluğu üzere, müvekkil şirketin işbu dava bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmadığından, öncelikle davanın -----. açısından pasif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle reddine, Davalı şirkete yanlış husumet tevcih edilmiş olmakla, davacının İhtiyati Tedbir taleplerinin külliyen reddine, Kanuna aykırı olarak verilen 01.03.2017 tarihli ihtiyati tedbir konulması kararının ivedilikle iptaline, Usul ve yasaya aykırı 01.03.2017 tarihli İhtiyati Tedbir Konulması Kararına itirazlarımızın kabulü ile ivedilikle gereğinin ifasına, 01.03.217 tarihli ihtiyati tedbir kararı'nın kaldırılarak davalı şirkete ait ------ plakalı araç üzerindeki tüm marhumiyet şerhlerinin kaldırılmasına, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini savunmuştur. Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ----- plakalı araç davalı şirket ------- tarafından 30.03.2015 - 2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ------ numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını. Sözü geçen Sigorta Poliçesi ekte olduğunu. Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin Sorumluluğu Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu. Yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından, poliçede üst limit olarak belirlenen tutarın her olayda otomatik olarak ödenmesi mümkün olmadığını. Davall şirket, ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabileceğini. Bunun için öncelikle kazada araçların kusur durumunun tespiti gerekmektedir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 27.11.2012 tarih -----. Sayılı ilamı bu yönde olduğunu ancak her halükarda davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını talep ettiklerini. Sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmemekle beraber, bir an için iddia edildiği üzere sigortalı aracın kusurlu olduğu kabul edilse dahi, davacının iddia olunan zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun dikkate alınmasını, hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılmasını talep ettiklerini. Nitekim Yargıtay'ın birçok kararında, motorsiklette yolculuk yapan kişinin kask ve diğer koruyucu ekipmanları kullanmamış olması karşısında müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiği hükme bağlandığını. Diğer yandan kusur durumu ve maluliyet belirlendiğinde dosyanın hesaplama amacıyla, aktüeryal rapor hazırlanabilmesi için aktüer siciline kayıtlı uzman bilirkişiye verilmesini talep ettiklerini, ancak önemle belirtelim ki aktüer hesabı yapılırken kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğini, ayrıca yıllık arttırımsız net gelir, yüzde on artış yapılmış tutar ve yüzde on ıskontolu gelirin üç ayrı sütun halinde açık şekilde dökümün yapılması gerektiğini, KTK ilgili hükümleri ve poliçe ilgili genel şartları gereği davacının müvekkil şirkete herhangi bir başvurusu olmadığından; davalı şirketin temerrüde düşürülmediğini, davacı tarafımıza tebliği gereken delilleri tebliğ etmediğinden, temerrüt tarihi olarak tüm delillerin tebliğinin dikkate alınmasını talep ettiklerini, nitekim Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları gereği, tazminat talebi ve hesaba esas tüm belgelerle birlikte şirkete başvurulmasından itibaren 8 iş günü içerisinde temerrüt gerçekleştiğini ancak henüz gerekli belgeler tarafına tebliğ edilmediğinden, ZMM Genel Şartları B.2. Maddesi karşısında müvekkilin temerrüde düşmesi mümkün olmadığını, davalı şirket ile davacı yan arasında ticari bir iş yahut ilişki söz konusu olmadığını, dava konusu, haksız fiil iddiasına dayalı bedensel zararın tazminine ilişkin olduğunu, davalı şirket sigortalının haklarına halef olup, araç ticari olmadığından ticari faiz taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek; öncelikle dosyaya sunulan tüm delillerin tarafımıza tebliğine, Celp edilmesi gereken delillerimizin toplanmasına, Tarafların kusur oranı ile davacının müterafik kusurunun tespitine, Yalnız kaza ile illiyeti bulunan fiziki ve sürekli maluliyet oranının tespiti için kazazede Adli Tıp'a sevkedilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi nezdinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, dava tarihinden faiz yürütülmesi talebinin reddine, Aktüerya hesabı yapılırken belirtilen hususların dikkate alınarak hesap yapılmak üzere Aktüer Siciline kayıtlı aktüerya uzmanına hesap yaptırılmasına, KTK md.97 gereği; dava öncesi başvuru yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle esasa girilmeksizin davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; ------davalı olarak belirtilen ----- firmasının Türkiye'deki yetkilisi olduğunu. Davalı şirket tarafından diğer davalılardan ---- adına kiralanmış ----- plakalı aracın, aracı davalı şirketten kiralayan davalı ----- sevk ve idaresinde iken davacı-----yönetim ve idaresindeki ------ plaka sayılı motosiklete çarpmış olduğu iddiası ile davacı tarafından davalı şirket aleyhine sayın Mahkemenizin yukarıda numarası anılan dosyası tahtında ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun dava ile; aracın işleteninin davalı şirket olduğu iddiasıyla, diğer davalılarla beraber davalı şirket bakımından davacının uğradığı maddi zararının, tedavi, bakım ve sağlık giderleri ile birlikte tazmin edilmesi, olayın gerçekleşme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsili talep ve dava edildiğini, öncelikle kazanın nasıl meydana geldiğinin tam olarak belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmalı, buna ek olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden de rapor alınması gerektiğini, davacının tek taraflı haksız ve mesnetsiz iddialarının kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, kazanın oluşumu ve tarafların kusur oranları bilirkişilerce yapılacak olan incelemeler sonucunda ortaya çıkarılabileceğini, davacılar tarafından olayın gelişimiyle ilgili yapılan açıklamaların kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davalı şirketin ileten olarak kusursuz sorumlu olduğu varsayımında dahi kazaya ilişkin bir tazminata hükmedilebilmesi için öncelikle kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, nitekim bu hususa ilişkin doktrinde fikir birliği bulunduğunu, ayrıca Karayolları Trafik Kanunu’nun 86.maddesi; “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir.” Karayolları Trafik Kanunu’nun anılan hükmü, TBK’nın zararın ve kusurun ispatı ve tazminatın belirlenmesi başlıklı 50. Ve 51. Maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde, zarar görenin müterafik kusurunun da göz önüne alınmasının gerektiği izahtan varestedir. Nitekim Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu yönde olduğunu, Yargıtay -----.Hukuk Dairesi ------ Sayılı dosyasında bu durumu ifade ettiğini, davacı hem zararını hem de zarar ile meydana gelen olay arasındaki illiyet bağını ispat edemediğini, bu sebeple davacının tazminat istemleri külliyen reddedilmesini, ayrıca bunlara ek olarak kaza tarihinin 13.06.2015 tarihi olduğu düşünüldüğünde, olayın üzerinden iki yıla yakın zaman geçmiş ve ancak bu dava ikame edildiğini, bu süre zarfında davacı taraf hiçbir şekilde davalı şirketten herhangi bir talepte bulunmadığını, bu sebeple davalı şirket hiçbir şekilde söz konusu uyuşmazlıkla ilgili temerrüde düşmediğini beyan ederek; Davalı şirketin işbu dava bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmadığından, öncelikle davanın müvekkil------ bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davalı şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunduğunun ve davalı şirkete herhangi bir sorumluluk tevcih edilebileceğinin hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu haksı ve hukuki mesnetten yoksun davanın her halükarda külliyen esastan reddine, Yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini savunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE :Dava ; Trafik kazasından kaynaklı maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.Davalı -------. ile diğer davalı ---- yetkilisi------ arasında Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesinin imzalandığı, davalı sürücü ----- düzenlenen faturanında -------tarafından düzenlendiği, bu durumun davacı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, dava dilekçseinde davalı olarak ------- gösterildiği, bunun HMK 124/4 maddesi kapsamında kabul edilebilir bir yanılgı olduğu mahkememizce belirlenmekle davalı olarak------kabul edilmiş ve ------ davalı olmaktan çıkarılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporları, bilirkişi ek raporları, gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporları ve ek raporları, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;█████/2015tarihinde,saat 19:40sıralarındadavalı sürücü ----- yönetimindeki ------ plaka sayılı ----- marka otomobil ile yerleşim yerinde gündüz vakti orta ayırıcı refüj ile bölünmüş ----- Caddesini takiben ----- istikametinden -------- AVM istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde istikametine göre sol taraftaki orta ayırıcı arasındaki boşluğu kullanarak dönüş yapıp ----- istikameti yol bölümüne girdiği sırada aracının sağ yan----- istikametine düz seyir halinde olan davacı sürücü ---- yönetimindeki ------- plaka sayılı motosiklet ile çarpışması sonucu, davacı motosiklet sürücüsü yaralanmış ve dava konusu olay meydana gelmiştir. Davalı sürücü ---- yönetimindeki----- plaka sayılı ------ marka otomobil ile yerleşim yerinde gündüz vakti orta ayırıcı refüj ile bölünmüş ----- Caddesini takiben ---- istikametinden ------- AVM istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde istikametine göre sol taraftaki orta ayırıcı arasındaki boşluğu kullanarakdüz seyir halinde olan motosikleti dikkate almadan, motosikletin uzaklık ve hızını yeterince dikkate almadan kontrolsüz şekilde dönüşe geçtiği, bölünmüş yolda düz seyir halinde olan motosiklet sürücüsüne geçiş hakkını vermeyerek olayın meydana gelmesine ağırlıklı katkı sağladığı ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/d (Karayolundan faydalananlar, trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar.) 84/j(Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama) ve Karayolları Trafik yönetmeliğinin 109/b-8 (Dönüş yapan sürücüler, doğru geçmekte olan araçlarageçiş hakkını vermek), maddelerini ihlal ettiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı %75 oranında kusurludur. Davacı sürücü ---- yönetimindeki ----- plaka sayılı motosiklet ilegündüz vakti, görüşün açık olduğu yerleşim yerinde ------- Caddesini takibe----- istikametine düz seyir halinde iken mahal şartlarını da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b(Sürücüler araçların hızlarını aracın yük, teknik özelliğine, görüş, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) maddesini ihlal ettiği anlaşılmış olup, olay mahallinin yerleşim yeri olduğu hususu da dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz daranışlarından dolayı olayda %25 oranında kusurlu olduğu ve davacının olay sırasında kaskının olmadığı belirlenmiştir.Davacının Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 05.03.2020 tarihli raporuna göre kaza tarihi gözetilerek 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı ------ Gazete de yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkandaki yönetmeliğe göre ; iş göremezlik oranının % 55 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği görülmekle ; Kaza tarihide gözetilerek iş bu rapor mahkememizce benimsenmiştir.Sigorta Poliçesi; █████/2015 kaza tarihini kapsar, ----- plakalı – davalı------adına kayıtlı (----- model ------ marka------tipi -hususi) aracın █████/2015-2016 vadeli, davalı ---- Sigorta Şirketi tarafından ----- numaralı poliçe ile sigortalandığı ve söz konusu poliçe kapsamında vefat/maluliyet tazminatı için teminat limitinin – kişi başı 290.000,00 TL tedavi giderleri teminatının 290.000,00 TL olduğu, poliçenin 01.06.2015 tarihinden önce geçerli olan genel şartlar dahilinde tanzim edildiği, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı ----- Şirketinin davacıya sigorta genel ve özel şartları gereği 709.650,00 TL davadan sonra ödeme yaptığı, davacının davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiği görülmüştür.Davacının tedavi giderine ilişkin talebinin 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi ve 6111 sayılı Yasa gereği yerinde olmadığı, tedavi giderleri yönünden sorumluluğunun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğu,Bakıcı giderleri zararının sigorta şirketlerinin sorumluluğunda olduğu ve sağlık giderleri teminatından karşılanabileceği, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi itibariyle talep edebileceği 10.198,52 TL geçici iş göremezlik zararının oluştuğu, 12.941,78 TL bakıcı gideri, davalı sigorta şirketi tarafından tedavi giderleri teminatı kapsamında ( Poliçe limiti 290.000 TL ) geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin karşılandığı belirlenmiştir.Davacının yaşı, gelir durum, kusur oranı, maluliyet oranı vs. hep birlikte değerlendirildiğinde ; talep edebileceği sürekli maluliyet zararının 2.530.477,08 TL olduğu, davacının baş bölgesinden yaralandığı ve malül olduğu, kazada motosiklet kullanırken kast kullanmadığı, müterafik kusurunun bulunduğu, % 20 müterafik kusur indiriminin hakkaniylete uygun olduğu, davacının % 20 müterafik kusur indirimi ile 2.024.381,66 TL maluliyet tazminatı talep edebileceği mahkememizce belirlenmiştir. Davalı------ile davalı------. arasında 10.04.2015 tarihinde Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar arasında düzenlenen teslim tutanağına göre dava konusu kazaya karışan ------- plaka sayılı araç ile dava konusu olmayan toplam 50 adet aracın 04.04.2015 tarihinde diğer davalı ----- teslim edilmiştir. Ancak dosya kapsamında, davalı ----- tarafından dava konusu ------ plaka sayılı araç için davalı ------düzenlenmiş olduğu kiralama faturaları bulunmadığı, davalı -------defterlerinde 04.04.2015 tarihinden itibaren kayıtlı olan satış faturaların, davaya konusu aracın kiralaması ile ilgili düzenlenmiş olan faturalar olup, olmadığı tespit edilemediği, davalı ---- tarafından davaya cevap dilekçesine ekinde sunulan 19.06.2015 tarihli ----- seri no.lu 5.956,07 TL tutarlı faturaya göre davaya konusu ----- plakalı aracın 12.06.2015 – 16.06.2015 tarihleri arasında davalı ---- tarafından diğer davalı ------ kiralanmış olduğu ancak davalı ------ ticari defterleri incelemediğinden, söz konusu faturanın defterlerinde kayıtlı olup, olmadığı tespit edilemediği, Mahkememizin 09.02.2023 tarihli celsesinde; İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak ------ arasında imzalanan kira sözleşmesine ilişkin beyannamelerin, yapılan ödemelerin ve buna dair tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi, yönünde karar verildiği, gelen yazı cevabına göre davalılar -----. ile------ arasında imzalanan 10.04.2015 tarihli Uzun Süreli Kiralama Sözleşmesinin vergi dairesine bildirilmemiş olduğu, davalı ------vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu Uzun Süreli Kiralama Sözleşmesinin tarihsiz olduğu, 6 ay süre ile geçerli olduğu ve imzalanması sonrası araçların teslimi ile başlayacağı belirtilmiş olsa da, araç teslim listesinin de yine tarihsiz olarak hazırlanmış olduğu, bir başka değişle araçların ----- ne zaman teslim edildiğinin beyanlar dışında belge üzerinden anlaşılamadığı, sözleşmenin 6 aylık olmasının, Maliyeye Damga Vergisinin beyannamesi ve ödeme belgesinin bulunmaması, Gelirler Vergi Dairesine sözleşmeye ait damga vergisinin ödendiğine dair herhangi bir tahakkukun dosya kapsamında bulunmadığı, faturaların defter kayıtlarında bulunup bulunmadığının ispata muhtaç olduğu, vb. tüm hususlar ile davalı ------ aracın sadece 3 gün için kiralandığına dair █████/2015 kaza tarihinden sonra █████/2015 tarihinde düzenlenen faturanın da ----- kayıtlarında bulunup bulunmadığının, davalı------ yerinde inceleme talebinin bulunmaması ve kayıtlarının sunulmadığı görülmekle; İşleten sıfatının yer değiştirmediği belirlenmiştir.Davacı vekilinin 18.06.2025 tarihli celsedeki beyanıyla da açıkladığı gibi davanın HMK 107. maddesi kapsamında açılmış belirsiz alacak davası olduğu, davacının 21.01.2025 tarihli dilekçesinde bu yönde talebini artırdığı, bu nedenle iş bu dava da zamanaşımı süresinin dava açılmakla kesildiği görülmekle davalılar tarafından bedel artırım dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı itirazı yerinde bulunmamıştır.Hüküm altına alınan maddi tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, yapılan bu indirim taktiri indirimin olması nedeniyle reddedilen kısım bakımından davalı taraf yararına vekalet ücreti taktiri gerekmediği ve yargılama giderlerinin de paylaştırılamayacağı hususu gözetilerek davalılar vekilleri yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ----- Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin ise üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :1-Davalı ------- Şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Diğer davalılar aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, 2.024.381,66 TL tazminatın 13.06.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Aşan istemin reddine, 2-HARÇLARAlınması gerekli 138.285,51 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 31,40 TL peşin harç ile █████/2022 tarihinde yatırılan 5.896,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.927,40 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 132.358,11 TL'nin davalılar ------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,3-VEKALET ÜCRETİa-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 282.681,98 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ------alınarak davacıya verilmesine, b-Hüküm altına alınan maddi tazminatlardan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak ve yapılan bu indirim taktiri indirim olması nedeniyle reddedilen kısım bakımından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, c-Davalı ----- Şirketi tarafından sulh nedeniyle vekalet ücreti talebi olmadığından davalı ------- Şirketi lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-YARGILAMA GİDERLERİa-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 5.963,40 TL'nin davalılar ------- alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 8.000 TL Bilirkişi ücreti, ve 1.505,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 9.505,00 TL'nin Hüküm altına alınan maddi tazminatlardan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak ve yapılan bu indirim taktiri indirim olması nedeniyle reddeliecek kısım bakımından yargılama giderlerinin de paylaştırılamayacağı hususu gözetilerek davalılar ------ alınarak davacıya verilmesine,c-Adli Yardım Kabul nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan 879,55 TL'nin davalılar------alınarak hazineye irad kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, d-Davalı------- tarafından sarf edilen 2.000 TL bilirkişi ücretinin üzerinde bırakılmasına, e-Davalılar ------ tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,f-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.