Anahtar kelimeler: Atanmadığı Cebri Aşden Memurluğunca Memuru Yazışmalar Emlak Atanmasına Ödemediğinden Başlandığını

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tasfiyeye Memuru Atanmasına İlişkin
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tasfiye Memuru Atanmasına İlişkin davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
G E R E K Ç E :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili belediyenin tasfiye halinde ... Sanayi Türk A.Ş.'den emlak vergisi alacağının bulunduğunu, söz konusu şirketin tapuda kayıtlı taşınmazların tahakkuk eden emlak vergisi borçlarını ödemediğinden, 6183 sayılı yasa uyarınca cebri tahsil işlemlerine başlandığını, İzmir Ticaret Sicil Memurluğunca yapılan yazışmalar sonucunda, şirketin tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere görevlendirilen tasfiye memurlarının görev süresinin 27.03.2006 tarihinde sona verdiğini yeni tasfiye memuru atanmadığı ve tasfiyenin tamamlanmadığını ileri sürerek, davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabı yazısında; merkez ... sicilinde kayıtlı ...nin faaliyet durumu itibarı ile 29.04.1993 tarihinden beri tasfiye halinde olduğu, 27.03.2003 tarihli genel kurul kararı gereğince ..., ..., ...nin 3 yıl süre ile tasfiye memuru olarak seçildiği, görev sürelerinin 27.03.2006 tarihinde dolduğu ve yeni atama yapılmadığı bildirilmiştir.
Davamız; tasfiye halinde olan yönetim kurulu ve tasfiye kurulu olarak seçilen kişilerin görev süresinin dolduğundan bahisle yerine yenilerinin atanması talebine ilişkindir.
Davalı şirketin tasfiyesine genel kurul tarafından karar verildiği, 27.03.2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeleri ve tasfiye kurulu olarak ..., ..., ...'nin 3 yıl süre ile seçilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Bunlardan ...'in Bakırköy .... Noterliği aracılığı ile davalı şirkete ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne 26.09.2011 tarihinde gönderdiği ihtarname ile tasfiye memurluğundan istifa ettiği, istifanın 08.09.2014 tarihinde sicile tescil ve ilan edildiği belirlenmiştir.
Davalı şirketin yönetim ve tasfiye kurulunun 3 yıl süre ile seçildiği 27.03.2003 tarihinden itibaren 3 yıllık görev süresinin 27.03.2006 tarihinde dolduğu saptanmıştır.
Anonim ortaklığı tasfiyesi organ niteliğine haiz tasfiye memurlarınca gerçekleştirilir. Tasfiye memurları tasfiye aşamasında TTK 539. Maddesi gereğince ortaklığı idare ve temsil etmekte bu konuda tüm işlemleri yapmaya yetkili konumdadır.
Tasfiye memurları TTK 536/1 maddesi gereğince ortaklık sözleşmesi ile seçilebileceği gibi, genel kurul tarafından da atanabilir. Genel kurul, ortaklık sözleşmesi ile belirlenen tasfiye memurlarının yanında yenilerini atayabileceği gibi, onların yerine yeni tasfiye memurları da seçebilir. Ortaklık sözleşmesi veya genel kurul kararı ile tasfiye memuru seçilmemiş ise tasfiye yönetim kurulu tarafından yapılır. Bu durumda yönetim kurulu hem ortaklığı idare, hem de tasfiye organı olarak çifte fonksiyon idare eder.
Tasfiye memurunun ortaklık sözleşmesi ile seçilmesi veya genel kurul tarafından atanması durumunda bunların yerine yenilerinin atanması, genel kurulun yetkisindedir.
Mahkemece tasfiye memurunun atanması bakımından üçlü bir düzenleme söz konusudur. Ortaklığın mahkeme kararı ile sona erdirilmesi halinde TTK 536/3 maddesi uyarınca tasfiye memuru mahkemece atanır. (TTK 536/3) bu durumda haklı sebeplerin varlığı halinde tasfiye memurunun değiştirilmesi mahkemenin yetkisindedir. TTK 536/4 maddesine göre temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birisinin Türk Vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de olması şarttır. Şayet bu yerine getirilmez ise TTK 537/3 maddesi gereğince mahkeme pay sahiplerinden veya alacaklılardan birinin veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi ile söz konusu şarta uygun birini tasfiye memuru olarak atar. Bunların yanı sıra TTK 537/2 maddesi gereğince esas sözleşme veya genel kurul kararı ile atanmış tasfiye memurunun değiştirilmesi konusunda haklı bir sebep bulması halinde pay sahiplerinin birinin istemi ile mahkemede tasfiye memuru kişileri görevden alabilir ve yerlerine yenilerini atayabilir. Bu yolla atanan tasfiye memurları mahkeme kararına dayanılarak tescil ve ilan olunur. Bu durumda mahkemenin yeni bir tasfiye memuru seçebilmesi için temel şart eskisinin azledilmesidir.
Yukarıda belirtildiği üzere mahkemenin tasfiye memurunu ataması veya görevden alması sınırlı haller ve sebeplere dayalı olup, ancak yasal düzenlemede belirtilen kişilerin başvurusuna bağlıdır. Davamızda tasfiye memuru genel kurul tarafından atandığından, görev süresinin dolması halinde veya dolmasa bile değiştirilmesi yetkisi genel kurula ait olup, mahkememizin bu durumda tasfiye memurunun atanması görevi bulunmadığından ve yasada sınırlı olarak sayılan tasfiye memurunun mahkememizce atanmasına ilişkin hallerden birinin gerçekleşmediğinden, davacının bu başvuruda hukuki yararı bulunmadığı kanaatine varılmakla, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114/1 h ve 115/2 Maddesi gereğince usulden reddine,
2-Alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile eksik 10,00-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayıp artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, oybirliği ile verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2020
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!