Anahtar kelimeler: Attırılmak İnde İntihar Vefatından Vefatına Düzenli Öğrenmek Kredilerin Akdedildiğini Kefalet

T.C.
İZMİR3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kefalet sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2018KARAR TARİHİ : █████████Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ile davalı banka arasında 22.01.2015 tarihinde kredi sözleşmesi akdedildiğini, davacı hastanede olduğu esanada kendisine ... tarafından getirilen sözleşmeye imza attırılmak suretiyle kefil olduğunu, davacının eşi olan ...in'de benzer açıklamalarla 22.01.2015 tarihinde muvafakati alındığını, asıl borçlu ... intihar etmek suretiyle 31.07.2018 tarihinde hayatına son verdiğini, davacı ...'ın vefatından sonra asıl borçlunun ne kadar borcu kaldığını öğrenmek adına araştırma içerisine girdiğini, davalı banka şubesinden alınan bilgiler ile vefatına kadar ödemelerin düzenli yapıldığını, vefatından sonra kredilerin doğal olarak ödenmediği bilgisini aldığını, yapılan araştırmalar neticesinde ...'a taşınır rehni ile teminatlandırılmış kredi dışında iki ayrı kredi kullandırıldığını ve kefalet sözleşmesinde doldurulması gereken azami kefalet tutarının 150.000-TL yerine 300.000-TL yazıldığını, müvekkilinin eşi ...'in de imzalamış olduğu muvafakatnamede belirtilen 300.000-TL'nin aynı el ürünü olduğunun çok açık bir şekilde anlaşıldığını, kefalet limitine ilişkin tutarın müvekkil ve eşinin el ürünü olmadığı ve davacı müvekkilin böyle bir miktar uyarınca kefalet vermediği gerçeği karşısında davalı bankanın alacağı için takibe geçeceği konusundaki bilgilendirmeleri üzerine sayın mahkemeye başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, müteselsil kefil sıfatıyla kefalet sözleşmesini imzalayan davacı müvekkilin sorumlu olduğu azami miktar kısmı davacı müvekkilin el ürünü olmadığını, yasanın ön gördüğü şekil şartına aykırı surette imza altına alınan kefalet sözleşmesinin hukuken geçersiz olduğu tartışmasız olduğunu, GKS kapsamında 09.03.2015 tarihli kredi haricinde tahsise konu 30.06.2016 tarihli ve 12.05.2017 tarihli krediler mevcut olduğunu, bu krediler için davalı banka tarafından taşınır rehni suretiyle bir teminatlandırma yapılmadığını, BK. 583. Md. 3. fıkrası'na göre" Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uymadıkça hüküm doğurmaz" hükmüne aykırı olduğunu, davacının sorumluluğunu artıran bu değişikliklere ilişkin yasanın öngördüğü şekil şartlarına uygun bir sözleşme yapılmadığı gibi bu konuda yazılı taahhüt kabul beyanı alınmadığını ileri sürerek beyan ettiği görülmüştür.CEVAP;Davalı ... bank A.ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; bankanın ... Çarşısı Şubesi nezdinde davacı tarafın kefaleti ile dava dışı ... -... Nakliyat sıfatlı ile gerçek kişi tacire 22.01.2015 tarihli 300.000.-TL miktarlı GKS imzalandığını, sözleşme ve davacı tarafın kefil olma iradesindeki hürriyet dava dilekçesinde de davacı tarafça ikrar edildiğini, eşinin muvafakatinin de 22.01.2018 tarihinde alınmış olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında ödemelerin zamanında yapılmadığını, sözleşmenin 7. Maddesi gereği ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin davacıya tebliğ edilemediğinden iade olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesindeki imza ve yazıların davacının el ürünü olmadığı iddiası ise somut bir gerçekle uyuşmadığını, davacı tarafın, dava dışı borçluya 300.000-TL limit dahilinde sorumlu olduğunu, ihtar sonrası dava dışı asıl borçlu yönünden rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlandığını, davacı kefil yönünden herhangi bir yasal sürece başvurulmadığını, davanın takipten önce açılabilmesi için davacının hukuki yararının bulunması gerekmekte olduğunu, taraflarca imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi geri ödeme planı açıkça kabul edildiği üzere münhasır delil niteliğinde olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini ve davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER; Davalı ...bank AŞ ... Çarşısı şubesine müzekkere yazılarak davaya konu sözleşmenin aslı celp edilerek dosyamız arasına alınmış, sözleşmesinin incelenmesinde; davalı banka ile dava dışı ...-... Nakliyat arasında 22.01.2015 düzenleme tarihli 300.000.-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalattığını, sözleşmeyi davacı ... 300.000-TL kefalet limitli olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davacı ... , Davalı banka ile dava dışı ...-... Nakliyat arasında akdedilen 22.01.2015 düzenleme tarihli 300.000.-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesini 6098.sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda kefalet tarihi, kefalet limiti ve kefalet türü belirtilmek suretiyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığı, kefalet limitinin 300.000-TL olarak belirlendiği, davacının kefaleti ile ilgili olarak 6098 sayılı yasanın 584. Madde hükmü gereği eşi ...'in muvafakati alındığı, alınan 22.01.2015 tarihli eş muvafakatinde: " ... Nakliyatın ... bank A.Ş den kullandığı veya kullanacağı her türlü kredi nedeniyle doğmuş ve doğacak borçlarının ifa edilmemesi nedeniyle doğacak sonuçlardan eşim ...'in 300.000-TL ye kadar kişisel sorumluluk üstlenmesine dair Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamasına rıza gösterdiğimi beyan ederim" denilmek suretiyle davacının eşi ... tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. Dosyamız ve ekleri Bankacı bilirkişi ...'e tevdi edilerek rapor ibraz etmesi istenilmiş, bilirkişi █████/2019Tarihli raporunda özetle; davalı banka tarafından dava dışı ...-... Nakliyat'a 22.01.2015 düzenleme tarihli 300.000.-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalattığını, davacı ... , davalı banka ile dava dışı ...-... Nakliyat'a arasında akdedilen 22.01.2015 düzenleme tarihli 300.000.-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesini 6098 sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda kefalet tarihi, kefalet limiti ve kefalet türü belirtilmek suretiyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış, kefalet limiti 300.000-TL olarak belirlendiğini, davacının kefaleti ile ilgili olarak 6098 sayılı yasanın 584. Madde hükmü gereği eşi ...'in muvafakati alındığını, sözleşmeye istinaden dava dışı asıl borçluya taksitli ticari krediler ve KMH dan krediler kullandırılmış, kredi ödemelerindeki aksamalar üzerine kredi hesapları 13.11.2018 tarihinde kat edilerek davacı ve dava dışı borçluya ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin davacıya tebliğ olmadan iade olduğunu, îhtar sonrası davalı banka tarafından davacı kefil aleyhine icra takibi başlatılmadığı dosya kapsamından anlaşıldığını, davacının ihtara konu kredilerin dayanağı Genel Kredi Sözleşmesinde 300.000-TL limitli olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefaletinin bulunduğu ve 14.11.2018 dava tarihi itibariyle 79.883.82-TL Banka alacağının muaccel hale geldiği ve bu alacaktan müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumluluğunun devam ettiği görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Mahkememizce davacı ...'in genel kredi sözleşmesindeki kefalet limitinin yer aldığı yazıyı inkar etmesi sebebi ile duruşmada hazır edilerek, davacının yazı örnekleri alınmış, dosya ve ekleri Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğine gönderilerek, █████/2015 tarihli 300.000 TL miktarlı Genel Kredi Sözleşmesinde kefil kısmında yazılı bulunan "300.000 TL" miktarın dosyadaki bilgi, belge ve davacının yazı ve rakam örnekleri mukayese edilerek davacının eli ürünü olup olmadığı hususunun tespiti istenilmiş, ilgili kurumun █████/2020 tarihli raporunda özetle; İnceleme konusu genel kredi sözleşmesinin "8." sayfası üzerinde "Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil(ler)" hanesinin "Kefil Olunan Meblağ" bölümünde bulunan "300000 TL" yazıları ile ...'in mevcut mukayese el yazıları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; yazıların genel şekli, Ortak harf ve rakamların tersimi, yuvarlak rakamların başlangıç ve bitim noktaları, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görülmüş olup, söz konusu el yazılarının ...'in eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Her ne kadar davalı vekili, █████/2020 tarihli rapora itiraz etmiş ise de ;alınan raporun usul ve yasaya uygun olması karşısında davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, █████/2020 tarihli dilekçesi ile davacının kefalet sözleşmesinin geçersiz olması sebebi ile 79.883,82 TL davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti olarak dava dilekçesini ıslah ettiklerini bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; dava dışı ... ile davalı banka arasında akdedilen █████/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefaletinin geçersiz olması sebebi ile davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 583. Maddesinde '' Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır .Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.'' şeklinde düzenleme mevcuttur.Toplanan tüm deliller ve yukarıda anılan mevzuat bir bütün olarak değerlendirildiğinde; geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsedilmek için kefilin sorumlu olduğu azami miktarın ve kefalet tarihinin kefalet sözleşmesinde kefilin kendi el yazısı ile belirtmesi gerektiği, Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin █████/2020 tarihli raporuna göre █████/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefalet miktarının davacının eli ürünü olmadığı, buna göre davacının genel kredi sözleşmesine kefaletinin geçersiz olduğu analaşıldığından davacının menfi tespit davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;1-Davanın kabulü ile davacının davalıya █████/2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan 79.883,82-TL borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3-Harçlar Yasası gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 5.456,86 -TL nispi ilam harcından, başlangıçta alınan 1.353,08-TL peşin harç indirildikten sonra kalan 4.103,78-TL harcın davalıdan alınarak, Hazineye gelir olarak kaydına,4-Davacı tarafından iş bu davada sarf edilen 35,90-TL başvurma harcı ile 1.353,08-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.388,98-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından iş bu davada sarf edilen toplam 450,00 TL bilirkişi ücreti, 198,50-TL tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 648,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 11.184,79-TL vekalet ücretinin davalılan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafça yatırılan ancak sarf edilmeyen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir BAM İlgili Hukuk Dairesi Nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2020 Katip...e-imzalı Hakim ...e-imzalı