Anahtar kelimeler: Tensiben İlanın Mühlet Hafriyat Komiserlik Taah Tevzi Nakliyat Payın Depo

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İİK 308/b uyarınca Alacağın Tespiti, Tespit sonrası kayıtların düzeltilmesi ve Alacağaisabet eden payın davalı tarafından Bankaya depo edilmesi
DAVA TARİHİ : █████/2020
KARAR TARİHİ : █████/2020
Mahkememize tevzi edilen İİK 308/b uyarınca alacağın tespiti, tespit sonrası kayıtların düzeltilmesi ve alacağa isabet eden payın davalı tarafından bankaya depo edilmesi davasında tensiben yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; borçlu ... NAKLİYAT İNŞAAT HAFRİYAT TAAH SAN VE TİC LTD ŞTİ hakkında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas-... Karar sayılı dosyasında verilen █████/2018 tarihli karar ile 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, bu karar akabinde komiserlik tarafından alacaklı olanların alacaklarını bildirmesine yönelik ilanın yayınlanması ile █████/2019 tarihli alacak kaydı dilekçesi ile davacının borçlu şirketten olan alacağı her türlü harç, resim, gider ve fer'iler hariç saklı tutulmak kaydıyla komiserliğe bildirildiği, ancak davalı şirketin konkordato projesi komiser raporu ve dosyadaki mevcut kayıtlar incelendiğinde alacak miktarının bir kısmının borçlu davalı tarafça kabul edilmediği ve kayıtlarda davacının alacaklı olduğu tutarın 644.865,00-TL olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla bu tutarın davalı şirketten olan alacağın altında olduğu, bu hususun bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilecek nitelikte olduğu, taraflar arası ilişki bakımından banka ile imzalanan sözleşmelerin kesin delil niteliğinde olduğu mahkemece yapılacak inceleme neticesi davacının davalıdan olan alacağının çekişmeli hale geleceğinden İİK'nun 380/b-2 uyarınca tespit edilecek payın kararın kesinleşene kadar mahkemece belirlenecek bir bankaya depo edilmesinin talep edildiği ve neticede İİK'nun 308/b uyarınca davacının kesin mühlet tarihi itibariyle alacağın tespit edilmesinin, tespit sonrası kayıtların düzeltilmesinin ve çekişmeli hale gelen payın kararın kesinleşmesine kadar mahkemece belirlenecek bir bankaya davalı tarafından yatırılmasının ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde her ne kadar tevzi evrakında davanın Konkordatonun feshi davası olarak sisteme girişi yapılmış ise de; dilekçenin yorumunun hakime ait olduğu düşüncesi göz önünde bulundurularak yapılan inceleme neticesinde; dosya kapsamındaki deliller uyarınca her ne kadar davacının davalıdan olan alacağının kesin mühlet tarihi itibariyle tespiti ve bu kapsamda tespit sonrası kayıtların düzeltilmesi talep edilmiş ise de, esas istem konusunun alacağın tahsili talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede davacı tarafından mahkememizin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile davalı şirket hakkında konkordato tasdik edildiği ve davacı tarafça alacağın 752.649,85-TL olarak komiserliğe bildirilmesine rağmen bu tutarın bir kısmının davalı tarafça kabul edilmediği ve konkordato dosyasındaki kayıtlarda davacının alacağının 644.865,00-TL olduğu, sonuç olarak davacının davasının bu iki tutar arasındaki bakiye 107.784,85-TL'nin tespit ve tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın değerlendirilmesine ve açılı davanın somut olay bakımından incelenmesine geçmeden evvel talebin dava şartları yönünden incelenmesi gerekmiştir.
7155 sayılı yasanın █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.maddesiyle eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmüne yer verilmiştir.
7155 sayılı yasanın █████/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinde "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2)Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." düzenlemesi getirilmiştir.
Davamızın konusunun yukarıdaki kanaat neticesinde 107.784,85-TL'nin tespit ve tahsili istemine ilişkin olduğu, değişik 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi uyarınca dava şartı olarak arabuluculuğa tabi dava işlerden olduğu ve dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmasının somut olay bakımından dava şartı olduğu kanaatine varılmıştır.
6325 sayılı yasanın değişik 18/A-2 maddesine göre dava şartı olarak arabuluculuğa tabi davada, davanın açılmasından evvel arabulucuya başvurulmuş, ancak anlaşmaya varılamamış olması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmek zorunda olduğu, başvuru şartının sağlanmış ancak anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslının yada arabulucu tarafından onaylı örneğinin dilekçe ekinde Mahkemeye sunmaması halinde davacıya son tutanağın ibrazı için 1 haftalık kesin mehil verilmesi gerektiği, buna rağmen sunulmazsa davanın usulden reddi gerektiği ancak arabulucuya başvurulmadan dava açılması halinde davanın herhangi bir işlem yapılmadan ve bu konuda davacıya süre verilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Davamızda, gerek sunulan belgelerde gerekse dava dilekçesi içeriğinde arabulucuya başvurulduğu ortaya konulmamış olduğundan dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmadığı kanaatine varılmakla davacıya anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunmak için süre verilmesine gerek olmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 yollaması, 6325 sayılı yasanın 18/A-2 ve 6100 sayılı HMK'nın 115/2 gereği dava şartı noksanlığı sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2- Harç peşin olarak alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yatırılan harç ve gider avansının kullanılan kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın Gider Avans Tarifesinin 5. maddesi gereğince davacıya iadesine,
4- Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme neticesi kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize ya da Mahkememize gönderilmek üzere bir başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2020
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!