Anahtar kelimeler: Resistans Isıtıcı Adetlerde Satımdan Etmemiş Kaçınmadığını Olmuş Muhtelif Makine Satışı

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirkete 2022 ve 2023 yıllarında faturalara konu olmuş muhtelif adetlerde ısıtıcı ve resistans makine malzemeleri satışı yapmış olduğunu ancak davalı tarafından satışı yapılan bu malzemelerin bedellerinin ödenmemiş olduğunu, TTK kapsamında fatura içeriğine itiraz edilmemiş olduğunu ve içeriğinin kabul edilmiş sayılacağını, davalının müvekkiline fatura bedelleri karşılığı 15.478,77-USD asıl alacağının bulunduğunu, davalının mal tesliminden kaçınmadığını, faturalara dayalı malları kabul etmiş olduğunu, kesilen faturalara itiraz etmemiş olduğunu, bu kapsamda alacağın tahsili için icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak yapılan itiraz ile takibin durdurulmuş olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı ile aralarında 100 adet 316 6 kw ultrasonik resistans, 100 adet 304 kw resistans, 100 adet 2 kw 304 m resistance olmak üzere 300 adet makine parçası / resistans üzerinden anlaşma sağlanmış olduğunu, bu kapsamda 316 6 kw Ultrasonik Resistans ibareli parçalardan 79 adetinin arızalı, ayıplı çıkmış olması nedeniyle müvekkilinin benzer 133 adet ürünü iade faturaları ile iade ederek yeniden üretiminin yapılmasını talep etmiş olduğunu, bu kapsamda davacı tarafından 04.07.2023 tarihli mailde “....G kw kuru bant standart üretim diye bahsetmiş olduğunuz... kodlu üründen... no.lu siparişinizden halen bantta size üretimi devam eden ürünlerden 90-700 adet civarı var, bunun 50-60 kadarı bugün veya yarın sevk olunacak...” şeklinde söz konusu hususunun belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin siparişinin Aralık 2022 olmasına rağmen siparişin Temmuz 2023 tarihine planlanmış olduğunu, oysaki davacının sözleşme kapsamında ürünü 2-3 hafta içerisinde teslim etmiş olması gerektiğinin açık olduğunu, davacının taahhütünü yerine getirmemiş olduğunu, ayrıca üretilen resistansların müvekkilinin istemiş olduğu resistanslar olmadığını ve ayıplı ürün üretilmiş olduğunu, bir kısım resistanslar ... firma ambalajı ile teslim edilmişken daha sonraki teslimlerin streç film ile sarılı şekilde teslim edilmiş olduğunu, bunun da ürünlerin davacı tarafından üretilmemiş olduğunun göstergesi olduğunu, ürünlerin 3. bir firmadan temin edilerek müvekkiline teslim edilmiş olduğunu, oysa taralar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu, ürünlerin ... kodlu resistans kalitesinde olmadığını ve müvekkiline ait makineleri bile bozduğunu, patlayan resistans zararlarını müvekkilin kendisinin karşılamış olduğunu, müvekkiline müşterilerinden resistans kaynaklı çok sayıda sorun bildirilmiş olduğunu, rezistansların kullanacağı yıkama makinelerinde test edildikten sonra ödeme yapacağını davacıya bildirmiş olmasına rağmen icra takibi başlatılmış olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Toplanan Deliller:...,... ve ... tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu, ..., ...ve ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden 2021-2022-2023 yıllarına ait BA beyannameleri, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden 2021-2022-2023 yıllarına ait BS beyannameleri ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:Dava, davacı tarafından fatura ve cari hesap alacağı sebebiyle davalı aleyhine yürütülen ... 2.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:1-İlamsız takip yapılmış olması,2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.Somut olayda, yetkisizlik kararı üzerine devam edilen ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, █████/2023 tarihinde, 425.666,17-TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "Alacaklı ve borçlu arasındaki 15.478,77 USD lik faturaya dayalı 2022-2023 tarihli cari hesap ilişkisinden kaynaklı cari hesap borcuna ilişkin icra takibidir" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya █████/2023 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan █████/2023 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan █████/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında taraf iddia ve savunmaları kapsamında alacağın belirlenebilmesi ve ayıp iddiasının değerlendirilebilmesi amacıyla tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, taraflar lehine delil niteliğini haiz olup olmadığı, davalının eksik/ayıplı ifa iddiasının yerinde olup olmadığı, ayıp bildiriminin süresinde yapılıp yapılmadığı, ürünlerin teslimine dair kayıt bulunup bulunmadığı, ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan faturaya ve cari hesaba dayalı alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise fer'ileriyle birlikte miktarın ne olduğu hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor tanzim edilmesi amacıyla dosyanın bir makine mühendisi bilirkişi, bir borçlar hukuku/sözleşmeler hukuku alanında uzman hukukçu bilirkişi ve bir eser sözleşmesi hesaplamalarında uzman mali müşavir bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, tanzim edilen kök ve ek raporlar ile, teslim edilen ürünlerin üretim sürecinden geçtiği değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğini haiz olduğu, ayıba karşı tekeffül değerlendirilmesine gidilmesi için; eserin teslim edilmiş olması, eserin ayıplı olması, teslim alınan eserde TBK m. 474 uyarınca gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi koşullarının kümülatif olarak bulunması gerektiği, davacının davalı adına tanzim ettiği faturalarda döviz cinsinden de yazılı olduğu, cari hesaba göre davacının davalı taraftan olan alacağının takip tarihi itibari ile 15.478,77 USD karşılığı 446.977,34-TL olarak hesaplandığı ancak talepte bağlılık ilkesi doğrultusunda davacının asıl alacağının 425.666,17-TL olması gerektiği, davalı tarafından davacıya yöneltilmiş bir ayıp bildirimine rastlanılmadığı, yüklenicinin, geç teslim olduğu düşünülen ürünlerin belgelenmesi halinde bu sebeple doğan zararı tazmin etmesinin gerektiği, ancak sunulan delillere göre davacının ürünleri geç de olsa teslim ettiği ve teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu ispatlanamadığından davacının ürünlerin bedelini tahsile hak kazandığının ifade edilebileceği, teslim sonrası test edilmeden resistansların ayıplı olup olmadığına yönelik değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı hususlarında kanaat bildirildiği, kök ve ek raporların dosya kapsamında sunulan deliller ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporlara itibar edilmemesini gerektirir sebep dahi bulunmadığı kabul edilmiştir.Hal böyle olunca taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca edimlerini ifa ettiğini iddia eden davacı tarafından sözleşme konusu bedele hak kazanıldığı, davalının ayıba ilişkin iddiasını ise bildirim yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediğinden elverişli deliller ile ispat edemediği, bu durumda davacının icra takibine konu edilen tutarda takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu, nitekim bu hususların bilirkişi kök ve ek raporları ile de sabit hale geldiği, takip talebinde açıkça Türk Lirası üzerinden takip yapıldığı, öyleyse yabancı para üzerinden itirazın iptaline değil Türk Lirası üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olduğundan ve sözleşme ile belirlenen bedele ve faturaya dayanıp belirli olduğundan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,Davanın KABULÜ ile,1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 425.666,17-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (425.666,17-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 85.133,23-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Asıl alacak olan 425.666,17-TL'ye takip tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4489 sayılı Kanun ile değişik 4/a maddesi gereğince birer yıllık dönemler itibariyle vadeli USD doları ve Euro hesaplarına Devlet Bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden kademeli olarak basit usulde (3095 SK. m.3) temerrüt faizi uygulanmasına,4-Kabul edilen dava değeri (425.666,17-TL) üzerinden alınması gereken 29.077,26TL harçtan başlangıçta peşin alınan 7.269,32-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 21.807,94TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 7.269,32-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 18.872,00-TL giderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı tarafından yapılan 3.750,00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 67.849,93-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,Dair, davacının vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip Hakim