Anahtar kelimeler: Feldspat Eleme Kırma Çed İklim Ocağı Çevresel Planlanan Manisa Şehircilik

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... ValiliğiVEKİLİ : Av. ...2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Sanayi ve Ticaret Anonim ŞirketiVEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Manisa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ve ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "RN:... (...) Ruhsat Numaralı IV. Grup (a) Feldspat Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Manisa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, jeoloji mühendisi, maden mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi, biyolog ile jeodezi ve fotogrametri uzmanından oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporu ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; yapılması planlanan "RN:... (...) Ruhsat Numaralı IV Grup (a) Feldspat Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesinin güncellenmesi üzerine, ÇED alanı-1, ÇED alanı-2, ÇED alanı-3 ve ÇED alanı-6 poligonları yönünden devam eden projenin, madencilik ve proje tanıtım dosyasında (PTD) belirtilen önlemlerin alınması ile üretim planına uyulması kaydıyla ormancılık faaliyetleri açısından olumlu olduğu, kırma eleme tesisinin, ÇED 4 ve ÇED 5 alanlarının faaliyet kapsamından çıkarılmasının tarım ve yerleşim alanlarında oluşacak toz yükünü azaltabileceği, bu kapsamda ÇED 1, 2, 3 ve 6 alanlarındaki açık işletme üretiminde uygulanacak delme-patlatma faaliyetlerinde olumsuz çevresel etkilerin olmayacağı ve PTD'de jeolojik ve hidrojeolojik yönden yapılan değerlendirmelerin saha gerçekleriyle kısmen uyumlu olduğu anlaşılmakla birlikte, PTD'de ÇED-3 ve ÇED-6 numaralı poligonların kavramsal jeolojik ve hidrojeolojik modeli veya kesitlerinin belirtilmediği, jeolojik özelliklerin yeterince tanımlanmadığı, söz konusu poligonların çevresinin hidrojeolojik haritasındaki açıklamalara jeolojik haritanın açıklamalarının konulduğu, bu hususun sehven yapıldığı kabul edilse dahi, diğer birimlerin (Neojen tortulların, Kuvaterner alüvyonun) hidrojeolojik özelliklerinin açıklanmamasının, yüzey ve yeraltı suyu noktalarının belirtilmemesi yönlerinden eksiklik meydana getirdiği, alanda çok sayıda yeraltı suyu kuyusunun ve verimli tarım arazilerinin bulunmasına, dava konusu alanın bu verimli tarım alanlarıyla kuyuların beslenme alanında kalmasına ve söz konusu etkinliğin sahadan sıyrılma, kazılma, delme, patlatma yoluyla önemli miktarda malzeme alınarak yükleme ve taşımaya, birçok yerde pasa ve stok alanları oluşturmaya ilişkin olmasına ve bu hususun yüzey ve yeraltı sularını olumsuz etkileme potansiyeli bulunmasına rağmen, PTD'de konuya ilişkin önlem olarak yeraltı suyu kotunun üzerinde madencilik faaliyeti yapılacağı yönünde açıklama yapılmakla yetinildiği, dolayısıyla PTD'nin bu yönüyle yetersiz olduğu, bununla birlikte faaliyet alanına 500 metre mesafeden başlayan zeytinlikler ve 180 metre mesafeden başlayan bağ dikili tarım arazileri bulunduğu, her ne kadar dava konusu RN:... ruhsat nolu sahada yapılması planlanan projedeki ÇED alanlarından 4 ve 5 numaralı poligonlar ile kırma-eleme tesisi çıkarılmış ise de, alanın 3 km yarı çapında tarım alanlarının ve zeytinliklerin bulunmasının ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiği gibi, açık ocak niteliğinde olan ve toz meydana getiren faaliyetin tarım alanlarına ve zeytinlerin vegetatif ve generatif gelişimine olumsuz etkisinin olacağı, yine yapılacak faaliyetin alanda bulunan bitkiler üzerindeki etkilerinin ne şekilde olacağı ve bu etkilerin ne şekilde ortadan kaldırılacağı ile ilgili sunulan senaryoların net bir şekilde ortaya konulmadığı, PTD'nin bu (Bitki Bilimi/Botanik) açısından da yetersiz olduğu, ayrıca sahada yapılması planlanan projedeki alanlardan ÇED alanı-4, ÇED alanı-5 ve kırma-eleme tesisinin çıkarılmasının tarım ve yerleşim alanlarına yakınlığı nedeniyle olumlu olmasına rağmen değişen koşulları içeren içeren (ocak alanlarında stok sahası ihtiyacı ve çıkarılan madenin nakliye güzergahlarının değişmesi nedeniyle) Hava Kalitesi Dağılım Modellemesinin yapılmadığı, değişen koşulları içeren Hava Kalitesi Dağılım Modellemesinin yapılmadan karar verilebilmesinin bilimsel ve teknik olarak mümkün olmadığı hususları bir bütün olarak göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu "RN:... (...) Ruhsat Numaralı IV Grup (a) Feldspat Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1- Davalı idare tarafından, söz konusu projeyle ilgili 6 poligonun ve kırma eleme tesisinin çevresel etkilerinin hem ayrı ayrı hem de kümülatif olarak değerlendirilerek dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının verildiği, sonrasında proje sahibi tarafından bazı poligonlardan ve kırma-eleme tesisinden vazgeçildiği belirtilerek ÇED Gerekli Değildir kararının geçerliliğinin sorulduğu, yapılan değerlendirmede projenin kapasitesinde artış olmayacağı, üretim yönteminin aynı kalacağı, söz konusu alanların çıkarılması ile ÇED alanında küçülme olacağı, geriye kalan alanlardan çıkartılan feldspat madeninin ocak başı tüvenan halinde piyasaya satılacağı dikkate alınarak dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının projenin revize hali için de geçerli olduğuna karar verildiği, nitekim bu haliyle projenin çevresel etkilerinin daha da azaldığı, PTD'de jeoloji haritalarına yer verildiği, projenin su kaynaklarına etkisine yönelik hidrojeolojik etüt raporunun hazırlandığı ve DSİ Bölge Müdürlüğü tarafından onaylandığı, dolayısıyla PTD'de jeolojik formasyonlara yer verildiği gibi, PTD'de projenin su kaynaklarına muhtemel olumsuz etkilerine yönelik tedbirlere de yer verildiği, projenin tarım alanlarına etkisi ile ilgili olarak PTD'nin ekinde yer alan Balıkesir Üniversitesi, Botanik Bahçesi ve Herbaryum Uygulama ve Araştırma Merkezinin █████/2022 tarihli raporunda PTD'de yer alan tedbirlerin uygulanması ile zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişimine olumsuz etkisinin olmayacağının belirtildiği, projeden kaynaklı oluşabilecek toz emisyonları ile ilgili modelleme çalışması yapıldığı ve mevzuatta öngörülen sınır değerler altında kaldığının anlaışıldığı, il bazlı detaylı flora ve fauna çalışmalarının yapıldığı, bilirkişi raporunun aksine alanda herhangi bir cevher stoklaması yapılmayacağı ve ocak başı satışının yapılacağı, ayrıca nakliye güzergahının alan küçülmesi neticesinde de aynı kalacağı, sonuç olarak muhtemel çevresel etkilere yönelik alınması taahhüt edilen önlemlerin yeterli olduğu, hukuka uygun olarak verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.2- Davalı yanında müdahil tarafından, proje alanının tapu kaydında tarla olduğu ve açıkça 25 dönümün altında kaldığı, dolayısıyla proje alanının 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Kanunu kapsamında olmadığı, proje alanında zeytinliğin bulunmasının Kanun'da öngörülen kısıtlamalara tabi olacağı anlamına gelmediği, kaldı ki Kanun kapsamında kabul edilse dahi, projenin 3 km mesafedeki zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişimine engel olmayacağı yönünde bilimsel raporun bulunduğu ve bu raporun dikkate alınması ile dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının verildiği, aynı zamanda dava aşamasında da benzer yönde değerlendirmeleri içeren uzman raporunun alındığı, sonuç olarak dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, hem kök bilirkişi raporunda hem de ek bilirkişi raporunda projenin risklerinin detaylı açıklandığı, projenin birçok mühendislik alanı bakımından uygun olmadığı sonucuna varıldığı, dolayısıyla Mahkeme kararı ile dava dilekçesinde iddia edilen hususların doğruluğunun ortaya konulduğu, bu nedenle usul ve hukuka uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ: ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz istemlerinin reddine,2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; Manisa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, Denizli İli, Güney İlçesi, ... Mahallesi ve Uşak İli, Eşme İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "RN:... (...) Ruhsat Numaralı IV. Grup (a) Feldspat Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Manisa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen... tarih ve E-... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılmıştır.Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; kök ve ek bilirkişi raporlarının dikkate alınması suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, ÇED Gerekli Değildir kararına konu proje kapsamında ilk olarak 6 poligon ve 1 kırma-eleme tesisi yer almış iken, sonrasında proje sahibi tarafından 3 poligon ve 1 kırma-eleme tesisinden vazgeçildiği ve söz konusu ÇED Gerekli Değildir kararının projenin revize hali için de geçerli olduğuna karar verilmiş olup, projenin revize halinde kırma-eleme tesisi kurulmayacağından üretilen madenin ocak başı satışının yapılacağı ve proje alanının küçülmesi ile yerleşim yerlerinden uzaklaşıldığı gibi, ormanlık alanların bir kısmının da proje alanı kapsamında olmayacağı, diğer taraftan projenin, proje alanına 3 km mesafede bulunan zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişimine engel olmayacağının bilimsel raporlar ile ortaya konulduğu dikkate alındığında, projenin revize edilmesi ile çevresel etkilerin azaldığı gibi, mevcut durumda da muhtemel çevresel etkilere yönelik alınması taahhüt edilen tedbirlerin yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.Bu durumda, yapılması planlanan proje ile ilgili olarak verilen ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.