Anahtar kelimeler: Ağına Tedariğini Hacmi Önde Davadavacı Harçlandırdığı Lojistik Konteyner Operasyonlarının Satımdan

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO: ████████
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: █████/2025
KARAR TARİHİ: █████/2025
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu █████/2025 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkillinin 2010 yılından bu yana kara yolu taşımacılığı, depo yönetimi, konteyner taşımacılığı ve demir yolu taşımacılığı gibi alanlarda faaliyet gösteren; yurt içi ve yurt dışında geniş bir müşteri ağına sahip, sektörün önde gelen firma olduğunu, müvekkilinin iş hacmi ve lojistik operasyonlarının gereği olarak, ticari araç tedariğini sağlamak amacıyla birçok araç tedarikçisiyle uzun süreli ticari ilişkiler yürüttüğünü, müvekkili şirketin, ticari faaliyetlerinde kullanılmak üzere davalı ----- iki adet ticari araç satın aldığını, davalı şirket tarafından önceden hiçbir bildirim yapılmaksızın, ----- düzenlediğini, işbu fatura ile 40.833,90 TL KDV dahil tutarında bir bedel talep edilmiş ve açıklama kısmında vade farkı bedeli talep edilen faturaların yukarıdaki tabloda yer alan satış işlemlerine ilişkin olduğu açıkça belirtildiğini, davalı şirket, bu bedelin ödenmemesi halinde araçların teslim edilmeyeceğini bildirerek, ticari faaliyetlerinin aksamasını istemeyen müvekkil şirketi adeta ödemeye yapmaya zorlandığını, müvekkili şirket, ticari faaliyetlerinin aksamaması ve araç tesliminin sağlanabilmesi amacıyla, 02.11.2021 tarihinde söz konusu bedeli, banka ödeme dekontunun açıklama kısmına eklediği "ihtirazi kayıt" notu ile ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin de bu kapsamda, vade farkı bedelini ödeme sırasında açıklama kısmına ihtirazi kayıt düşerek, bu ödemenin cebri ve zorunlu olarak yapıldığını, alacağın haksız olduğunu, iade talebinin saklı tutulduğunu davalıya bildirildiğini beyan ederek, müvekkili şirket tarafından ihtirazi kayıt düşülerek ödenen 40.833,90 TL tutarındaki vade farkı bedelinin, ödeme tarihi olan 02.11.2021’den itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle: Davacının, -------plakalı araçların satın alımlarına ilişkin ödeme günlerinde geciktiği için kendisine vade farkı faturası kesildiğini, davacı ödemede geciktiği için huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine; ----- motor no'lu aracın satın alınmasından kaynaklı ------ motor no'lu aracın satın alınmasından kaynaklı ----- fatura no'lu ödemesini geciktirdiğini, davacı yan yapılacak ödemelerde toplamda 29 gün geciktiğini, davacının ödemeyi 29 gün geciktirmesinden kaynaklı oluşan vade farkı -----. Vade farkı tutarına %18 oranında ve ------ tutarında KDV de eklendiğinde ödemesi gereken davacının vade farkı tutarı 40.834,00-TL'dir. hem --------numaralı faturada "İşbu fatura bedeli vadesinde ödenmediği taktirde aylık %3 oranında gecikme faizi uygulanır" ibaresi yer aldığını, Bu ibare gereği de müvekkil şirket tarafından, davacı tarafından zamanında ödenmeyen bedellere ilişkin vade farkının tahsil edilmesinde herhangi bir engel olmadığını, Zira yukarıda belirttiğimiz üzere, davacı------ numaralı faturaya itiraz etmediğini, davacının ticari temerrüt faizi talebinin ve faiz başlangıç tarihinin reddi gerektiğini, davaya konu olay bakımından temerrüt durumundan bahsedilemez. Davacının müvekkili şirketi temerrüte düşürmediğini beyan ederek, dava süresinde açılmaması ve dava konuşu talebin zamanaşımına uğramış olması sebebiyle davanın reddine, sonuç olarak huzurdaki davanın esastan reddine; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. Davacı Vekili 31.07.2025Tarihli Davadan Feragat Dilekçesinde Özetle: Davada taraflar arasında sulh olunması sebebiyle, davanın ibraz edilen Sulh ve İbra Protokolü uyarınca sonuçlandırılmasını, İşbu davadan, mezkur protokol uyarınca feragat ettiklerini, işbu sebeple tüm taleplerimizden yargılama giderleri, vekalet ücreti de dahil olmak üzere feragat ettiklerini vekaleten bildirmiştir.Davalı Vekili 05.08.2025 Tarihli Feragata İlişkin Beyan Dilekçesinde Özetle:Davacı tarafından müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş olan --------bedelli vade farkı faturası kapsamında tahsil edilen bedelin iadesi talebi ile dava açıldığını ancak davacı ve davalı taraf, dava konusu uyuşmazlık hakkında haricen anlaşmış olup davanın işbu dilekçe ekinde sunulan protokol uyarınca sulh ile sonuçlandırılması konusunda mutabıktır kaldıklarını, ayrıca dosya taraflarının protokol uyarınca birbirinden mahkeme dosyası kapsamında yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebi olmayacağını, sulh ve ibra protokolüne konu Mahkemeniz dosyasının taraflarca istinaf/temyiz kanun yollarına başvurulmadan, tüm sürelerden feragat etmek suretiyle kesinleştirilmesi için ekli protokol 29.07.2025 tarihinde imza altına alındığını beyan ederek buna ilişkin karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Davanın, vade farkı alacağı nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir(HMK m.307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği gibi, hüküm ifade edebilmesi de karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, ancak feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır(HMK m.309). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir(HMK m.310) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK m.311).Vekilin davadan feragat etmesi halinde, bu konuda vekaletnamesinde özel yetki bulunmalıdır(HMK m.74). Dosyada yer alan vekaletnamenin incelenmesinde davacı vekilin feragat özel yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından sunulan 31.07.2025 tarihli dilekçe ile davalı ile sulh olunduğundan protokol gereği davadan feragat ettiğini, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını belirtilmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan 05.08.2025 tarihli dilekçe ile davacı ile sulh olunduğunu, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını belirtilmiştir. Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir(HMK m.312).
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan deliller, feragat, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf ile davalı tarafın "Sulh ve İbra Protokolü" başlıklı belge ile sulh oldukları ve davadan kayıtsız ve şartsız olarak yargılama sırasında davadan feragat edildiği bildirdiğinden, feragat beyanının yasal şartları taşıdığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine, tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL harcın, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 697,35 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına arta kalan bakiye 81,95‬ TL'nini karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
5-Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu husus hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!