Anahtar kelimeler: Etebligat Stopaj Emirlerinin Muhtelif Ziyaı Yedinci Muameleleri Süreci İla Limited
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü) -(E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Hizmetleri Ticaret Limited Şirketinin 2003 ilâ 2005 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kurumlar, gelir (stopaj) ve banka ve sigorta muameleleri vergileri, usulsüzlük cezası, gecikme faizi ile vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ilâ ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda ... ve ... sayılı ödeme emirleri bakımından, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi bilgilerine göre; davacının, asıl borçlu şirketin █████/1999 tarihinde tescil edilen kuruluş sözleşmesinde şirket müdürlüğüne 5 yıl süreyle; █████/2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile 3 yıl süreyle atandığı, ancak █████/2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirketin tasfiyesine başlanıp tasfiye memuru olarak ...'nın şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığı göz önüne alındığında, anılan ödeme emirlerinde yer alan borçların ait olduğu 2005 yılının muhtelif dönemlerinde kanuni temsilci sıfatını taşımayan davacının sorumlu tutulamayacağı; ... sayılı ödeme emri yönünden, asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin vergi dairesinde memur eliyle tebliğ edildiği, ancak yapılan arşiv araştırmasında tebliğ alındısına rastlanılmadığının belirtildiği, ... ve ... sayılı ödeme emrinin 1 ve 3 sıra no'lu alacaklarına ilişkin olarak, asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ evrakının dosyaya sunulmadığı, ancak davalı idarece ilanen tebliğ yoluna gidildiği; 4 sayılı ödeme emrinde yer alan 2 sıra nolu alacak için, asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirketin işyeri adresine tebliğine çalışıldığı, tebliğ alındısında, muhatabın adresten taşındığı yönündeki şerhin yalnızca posta memurunun imzasını havi olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte bulunan 102. maddesinin son fıkrası uyarınca yapılmayan tebligatın usulsüz olduğu, bunu takiben ödeme emrinin şirket adına ilânen tebliği yoluna gidildiği; 5 sayılı ödeme emri içeriği 1-6, 10-57 sıra nolu alacaklara gelince; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket adresine tebliğine çalışıldığı ve ekindeki adres tespit tutanağında, mükellef adı olarak şirketin değil davacının ismine yer verildiği ve adreslerin tebliğ alındısında bulunan adresten farklı olduğu, aynı ödeme emrinin 7-9, 58-62 sıra numarasındaki alacaklar yönünden ise; şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket adresine tebliğine çalışıldığı, muhatabın adresten taşındığı yolunda şerh düşülen adres tespit tutanağının posta memurunca imzalandığı, bunun dışında isimsiz bir imzanın bulunduğu, tebliğ alındıları ile adres tespit tutanakları arasında bir ilgi kurulamadığı, bu durumda öncelikle şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip kamu alacağının şirketten tahsil imkanı kalmaması halinde kanuni temsilci sıfatıyla davacının takip edilmesi gerekirken, bu usule uyulmadan düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen vergi borçlarından dolayı şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!