Anahtar kelimeler: Batı Süreç Silahla Yağma Görüşü İstemlerinin Edenlerin Birden Neticesinde Yoksunluklarına
6. Ceza Dairesi ██████████ E. , █████████ K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : █████████ E., ███████ K.SUÇ : Birden fazla kişi tarafından silahla yağmaHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceAnkara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilesine karar verilmiştir.B. İstinafAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 18.01.20223 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile duruşma açılıp İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c, 168/3-2, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Katılan Vekilinin Temyiz İstemiSanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ve kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiCebir ve tehdidin gerçekleştiğine ilişkin delilin bulunmadığına, katılanın beyanı dışında delilin bulunmadığına, olayda bıçak ve silahın kullanılmadığına, suç vasfının yanlış tayin edildiğine ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Zararı gidermek pişmanlığın sonucu olmalıdır. Kanunumuz etkin pişmanlık kurumunu düzenlediği için herhangi bir ödeme değil gerçek bir pişmanlık sonucu oluşan ödeme önemlidir. Dolayısıyla pişmanlık duymayan yakalama sonrası elinden alınan, aramada ele geçen, atıp kaçılması gibi durumlarda malın ele geçmesi pişmanlık sonucu olmadığı açıktır ve dolayısıyla kişi bu tür durumlarda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacaktır. İadenin tamamen özgür irade ile gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Mesela suç tamamlandıktan sonra soruşturma bile açılmadan gelip malları iade etmesi, başka suçtan yakalandığında işlediği suçu belirtip aldığı malların yerini göstermesi, malları saklamış ise sakladığı yeri göstermesi gibi failin iradesi olmasa idi mallara ya da mağdura ulaşılamayacak idi ise, o takdirde etkin pişmanlık hükümleri uygulanmalıdır. (Çevik, ...: Teorik ve Pratik Tüm Yönleriyle Yağma, Ankara, 2025, Yetkin Yayınları, s. 969)Dairemizce de benimsenen ve Y.C.G.K.'nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve ████████ karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Esasen iyi niyetli olan satın alanda bulunan ve hırsızlık suçuna konu olan eşyaya elkonulamaz. Hırsızlık suçuna konu eşyaya elkonulmasına rağmen, failin satın alandan aldığı para veya sağladığı menfaatin satın alana iade edilmemesi halinde, satın alana Devlet eliyle haksızlık yapılmış olur.Tüm dosya kapsamına göre; katılana ait suça konu cep telefonu soruşturma makamının marifetiyle 3. kişi konumunda bulunan tanık ...'dan ele geçtiği ve bu yolla muhafaza altına alınıp 20.04.2018 tarihli Cep Telefonu Teslim Etme Tutanağı ile katılanın babasına teslim edildiği, katılanın İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2018 tarihli oturumunda "...Ben telefonu 1 yıl öncesinde aldım. Bana telefonu veren kişi polis idi. Bu olay nedeniyle zararım yoktur. Olaydan 1 yıl sonra telefonu aldım..." şeklindeki beyanı da dikkate alındığında koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.06.2025 tarihinde karar verildi
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!