Anahtar kelimeler: Aleyhlerine İstikametinde Sekizinci Zararda Sürülerek Öne Büyükşehir Kusuru Kısımlarının Kazası

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- (Davacılar) ..., ...Vekili : Av. ... 2- (Davalı) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. ... İstemin Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Savunmanın Özeti: Taraflarca savunma verilmemiştir.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İstemlerin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAHüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:Dava; █████/2014 tarihinde ... istikametinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle davacı ... için 1.000,00 TL (ıslah sonrası 41.037,33 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi; diğer davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 2.000,00 TL (ıslah sonrası 42.037,33 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi zararın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.... İdare Mahkemesince; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle verilen davanın görev yönünden reddine ilişkin ... tarihli ve K:... sayılı karara yönelik Danıştay Onbeşinci Dairesince verilen █████/2016 tarihli ve K:█████████ sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır. Temyize konu kararın, davacılardan... lehine hükmedilen maddi tazminatın ıslah suretiyle artırılan kısmına ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:2577 sayılı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına █████/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.Bu durumda, temyizen incelenen kararın hüküm fıkrasında yer alan "27.726,13 TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden (26.10.2019) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine," ibaresinin "27.726,13 TL'lik kısmının da 03.10.2016 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın düzeltilerek onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.