Anahtar kelimeler: İthalat Emirlerinin İhracat Muhtelif Yedinci Emrinin Süreci Limited Yıllarının Gıda
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Gıda İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacaklarının ortak sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... sayılı ödeme emrinin beyan üzerine tahakkuk eden 2011 yılının muhtelif dönemlerine ait amme alacaklarından kaynaklandığı, vade tarihlerinin 2011 yılına rastladığı, anılan ödeme emrinin 1, 2, 4, 7, 9, 11, 12. satırlarında yer alan amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına ... tarih ve ... ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği ve şirkete █████/2011 ve █████/2012 tarihlerinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, şirket hakkında bu tarihlerden sonra tahsil zaman aşımı süresini kesecek nitelikte herhangi bilgi ve belge dosyaya sunulmadığından, anılan satırlarda yer alan ve █████/2016 tarihinde zaman aşımına uğrayan kamu alacaklarının şirket ortağı sıfatıyla davacıdan takibinde hukuka uyarlık görülmediği, söz konusu ödeme emrinin 3, 5, 6, 8, 10. satırlarında yer alan amme alacaklarına ilişkin olarak ise; bu alacakların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin de dosyada bulunmadığı ve 2011 yılının muhtelif dönemlerinde beyan üzerine tahakkuk ettirildiği, █████/2015 tarihinde ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına bu tarihten sonra ödeme emri düzenlenemeyeceği, ancak bu tarihten borcun zaman aşımına uğrayacağı █████/2016 tarihine kadar doğrudan şirket ortağı sıfatıyla davacı adına ödeme emri tanzim edilmesi gerekirken, bu tarih aralığı geçirildikten sonra düzenlenip, █████/2019 tarihinde, tebliğ edilen ödeme emrinin anılan kısımlarında da hukuka uyarlık bulunmadığı, ... sayılı ödeme emrine gelince; bahsedilen ödeme emri muhteviyatı amme alacaklarının 2010 ve 2011 yılının muhtelif dönemlerinden kaynaklandığı ve bunlara ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin █████/2013 tarihinde; ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin ise █████/2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borcun şirket tarafından ödenmediği ve yapılan malvarlığı araştırması sonucu tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenip tebliğ edilen söz konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu edilen ... sayılı ödeme emrinin iptaline, .... sayılı ödeme emri yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, asıl borçlu şirketin tüzel kişiliği sona erdikten sonra vergilendirme ve ceza kesme işleminin gerçekleştirildiği, şirketin tüzel kişiliği sona erdikten sonra haklara sahip olmasının ve borçlu kılınmasının mümkün olmadığı; davalı idarece, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece savunma verilmemiş, davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!