Anahtar kelimeler: Yurda Ltdşti Uğramış Danışmanlık Konulduğundan Müşaviri Savcılığının Araca Sekizinci Süreci

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Danışmanlık A.Ş. VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yargılama giderleri yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ... (eski ...) plakalı araca ... Cumhuriyet Savcılığının... sayılı soruşturma dosyası kapsamında el konulduğundan bahisle uğramış olduğu 899.655,00-TL zararın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; aracın ... Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti. tarafından yurda getirildiği, ilk tescilinin...tarihinde ... plakada "Faturalı Satışa" istinaden ... adına tescil edildiği, 23.01.2017 tarihinde ... Noterliğinde gerçekleşen satışta... plakada ... adına, 24.01.2017 tarihinde ... Noterliğinde gerçekleşen satışta aynı plakada ... Dış Ticaret Limited Şirketi adına, 24.01.2017 tarihinde ... Noterliğinde gerçekleşen satışta aynı plakada davacı şirket adına kaydedildiği, 25.01.2017 tarihinde ... Noterliğinde gerçekleşen satışa istinaden ... Holding A.Ş. adına tescil edildiği, ... tarihinde ... Plakada... Noterliğinde gerçekleşen satışta tekrar davacı şirket adına tescil edildiği, 15.11.2017 tarihinde aracın kayıtlarına "suça karışan araç şerhi" konulduğu, ... Cumhuriyet Savcılığı'nın 28.03.2018 tarihli yazısında; "araca el konulduğu ancak dosyada müsadere kararı verilmediği, dosyanın halen derdest olduğu"nun bildirildiği, dosyaya sunulan ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasına ait 26.04.2018 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda; "yabancı pasaport sahibi ...'in 08.01.2017 tarihinde Edirne sınır kapısından Türkiye'ye girdiği ve ... plakalı aracı kullanacağını beyan ettiği, ...'in bir saat sonra araçsız olarak sınır kapısından çıkış yaptığı, aracın ... tarafından ...'a getirildiği ve ...'e teslim edildiği, aracın...sahte geçici plaka ile kullanıldığı, sahte evraklar hazırlandığı ve ilk olarak 19.01.2017 tarihinde ... adına ... plaka ile tescil edildiği, dört gün sonra 23.01.2017 tarihinde ...'e devrinin yapıldığı, bir gün sonra ... tarihinde... plakada ... Dış Ticaret A.Ş' ye devredildiği, ... Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi'nden ... tarihinde alınan evrakta aracın ÖTV'sinin yatırılmadığının görüldüğünün" belirtildiğinin görüldüğü, motorlu araçların trafiğe tescilinden amaçlananın, bu araçlar üzerinde tasarruf güvenliğinin sağlanması ve mevzuatta öngörülen şartları taşımayan (çalıntı, usulüne uygun ithal edilmeyen vb. gibi) araçların bir başkası adına tescilinin önlenmesi olduğu, idarenin bu hizmeti yerine getirirken, kayıtların düzenli tutulması, taşıtların model, motor ve şasi numaraları ile tescili istenen aracın karşılaştırılması ve bunun yanında sunulan belgelerin doğruluğunun araştırılması gerektiği, mevcut uyuşmazlıkta, yurtdışından getirilen araçla ilgili yapılan araştırmada aracın sahte belgelerle yurda sokulduğu, elde edilen gelirin suç örgütüne kaynak aktarmada kullanılması sebebiyle adli makamlarca yürütülen soruşturma sonucunda dava konusu araca mahkeme kararı ile el konulduğu, söz konusu araca el konulmasının, davalı idarelerce gerçekleştirilen eylem ve işlemlerin, dolayısıyla davalı idarelerin yürüttüğü hizmetin bir gereği olarak tesis edildiği düşünülse de, bu durumun her halükarda davalı idarelerin aracın tescili aşamasında kusurlu hareket ettiği sonucunu doğurmayacağı, dolayısıyla araca el konulması halinde doğrudan davalı idarelerce tescil işleminin kusurlu olarak işletilmiş olması nedenine dayalı olarak davacının uğramış olduğu (aracın satın alma bedelinin) zararın her durumda tazmini yoluna gidilemeyeceği sonucuna varıldığı, buna göre dava konusu araç için sahte belge hazırlandığı dikkate alındığında, açıklanan bu durumun ancak yapılan soruşturma kapsamındaki araştırma ve incelemeler sonucunda anlaşılabildiği, öte yandan idarenin çok kısa zaman aralıklarla hayatın olağan akışına aykırı şekilde aracın bir çok kez alım satımına konu edilmek suretiyle hileli işlemlerle yanıltıldığı anlaşılmakla, davalı idarenin açık bir ihmalinin de tespit edilemediği, davacının, aracı ithal ederken uygunsuz işlem yaparak kendisini aldatan firma veya firmalara karşı varsa uğradığı zararların tazmini için adli yargı mercilerinde dava açabileceği, dava konusu olayda, davalı idareye davacıya tazminat ödenmesini gerektirecek nitelikte bir hizmet kusuru izafe edilemeyeceği anlaşıldığından, tazmin isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyadaki bilgi belgelerden, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması kapsamında davacıya ait araca el konulduğu, sözkonusu soruşturma sonucu ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davanın █████/2018 tarihli duruşmasında, ... plakalı aracın da aralarında bulunduğu araçlar hakkında uygulanan CMK 127.maddesi uyarınca el koyma kararı kaldırılarak, araçların trafik kaydına CMK 128/4.maddesi uyarınca tedbir şerhi işlendikten sonra sahiplerine iadesine karar verildiği, davacı tarafça █████/2019 tarihli ara kararına verilen █████/2019 kayıt tarihli cevapta ise, aracın fiilen █████/2018 tarihinde taraflarına teslim edildiğinin ifade edildiğinin görüldüğü, buna göre, uyuşmazlığa konu araç fiilen davacıya verildiğinden, el koyma nedeniyle araç bedelinin tazmini istemiyle açılan iş bu davanın konusuz kaldığı, her ne kadar, davacıya ait araca belirli bir süre el konulmuş ise de, görülmekte olan davada tazmin isteminin el konulan araç bedeline yönelik olduğu, dolayısıyla bu hususta herhangi bir değerlendirmenin yapılamayacağının açık olduğu, öte yandan, davanın davacının aracına el konulması nedeniyle açıldığı ve dava devam ederken ilgilinin aracının iade edildiği görülmekle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasının hakkaniyetle bağdaşmayacağı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2918 sayılı Kanun ile davalı idareye yüklenen görevin araçlara ve sürücülere ait teknik ve hukuki işlemleri yapmak, plaka ve belgeleri vermek ve bu amaca yönelik hizmetleri yürütmek olduğu, trafik tescil bürolarındaki iş ve işlemlerin yetkili makamlarca tanzim edilmiş trafik şehadetnamesine dayalı olarak yapıldığı, bu kapsamda tescil bürosunda görev yapan bir memurun sorumluluğunun, kendisine ibraz edilen resmi evrak münderecatını eksiksiz ve yanlışsız olarak kayıtlara intikal ettirmekten ibaret olduğu, ayrıca aracın gümrük kaçağı olup olmadığını veya kendisine ibraz edilen belgelerin sahte olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığı gibi böyle bir sorumluluğunun da bulunmadığı, diğer yandan her tacirin ticaretine ait işlerinde basiretli bir işadamı gibi hareket etme yükümlülüğünün bulunduğu, somut olayda davacı şirketin bu özeni göstermeden hareket ettiği, gereken tedbiri almadığı, bu nedenlerle Bölge İdare Mahkemesince vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin idare aleyhine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, kararın yargılama giderleri yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, aracın satın alınması aşamasında tüm sorgulamaların yapıldığı, araç üzerinde herhangi bir sorun olmadığı anlaşıldıktan sonra ve idare kayıtlarına güvenilerek hareket edildiği, satış işlemi gerçekleştikten sonra aracın yurda yasa dışı yollarla getirildiğinin tespit edildiğinden bahisle savcılık soruşturma dosyası kapsamında araca el konulduğu, davacı şirketin araç için ödediği bedel nedeniyle zarara uğradığı, motorlu araçların trafiğe tescilinden amaçlananın bu araçlar üzerinde tasarruf güvenliğinin sağlanması olduğu, idarenin bu hizmeti yerine getirirken kayıtların düzenli tutulması, taşıtların model, motor ve şasi numaraları ile tescili istenen aracın karşılaştırılması ve sunulan belgelerin doğruluğunun araştırılmasının önem arz ettiği, noterde yapılan satış senedi ile araç devri yapılırken aracın gümrük kaçağı olup olmadığının davacı tarafından belirlenemeyeceği, araç devir sözleşmesinden sonra tescil amacıyla gidilen trafik tescil bürosunda araç bilgilerinin doğruluğunun kontrol edilmesi gerektiği, eşyanın yurt dışından güvenli şekilde yurda getirilmesinin devletin görevi olduğu, araç üzerinde bulunan el koyma kararının kaldırılması ile araç davacı şirkete teslim edilmiş ise de davanın açılmasına davalı idare neden olduğundan, yargılama giderlerine de davalı idarenin katlanması gerektiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.