Anahtar kelimeler: Faizlerinin Emirlerinin Muhtelif Ziyaı Yedinci Katma Süreci Limited Tüketim Vergileri
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ...
2- (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2012 ve 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim, katma değer vergileri, vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezaları ile yargı harçları ve gecikme faizlerinin tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarece ara karara istinaden gönderilen cevap dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, ... sayılı ödeme emrinin 1 ilâ 4. satırlarında yer alan amme alacaklarının davalı idarece iptal edildiğinin anlaşılması karşısında bahse konu kamu alacakları yönünden davanın konusuz kaldığı; davacının █████/2014-█████/2014 tarihleri arasında şirket ortağı ve müdürü olduğu, ... sayılı ödeme emrinin 5 ilâ 12. satırlarında yer alan amme alacaklarının 2014 yılının Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin olduğu ve vadelerinin 2020 yılına rastladığı, bu durumda ait oldukları, tahakkuk ettikleri ve ödenmeleri gereken zamanda asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmadığı anlaşılan davacı adına söz konusu alacakların tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinin mümkün olmadığı; öte yandan, ara kararlarına cevaben davalı idarece sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, ... sayılı ödeme emri içeriği özel usulsüzlük cezasının davacının kusurlu bir fiilinden kaynaklandığına ilişkin olarak herhangi bir bilgi-belge sunulamadığından, söz konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı; ... sayılı ödeme emrinin 5. ve 6. sıralarında yer alan amme alacakları ile ... sayılı ödeme emrinin 1 ilâ 4. sıralarında yer alan amme alacaklarının, düzenlenen vergi inceleme raporları üzerine açılan davaların reddine dair kararlar üzerine yapılan tahakkuklardan kaynaklandığı, dolayısıyla, ilgili dönemlerde kanuni temsilci olan davacının söz konusu amme alacakları nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla birlikte davalı idarenin ara kararına yönelik cevabından, davacının elektronik tebligat talep bildiriminde bulunduğu, aktivasyon işlemlerinin yapıldığı yönünde bilgi ve belge ibraz edilemediğinin anlaşılması karşısında, mükellefler tarafından yapılan başvuru üzerine veya idarece resen yapılacak işlemle kullanıcı kodu ve parolanın mükellefe tebliği sonrasında elektronik tebligat yapılabileceği, olayda, asıl borçlu şirkete böyle bir tebligat yapıldığına ilişkin bir belge bulunmadığı, bu durumda, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin tebligatın hukuken geçerli bir tebligat olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından, söz konusu amme alacaklarının asıl borçlu şirket nezdinde takip ve tahsil edilmeye çalışıldığı hususunun davalı idarece ispatlanamadığı sonucuna ulaşılmış olup, dava konusu ödeme emirlerinin bahse konu kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin kısmen iptaline, kısmen de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, davacının █████/2014 tarihinden █████/2014 tarihine kadar kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirketin █████/2015 tarihinden itibaren e-tebligat aktivasyonunun bulunduğu, bu tarihten sonra adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin ve ödeme emirlerinin elektronik yolla tebliğinin sağlandığı, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmaları neticesinde amme alacağını karşılayacak miktarda mal varlığı bulunmadığının tespit edilmesi üzerine, davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edildiği, ... sayılı ödeme emrine konu 2014 yılının Eylül dönemi özel usulsüzlük cezasının, anılan dönem özel tüketim vergisi beyannamesinin verilmemesinden kaynaklandığı, buna ilişkin ihbarnamenin █████/2017 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiği, ödenmemesi ve dava açılmaması üzerine şirket adına düzenlenen ödeme emrinin de █████/2018 tarihinde yine aynı usulle tebliğinin sağlandığı; ... sayılı ödeme emrinin 5. satırında yer alan 2014 yılının Eylül dönemine ilişkin olarak, tek düzen hesap planına aykırı kayıt nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davanın reddi yolundaki kararın kanun yolu başvurusunda bulunulmayarak kesinleşmesi üzerine şirkete █████/2018 tarihinde tebliğ edilen iki no.lu ihbarname mucibince amme alacağının tahakkuk ettiği, anılan borcun takip ve tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emrinin █████/2018 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiği; ... sayılı ödeme emrinin 1 ilâ 3. satırlarında yer alan 2014 yılının Eylül ve Aralık dönemlerine ait özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve yargı harcının, açılan davanın reddi yolunda verilen karar üzerine tanzim ve tebliğ edilen iki no.lu ihbarname ile tahakkuk ettiği, söz konusu borcun takip ve tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emrinin █████/2021 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiği, bu durumda şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirilen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tahsili amacıyla ilgili dönemlerde şirket yetkilisi olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; gerek davaların açıldığı, gerekse karar tarihlerinde kanuni temsilci olmadığından, ... sayılı ödeme emrinin 6. satırında ve ... sayılı ödeme emrinin 4. satırında yer alan yargı harçlarının ödenmesinden davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen de kabulü ile davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sorumlu oldukları dönemlere ait tüm borçların ödendiği, defter/belge isteme yazıları kendilerine tebliğ edilmediğinden usulüne uygun kesinleşen bir borcun varlığından söz edilemeyeceği, bilgi ve belgelerin kendilerinden istenilmesi halinde ibraz edilebileceği; davalı idarece, tesis edilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!