Anahtar kelimeler: Mad Uhdesinde Ksayılı Grup İzinlerin Maden Sekizinci Ruhsatı Süreci Dahilinde

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... MüdürlüğüVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mad. San. ve Tic. A.Ş.VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Ankara ili, ... ilçesi dahilinde S:... sayılı IV (a). Grup işletme ruhsatı uhdesinde bulunan davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesindeki izinlerin verilmediğinden bahisle aynı Kanunun █████ ve 12/2 maddeleri uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...-...-E... sayılı yazı ile bildirilen işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı şirket tarafından █████/2016 tarihinde yürürlüğe giren ruhsat ile ilgili █████/2017 tarihinde "ÇED gerekli değildir" kararının, █████/2018 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının alındığı, █████/2017 tarihinde ruhsat sahasına ilişkin mera tahsis değişikliği başvurusunun Maden İşleri Genel Müdürlüğü vasıtasıyla yapıldığı, başvurunun ... İl Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğünün █████/2018 tarihli yazısı ile reddedilmesi üzerine yine Maden İşleri Genel Müdürlüğü kanalıyla █████/2018 ve █████/2018 tarihlerinde tahsis değişikliği istenen sahaya ilişkin revize taleplerinin gönderildiği, buna göre, davacı şirketin ruhsata ilişkin izinlerden çevresel etki değerlendirme kararı ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı alma yükümlülüklerini yerine getirdiği, mülkiyet izni ile ilgili davalı idarenin (Maden İşleri Genel Müdürlüğünün) bilgisi dahilinde ve süresi içinde yapılan başvuruların ise davacıya atfedilebilecek bir kusur olmaksızın sonuçlanmadığının anlaşıldığı, bu durumda, her ne kadar alınan izinlerin davalı idareye verildiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin dosyada bulunmadığı görülmekte ise de ÇED kararı ile işyeri açma ve çalışma ruhsatını alan ve mülkiyet izni ile ilgili gerekli başvuruları süresi içinde yapan davacı şirketin ruhsata ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğinden söz edilemeyeceğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı taraça, uhdesindeki ruhsata ait 7. madde kapsamında alınması gerekli izinlerden çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinler tamamlanarak, işletme ruhsatının düzenlendiği tarihten itibaren üç yıllık süre içerisinde Genel Müdürlüğe sunulması gerekmekteyken; bu izinler tamamlanarak davalı idareye tevdi edilmediği, Kanunî tanım ile davacının eyleminin örtüştüğü, dava konusu idari para cezası yaptırımının, ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli incelemelerden sonra yapılan tespitler neticesinde 3213 sayılı Maden Kanunu maddeleri gereğince uygulandığı, işlemde hukuka ve mevzuata aykırı yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararınınusul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY :Dava, Ankara ili, ... ilçesi dahilinde S:... sayılı IV (a). Grup işletme ruhsatı uhdesinde bulunan davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesindeki izinlerin verilmediğinden bahisle aynı Kanunun █████ ve 12/2 maddeleri uyarınca 77.632,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...-...-E... sayılı yazı ile bildirilen işlemin iptali istemiyle açılmıştır.Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından 04.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren ruhsat ile ilgili 19.04.2017 tarihinde "ÇED gerekli değildir" kararının, 05.03.2018 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının alındığı, 13.04.2017 tarihinde ruhsat sahasına ilişkin mera tahsis değişikliği başvurusunun Maden İşleri Genel Müdürlüğü vasıtasıyla yapıldığı, başvurunun ... İl Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğünün 25.04.2018 tarihli yazısı ile reddedilmesi üzerine yine Maden İşleri Genel Müdürlüğü kanalıyla 26.06.2018 ve 27.08.2018 tarihlerinde tahsis değişikliği istenen sahaya ilişkin revize taleplerinin gönderildiği görülmekteyse de; davalı idarenin açık ret ve zımnî ret işlemlerine karşı itirazda bulunulmadığı yahut dava açılmadığı anlaşılmakta olup, alınan izinlerin davalı idareye verildiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin de dosyada bulunmadığı görülmektedir.Bu durumda, davacı şirketin gerekli izinleri tamamlayarak bir an önce madeni işletmeye başlama iradesini ortaya koymadığı anlaşıldığından, sözü geçen izin başvurularının Kanunda öngörülen süre içerisinde sonuçlandırılmamasında kusurlu bulunduğu, Maden Kanununun 24. maddesiyle getirilen düzenlemelerin ihdas edilme amacının, işletme ruhsatı verilen sahaların en kısa sürede faaliyete alınarak, maden sahalarının atıl kalmasının önüne geçilmesi olduğu dikkate alındığında, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamındaki zorunlu izinlerin tamamının üç yıllık süre içinde alınmamış olması sebebiyle anılan Kanunun 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca zorunlu izinlerin ruhsat süresi içinde alınmadığı gerekçesiyle davacı şirketin 77.632,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.Bu haliyle, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkmeesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.