Anahtar kelimeler: Bam Aydin Yazim Kambiyo Satışının Senetlerinden Menfi Sunulan Eksiklik İzmir

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████KARAR TARİHİ : █████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ████████ EsasDAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "Davacı vekilleri tarafından mahkememize sunulan talep dilekçeleri ile özetle; davacıya ait taşınmazın satışının hazır edildiği, telafisi imkansız hale gelmekte olan mağduriyetin önlenmesi için Aydın İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı takip dosyası yönünden takdiren teminatsız olarak yargılama sonucu kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.Dosyanın incelenmesinde;İİK'nın 72/2. maddesinde; "İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilerek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.",İİK'nın 72/3. maddesinde; ''İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir'' hükmü yer almaktadır. HMK'nın 390/1 maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.", HMK'nın 390/3 maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'', HMK'nın 391/1 maddesinde; "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.Yapılan bu açıklamalar karşısında; dava, icra takibinden sonra açıldığından, maddenin açık lafzından da anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez, takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda öncelikle İİK hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu nedenlerden dolayı davacı vekillerinin satış dosyasındaki satış işlemlerinin durdurulması talebinin reddine, İİK 72/3 uyarınca alacağın %15'i tutarında teminat karşılığında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA karar verilmiştir." gerekçesiyle, davacı vekillerinin satış işlemlerinin durdurulması talebinin reddine, İİK 72/3 uyarınca alacağın %15'i tutarında teminat karşılığında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, dair karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı HMK'nun 389.maddesinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek hallerin açıklandığını, İİK 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilmeyeceğinin ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceğinin belirtildiğini, ancak borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebileceği düzenlenmesi ile ihtiyati tedbirin yasada, koruyucu önlem olarak var oluşu ile aleyhine ihtiyati tedbir talep edilenin ihtiyati tedbirin verilmesi nedeni ile uğrayacağı ve kanıtlayacağı zararların var olması ve yaklaşık ispat şartlarının bulunması gerektiğini, davacı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında, haklılık ve zararlarının ispatı noktasında somut deliller sunulamadığını ve yapılan tahkikat yargılamasında tamamen iddiaların asılsız bulunduğu dosya arasına alınan belge bulgu ve tanık anlatımları ile anlaşıldığını, dosyada bekletici mesele yapılan Savcılık dosyasında da kanıtlanmış bir delil elde edilemediğini, ayrıca davacı tarafından teminat tutarının da ödenmemesi nedeniyle itiraz duruşmasında ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış bulunduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken itirazlarının reddine dair kararın yanılgılı olduğunu, HMK'nın 393. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, ihtiyati tedbir kararlarının uygulanması, verildiği tarihten itibaren bir hafta içerisinde istenmek zorunda olduklarını, aksi halde bu yönde verilen ihtiyati tedbir kararı, dava açılmış olsa bile kendiliğinden kalkacağını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELLİLER VE GEREKÇE :Talep, davalının dini telkinleri ile verdiği güven neticesi müvekkilinden açığa imzalı boş senet aldığı bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemli davada icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulması talep edilmiştir. Mahkemece █████/2025 tarihli ara kararla, davacı vekilinin satış işlemlerinin durdurulmasına ilişkin talebinin reddine İİK 72/3 maddesi uyarınca alacağın %15'i tutarında teminat karşılığında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Davalının tedbir kararına itirazı üzerine mahkemece █████/2025 tarihli ek kararla, ihtiyati tedbirin yerinde olduğu, soruşturma dosyasının derdest olduğu, telafisi güç zararların doğma ihtimali bulunduğu kanaatiyle itirazın reddine karar verilmiştir.Davacı vekilince 2/7/2025 tarihli talep dilekçesi ile " Her ne kadar sayın mahkemece bu yönde yapmış olduğumuz tedbir talebimiz 15.06.2025 tarihi itibarı ile kabul edilmiş ise de müvekkilin teminat bedelini sağlayamamış olması nedeni ile sayın mahkemeye tedbir talebimizin tekrarlanması zorunluluğu doğmuştur." yeniden tedbiren ödemenin durdurulması talep edilmiş mahkemece kabul edilmiştir. Mahkemece verilen istinaf incelemesine konu █████/2025 tarihli tedbir kararının İİK 393/1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının verildiği tarihten itibaren 1 hafta içerisinde teminat yatırılmak suretiyle uygulanmasının talep edilmediği, bu haliyle tedbir kararının kendiliğinden kalktığı, davalı tarafın bu yöndeki istinaf başvuru talebi konusuz kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, İstinaf incelemesine konu █████/2025 tarihli tedbir kararının teminat yatırılmaması nedeniyle kendiliğinden kalktığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığınaDavalı tarafından istinaf başvurusu sırasında yatırılan harçların talep halinde kendisine iade edilmesine,Davalı tarafından yapılan İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,Karar tebliğ işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nun 362/1-f. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.