Anahtar kelimeler: Kalınan Özlük İçişleri Parasal İadesi Beşinci Yolunda Kararnamenin Hükmünde İstemi
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : ██████████
Karar No : █████████
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının ödenmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali, yoksun kalınan özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davalının İddialarının Özeti: Davacıya savunma istemi ile ilgili yapılan tebligat sürecinin hatalı değerlendirilerek iptal kararı verildiği, dava konusu olayda davacının savunma hakkını kullanması için gerekli tebligatın yapıldığı, ancak davacı adreste bulunamadığından tebligat sürecinin Tebligat Kanununun ilgili hükümlerine göre tamamlandığı, davanın esası açısından ise tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu iddia edilmektedir.
Davacının Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden; davacının █████/2018 tarihinde FETÖ/PDY silahlı örgütüne üye olmak suçlamasıyla tutuklandığı, bunun üzerine idare tarafından █████/2019 tarihli beş kişilik heyetçe "idari tahkikat raporu" hazırlandığı, raporun içeriğinde davacının... tarihinde ... Ceza İnfaz Kurumu ... Kapalı Cezaevinde tutuklu iken ... İlçe Jandarma Komutanlığınca FETÖ/PDY örgütüne üyeliği veya irtibat ve iltisakı olduğu iddiası ile ayrıntılı ifadesinin alındığı, raporun sonucunda ilgilinin 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/B maddesi gereği kamu görevinden çıkarılmasının önerildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesi E:... sayılı dosyası ile yargılanmasının devam ettiği anlaşılmıştır.
Davacı █████/2022 tarihli işlemle 375 sayılı KHK Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmış olup, yasal düzenleme gereği savunmasının alınması için idare tarafından tebligatın yapılmaya çalışıldığı, davacının █████/2022 tarihinde MERNİS adresinde de bulunmaması üzerine tebligatın muhtara teslim edildiğinin görüldüğü ve ayrıca dosya içeriğinde tebligatla ilgili sorunların yer aldığı tutanakların var olduğu görülmektedir.
Dairemiz kararı onama yönünde olmakla işlem tesis edilmeden önce savunma talep edilmemiş olması işlemin özelliğine yargılama safhalarına bakılmaksızın direkt iptal sebebi olarak değerlendirilmiştir.
Haklar toplumsal barışı ve düzeni sağlama dengesi gözetilmek suretiyle bireysel ve kamu hakkı arasındaki dengenin gözetilmesi ile var olup yasalarca korunmaktadır. Bu bağlamda somut olay düzleminde Savunma hakkı kavramı idare hukuku açısından değerlendirildiğinde tek yanlı işlem tesis etme yetkisine sahip idarelerin davacıdan kaynaklanan bir sebep ile aleyhe bir işlem tesis etmeden önce bilgisine başvurma(savunma) veya iddialara karşı haklı sebeplerin varlığının ileri sürülerek bu beyanların değerlendirilmesi ile idarenin işlem tesisinden vazgeçmesi ihtimalinin idarece değerlendirilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Geniş kapsamda savunma hakkı değerlendirildiğinde, kamu görevlisi aleyhine idare tarafından işlem tesis edilmesi halinde bu eylem ve işlemlere karşı kendisini korumak için yasal yollara başvurması veya yasal imkânlardan faydalanmasıdır. Diğer bir anlatımla idareye itirazda bulunma, yargı yoluna başvurmak, yargılama safhasında usul hükümleri doğrultusunda cevap verme açıklamalar yapma, duruşma talebi vs işlemlerle gerçekleştirilmek suretiyle kullanılabilmekle, zaman bakımından işlemden önce alınması gerekli olan savunmanın yargılama safhasında giderilmek suretiyle beklenen hukuki koruma ve faydanın gerçekleşmesi sağlanmış olmaktadır. Diğer anlatımla sonradan giderilebilecek eksiklik niteliğindedir.
Bu bağlamda davacının işlem tesisinden önce savunmasının alınması gerekli ise de, alınmaması bizatihi işlemi sakatlayan bir unsur olarak değerlendirilemeyecektir. Zira idare dava dilekçesinin tebliği ile işlemi geri alma, iptal etme hak ve yetkisine sahip olmakla dar anlamda savunmayı değerlendirmiş olacaktır. Diğer durumlarda yargılamanın usul hükümleri doğrultusunda gelişen sürecinde işleme yönelik hertürlü savunma yani maddi olayın gerçekliğine veya hukuka uygunluğuna dair iddia ve deliller taraflarca sunulabileceği gibi idari yargılama usulü kanunun re'sen araştırma ilkesi olarak tanımlanan 20. madde düzenlemesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir.“ hükmü doğrultusunda yargı yerlerince işlemin hukuka uygunluğu denetleneceğinden savunma ile sınırlı olmayan inceleme sonucu karar verilecektir.
Diğer yandan, Kamu hizmetlerinin devamlı ve sağlıklı bir şekilde yürütülmek zorunluluğu karşısında kamu menfaati ile kişi haklarının dengelenmesi adaletin gerekliliği olmakla savunma hakkının bizatihi belli bir zaman diliminde kullandırılmamış olması sebebiyle işlemin iptal edilmesi durumunda kamu hizmet ve güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi sonucunu doğuracak bir karar ortaya çıkacak olması kamu hak ve güvenliğinin korunmaması sonucunu doğuracaktır. Zira her hak gibi Savunma hakkı da , başkalarının haklarının ve güvenliğinin korunmasıyla dengelenmesi tarafsız yargılamanın bir gereğidir. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin uygulanmasında da işlemlerin tesisi ve yargı safhaları bütün olarak değerlendirilmek suretiyle usule aykırılıkların yargılamanın ileri aşamalarında giderilip giderilmediği gözetilmesi gerektiği yönündedir. (AİHM, bir aşamadaki kusurun sonraki bir aşamada telafi edilebileceğini belirtmektedir )
Dava konusu olayda da savunma hakkı “adil yargılanma hakkı” ilkesi doğrultusunda yargı safhasında kullanılmaya açık olmakla ve bu ilke “makul sürede yargılamanın sona erdirilmesini” de kapsamakla işlemin iptali yargılamayı zaman ve ekonomik açıdan zarara uğratacağı gibi hukuki bir yarar sağlamayacağından kararın bu yönü ile de esastan inceleme yapılmak üzere bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!