Anahtar kelimeler: Mühletin Mühlet Komiser Eklenecek Konkordato Konkordatodan İik Malvarlıklarının Yazildiği İla

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : █████/2025
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: İİK 286. maddesinde ve Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Yönetmeliğinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak hazırlanmış olması sebebi ile 287. maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, İİK 287/2 gereği Geçici Komiser tayini kararı verilmesini, davacı şirketin İİK nın 297/2. maddesinin doğrultusunda, malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına karar verilmesini, İİK. 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından, mühlet içinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın davacı şirket aleyhine her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini,geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: İİK 286. maddesinde ve Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Yönetmeliğinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak hazırlanmış olması sebebi ile 287. maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, İİK 287/2 gereği Geçici Komiser tayini kararı verilmesini, davacı şirketin İİK nın 297/2. maddesinin doğrultusunda, malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına karar verilmesini, İİK. 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından, mühlet içinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın davacı şirket aleyhine her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini,geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve Birleşen dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
Konkordato komiser heyeti tarafından ..... Ortaklığı A.Ş. Yönünden sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle: Şirket dosyasındaki verilerden, Şirket merkezi toplantısından ve tesis ziyaretinden elde edilen bilgiler ışığında şirketin faal olduğu ancak yükümlülüklerinin en önemli kısmını oluşturan .... projesinde inşaat faaliyetlerinin durmuş olduğu, şirketin konkordato projesi kapsamında sunmuş olduğu projeyle, tüm alacaklılarına borçlarını para olarak ödemeyi teklif ettiği, şirket kayıtlarına göre personel maaşlarının ödendiği, kamuya olan yükümlülüklerin yerine getirilmediği, şirketin mali verileri üzerinden yapılan inceleme sonucunda net işletme sermayesini kaybetmediği, 30.11.2024 tarihi itibariyle 20 kişi istihdam ettiği, satışlarının devam ettiği, elinde mevcut inşaat malzemesi stokları, yarı mamul, mamul ve ticari malı, arazi ve arsaları, binaları ve demirbaşları bulunduğunun görüldüğü, konkordato ön projesinin temel dayanağının dönem başı hazır değerlerin yanı sıra ticari faaliyetlerden elde edilecek kar, alacaklardan yapılacak tahsilat ve stoklardan sağlanacak kaynak olduğu, proje kaynaklarının tekrar gözden geçirilerek konkordato ön projesinin revize edilmesi gerektiği, şirketin 30.11.2024 tarihli kaydi değer bilançosunda, kaydi değer özkaynaklarının (+) 17.233.475.683,26 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, şirket tarafından hazırlanan 30.11.2024 tarihli rayiç değer bilançosunda şirketin rayiç değer özkaynaklarının (+) 12.469.847.255,32TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı; ancak rayiç değer bilanço değerlerinin heyet tarafından bilirkişi atamalarından sonra gelecek değerlere ve SPK'ya sunulan değerleme raporlarına göre yeniden hesaplanacağı, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olup olmadığının, heyet tarafından hazırlanacak rayiç değer bilançosunun ve revize konkordato ön projesinin değerlendirilmesinin sonucunda ortaya çıkabileceği belirtilmiştir.
Konkordato komiser heyeti tarafından ... Ortaklığı A.Ş. Yönünden sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle: Borçlu şirketin, SPK’ya kayıtlı Borsa İstanbul’da işlem gören bir Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı olarak faaliyet gösterdiği, şirket kayıtlarına göre personel maaşlarının ödendiği, kamuya olan yükümlülüklerin yerine getirilmediği, şirketin mali verileri üzerinden yapılan inceleme sonucunda net işletme sermayesini kaybetmediği, 05.02.2025 tarihi itibariyle 13 kişi istihdam ettiği, elinde mevcut stokları, yarı mamul, mamul ve ticari malı, arazi ve arsaları, binaları ve demirbaşları bulunduğunun görüldüğü, borçlunun 05.02.2025 tedbir tarihli kaydi değer bilançosunda öz kaynaklarının (+) 16.107.577.696 TL ile Borca Batık durumda olmadığı, işbu rapor tarihi itibariyle, konkordatoya talebinin gerekçesini oluşturan .... Projesi için Kat İrtifakının kurulamadığı ve proje sahasında inşaat faaliyetlerinin durmaya devam ettiği ve bu anlamda yeni bir gelişme kaydedilmediği, mali verilerin denetimi ile ilgili çalışmaların tamamlanması ve rayiç değerlemeye ilişkin bilirkişi raporlarının sunulması sonrasında projenin değerlendirmesinin yapılacağı ve konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşmayacağının bir sonraki raporlarımızda değerlendirilebileceği; buna göre, Borçlu şirketin de 21.04.2025 tarihli süre uzatım talebi de dikkate alınarak, geçici mühletinin iki ay uzatılmasının yerinde olacağı ancak çalışmaların daha önce tamamlanması halinde gecikmeksizin raporun sunulacağı belirtilmiştir.
Konkordato komiser heyeti tarafından ... Ortaklığı A.Ş. Yönünden sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle: Borçlunun 10.465.237.857 TL'lik rayiç stokları ve 742.089 TL'lik banka bakiyesi dışında, nakit ve nakit benzeri varlığının bulunmadığı, borçlunun 31.03.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda öz kaynaklarının (+) 15.838.920.044 TL ile Borca Batık durumda olmadığı, borçlunun 31.03.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda öz kaynaklarının (+) 17.085.192.446 TL ile Borca Batık durumda olmadığı, şirketin iflas halinde malvarlığı tutarının 15.643.528.718 TL olabileceği, ödeme teklifinin ise %30 faiz dahil 8.120.942.200 TL olarak hesaplandığı, bu duruma göre İİK m. 305/a uyarınca adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olmadığı, şirketin malvarlığı tutarının 23.332.070.061 TL olduğu, ödeme teklifinin ise %30 faiz dahil 8.120.942.200 TL olarak hesaplandığı, bu duruma göre İİK m. 305/b uyarınca ödeme teklifinin borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı, tüm hususlar dikkate alındığında konkordato ön projesinin revize edilmediği, İİK m. 305'de yer alan tasdik koşullarını taşımadığı, bu durumun HMK m. 114/1-h uyarınca dava şartlarından hukuki yarar koşulunu da sağlamadığı kanaatine varıldığı, davacı şirket hakkında kesin mühlet kararı verilmesinin uygun olmayacağı belirtilmiştir.
Konkordato komiser heyeti tarafından .... Otelcilik A.Ş. Yönünden sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle: Şirket dosyasındaki verilerden, Şirket merkezi toplantısından ve tesis ziyaretinden elde edilen bilgiler ışığında Şirket'in sadece kira gelirlerinin olduğu, işletme giderlerinin ilişkili firmaları tarafından karşılandığı, şirket kayıtlarına göre geçmiş dönemden ödenmeyen ücret borcunun olduğu, kamuya olan yükümlülüklerin yerine getirilmediği, şirketin mali verileri üzerinden yapılan inceleme sonucunda net işletme sermayesini kaybetmediği, 31.03.2025 tarihi itibariyle çalışanının olmadığı, mevcut inşaat stokları (mamul), arazi ve arsaları, binaları, taşıtları ve demirbaşları bulunduğunun görüldüğü, şirketin konkordato projesi kapsamında sunmuş olduğu projeyle borçlarını, 270.310.651,04 TL'den oluşan kısmını nakden, 230.482.447,70 TL tutarındaki kısmının ise 331 adet taşınmazın tapu devri yoluyla ayni ifa yoluyla ödemeyi teklif ettiği, şonkordato ön projesinin temel dayanağının, Para yönünden; 202.931.486,13 TL anapara borcu ve teklif edilen 67.379.164,91 TL faiz tutarını ödemek için, dönem başı hazır değerlerin yanı sıra faaliyetin devamı ile öngörülen kar, alacakların tahsili, avanslardan geri dönüş ve devreden katma değer vergisi olduğu, Ayni ifa yönünden; 230.482.447,70 TL taşınmaz karşılığı alınan avansın (ayni ifa) ödenmesi için 331 adet taşınmazın tapu devri olduğu, şirketin 31.03.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda, kaydi değer özkaynaklarının (+) 562.189.896,46 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, şirket tarafından hazırlanan 31.03.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda şirketin rayiç değer özkaynaklarının (+) 574.273.798,65 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı; ancak şirketin rayiç değer özkaynaklarının heyet tarafından bilirkişi atamalarından sonra gelecek değerlere ve SPK'ya sunulan değerleme raporlarına göre mühletin devamı halinde yeniden hesaplanacağı, konkordato borçlarının 230.482.447,70 TL tutarındaki kısmının ödenmesine konu 331 adet taşınmazın tapu devri yoluyla ifası bakımından, davacının bu taşınmazların devrine ait yetkiye ya da talep hakkına sahip olmadığı, bu taşınmazların .... AŞ'nin mülkiyetinde olduğu, ayrıca ayni ifaya konu 331 taşınmazın tamamının ... Projesinde bulunduğu, bu durumda davacı ... AŞ'nin borçlarının 230.482.447,70 TL tutarındaki kısmı bakımından konkordato ön projesinin başarısının .... AŞ'nin konkordato projesinin başarısına bağlı olduğu, davacının 230.482.447,70 TL tutarındaki borçları için bağımsız bir konkordato ön projesi sunmadığı, dosyada bulunan konkordato ön projesi kapsamında, projenin bu haliyle başarıya ulaşmasının kuvvetle muhtemel olmadığı belirtilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesine göre konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için talep edebileceği kolektif bir tasfiye biçimidir.
Düzenlemeden de anlaşılabileceği gibi konkordato mühleti verilmesinin ve dolayısıyla konkordatonun temel koşulu vadesi geldiği hâlde borçların ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin bulunmasıdır (İİK m.285). Borçlarını vadesinde ödeyebilecek olan borçlunun konkordato başvurusu kabul edilemez.
Meseleyi konkordatonun amacı çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimidir.
Alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatlerin hükümsüz olduğuna ilişkin kural bulunmaktadır.(İİK m.308/d). Bu düzenleme "alacaklılar arası eşitlik ilkesinin dayanağı olarak kabul edilmektedir. Bu ilkenin mevcudiyeti öğretide de tartışmasız kabul görmektedir (Postacıoğlu, İ. E.: Konkordato, İstanbul 1965, s.11; Kuru, s.3818; Üstündağ, S.: İflas Hukuku (İflas, Konkordato, İptal Davaları), 8.b., İstanbul 2009. s.261; Budak, A.C.: Öztek Konkordato Şerhi, Ankara 2018, m.308/d, n.2; Pekcanıtez, H./Erdönmez, G.: 7101 sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul 2018, s.159; Altay, S./Eskiocak, A.: Konkordato ve Yeniden Yapılandırma Hukuku, 5.b., İstanbul 2019, s.15, n.21; Akdeniz, M./Kayıhan, Ş.: Konkordato Hukuku El Kitabı, İstanbul 2019, s.21).
Alacaklılar arası eşitlik ilkesine göre kural olarak hiçbir alacaklı diğerinin zararına olarak öncelik ya da ayrıcalık elde edemez. Konkordato süreci alacaklılar arasında eşitlik ilkesine dayalı olarak yürütülür. Konkordatoda alacaklılar arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın benzer durumda bulunan bütün alacaklıları kapsayan adil ve dengeli bir ödeme planının ortaya konulması ve alacaklıların tatmin edilmesinde de aynı ilkeler gözetilmelidir.
Konkordatoda alacaklılar arası eşitlik ilkesi geçerlidir . Eşitlik ilkesini adi konkordato özelinde meselenin, “sınıfsal” değil; adi alacaklıların kendi içinde, borçlu nezdinde farklı hukuki ve ekonomik özellikler gösteren alacak “grupları” arasında olduğu görülmektedir.
Borçlu açısından bakıldığında ayrıcalık sağlama yasağı hem proje aşamasında hem de konkordatonun tasdikinden sonraki süreçte söz konusudur. Bu yolla oylamanın manipüle edilmesi suretiyle nisabın sağlanmasının önüne geçilmeye çalışılmıştır. Nitekim yasa koyucu gerek eşitlik ilkesinin korunması gerek diğer tasdik şartlarının sağlanması bağlamında mahkemeye, yetersiz gördüğü konkordato projesinin düzeltilmesini isteme yetkisini de vermiştir.
Mahkemenin gözeteceği ikinci ilke konkordatonun kötü niyetle sakatlanmamış olması halidir. Mahkeme henüz tasdik aşamasında kötüniyeti fark ettiğinde konkordatoyu tasdikten kaçınmalıdır.
Bir kısım alacakların, bunlar arasında bir denklik oluşturulmadan tenzil edilmesi açıkça eşitlik ilkesine aykırıdır. Yukarıda belirtir şeklinde formüle edilen konkordato projesi eşitlik ilkesine tamamen aykırı ve alacaklıları zararlandırıcı niteliktedir. (Aynı yönde Ankara BAM 23. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararının temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı İlamı)...''(Bknz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 11.11.2021 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı Kararı)
Vade konkordatosunda alacaklılar, borçluya, alacaklarının tamamen ödenmesi için bir vade verirler, yani alacaklarının ödenmesini belli bir süre ertelerler. Uygulamada nadir olarak rastlanan vade konkordatosu 2018 değişikliğine kadar İİK'da açık şekilde düzenlenmemiş, ancak 2018 değişikliği ile birlikte İİK'unda yer almıştır. Hemen belirtelim ki, vade konkordatosunda alacaklıların alacaklarını belli bir yüzdesinden feragat etmeleri söz konusu değildir; vade sonunda alacaklar, işlenmiş faizleri ile birlikte tam olarak ödenecektir. Bu açıdan bakıldığında borçluya vade tanıyan ve fakat belli bir tarihten, örneğin konkordato mühleti verilmesinden ya da konkordatonun tasdiki tarihinden itibaren faiz ödenmemesine yönelik olan bir konkordato teklifi, vade konkordatosu olmayıp, hem vade ve hem de tenzilat konkordatosu (karma konkordato) olarak nitelendirmek gerekir; bkz.bu yönde, Baki Kuru, iflas ve konkordato hukuku, Ankara 1971, s.405 dipnot 4; Süha Tanrıver /Adnan Deynekli, konkordatonun tasdiki, Ankara 1996, s.41.ancak İsviçre'de bazı yazarlar (Dominique Junod Moser/Louis Gaillard, Commenaire romand, Poursuite et faillite, edite par Louis Dalleves-Benedict Foex, Nicolas Jiandin, Basel 2005, m.314 no.8 s.1504), İsv.İİK m.297,f.7'ye (İİK m.294, f.3) yollama yaparak, tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde, mühletin verilmesi anında mevcut ana para ile işlemiş faizin belli vadelerde ödenmesini ve fakat mühletin verilmesinden itibaren faiz işlememesini öngören bir konkordato teklifinin vade konkordatosu olarak kabul edilmesi gerektiğini savunmaktadır...( Prof. Dr. Selçuk Öztek, Prof. Dr. Ali Cem Budak, Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel, Doç. Dr. Serdar Kale, Doç. Dr. Bilgehan Yeşilova- Yeni Konkordato Hukuku s.107 dipnot 3)''
Yeni hüküm, anlaşılabildiği kadarıyla İİK'nun sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması yönteminin uygulama alanını düzenleyen m.309/m'nin "muaccel para borçlarını ödeyemeyecek durumda olan veya mevcut ve alacakları borçlarını karşılamaya yetmeyen bu hallerden birine düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalması kuvvetle muhtemel olan bir sermaye şirketi veya kooperatif" şeklindeki hükümden esinlenerek düzenlenmiştir.
Madde, borç ödemeden aciz halini esas almış gibi görünmekte ise de aslında hem borç ödemeden aciz halini ve hem de borca batıklığı kapsamaktadır; bunu gerekçeden anlamak mümkündür.
Bu iki halde, bir de borçlunun borca batıklık veya borç ödemeden aciz haline düşme tehlikesi altında bulunması nedeniyle yakın tarihte muaccel olacak borçlarını ödeyememesinin kuvvetle muhtemel olması halini eklemelidir. Bu bağlamda İİK m. 285 f.1'in " Borçlarını ... vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu ... Konkordato talep edebilir. " şeklinde hükmünü geniş yoruma tabi tutmayıp, borçlunun yakın tarihte muaccel olacak borçlarını ödeyememesinin kuvvetle muhtemel olması ve bu borçların tahakkuk etmesi durumunda borca batıklık veya borç ödemeden aciz haline düşme tehlikesi altında bulunması şeklinde anlamak daha doğru olacaktır.
Madde de "tehlike altında bulunma" gibi bir ölçüte dayandırılan bu son hal, kesin olmayan bir durumun ispatını gerektirmektedir. Ama bu tür belirsiz yahut tespiti tam olarak mümkün olmayan durumların ispatı Türk Hukukuna yabancı değildir. ( Örneğin İİK m. 258, m.177 ). Bu çerçevede "yaklaşık ispat" la yetinmek doğru olacaktır.
Borçlunun borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunması halinin konkordatoya başvurma nedeni olarak kabul edilmesi aslında olumlu ve yerinde bir değişiklik olarak kabul edilebilir. Çünkü borç ödemeden aciz halinde veya borca batık durumda olan bir borçlu muhtemel bir iyileşme için artık çok geç kalmış olabilir. Önemli olan; borçlunun bu duruma düşmeden önce harekete geçebilmesinin sağlanmasıdır. Bu açıdan bakıldığında 7101 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik çağdaş eğilimlere uygundur.
Böyle olmakla birlikte, İİK m.305, f.1, b.(a) ve b.(b) deki hükümler nedeniyle tenzilat konkordatosu sadece borca batık borçluların başvurabileceği bir yol olarak telakki edilmelidir. Borca batık olmayan yani alacakları ve varlıkları borçlarını karşılayan bir borçlunun tenzilat konkordatosu teklif etmesi halinde bu teklif, bir taraftan teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması ( mal varlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme halinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflas yoluyla tasfiye halinde elde edilebilecek bedelden fazla olması ) ( İİK m.305,f.1 , b.(a)) şartı, diğer taraftan da teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları (mevcudu) ile orantılı olması ( İİK m. 305,f.1, b.(b)) şartı yerine gelmediğinden tasdik edilemeyecektir. Örneğin, alacak ve varlıkları borçlarını tamamını karşılayan bir borçlu tenzilat talep ederek yüzde doksan oranında ödeme yapmayı teklif ettiği takdirde, bu teklif borçlunun mevcudu ile orantılı olmadığından ve teklif anında borçlunun iflas etmesi halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktar teklif uyarınca ellerine geçecek tutardan fazla olduğundan reddedilmek gerekecektir.
Borçlunun mevcudu borçlarının tamamını karşılayabilecek durumda olmakla ve mevcudu oluşturan malların hiç olmazsa bir kısmının satılmasıyla vadesi gelmiş borçların ödenmesi imkan dahilinde bulunmakla birlikte, çeşitli nedenlerle malların o anda satılması mümkün olmayabilir. Böyle bir durumda borçlu, borçlarının yüzde yüzünü, yani tamamını ödemeyi ve alacaklılarından kendisine bir vade vermelerini teklif etmelidir. (vade konkordatosu) bu durumdaki borçlu borçlarında mutlaka indirim yapılmasını sağlamak istiyorsa, bir sermaye şirketi ve kooperatif olmak kaydıyla, borçların uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması (İİK m. 309/m vd) yöntemine başvurmalıdır.
Bu husus gerekçede şu şekilde işaret edilmiştir: "Borca batık olmamakla birlikte borç ödemeden aciz halinde bulunan bir borçlunun vade konkordatosu istemesi mümkündür. Diğer bir deyişle, mevcudu borçlarının tamamını ödeyebilecek durumda olan bir borçlunun mallarını o anda satarak vadesi gelmiş bütün borçlarını ödemesi mümkün değilse, o zaman borçlu borçlarını yüzde yüz, yani tamamen ödeme taahhüdünde bulunarak alacaklılardan kendisine bir mühlet verilmesini isteyebilir (vade konkordatosu). Bu durumdaki bir borçlunun normal olarak tenzilat konkordatosu isteyebilmesi mümkün olmamak gerekir, zira böyle bir teklif ödenmesi "teklif edilen meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartına uygun düşmez...".
Demek ki, İİK m.285,f.1'in, "borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. " şeklindeki hükmü, konkordatoya başvurma hallerini kanun koyucunun kastetmek istemediği kadar geniş anlamaya imkan verebilecek bir hüküm olarak tezahür etmektedir. Bu nedenle hüküm dikkatle yorumlanmalı ve borç ödemeden aciz halinde bulunmakla birlikte borca batık olmayan bir borçlunun tenzilat konkordatosu istemesi mümkün olmamalıdır; mevcudu borçlarının tamamını ödeyebilecek durumda olan böyle bir borçlunun ancak borçlarını yüzde yüz, yani tamamen ödeme taahhüdünde bulunarak alacaklılarından kendisine ödemek için bir süre verilmesini isteyebilmesine (vade konkordatosu) izin verilmelidir. Şu halde, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya bu şekilde borç ödemede aciz halinde olmamakla birlikte mali göstergelerinin seyri itibariyle yakın bir gelecekte ve kaçınılmaz olarak borçlarını vadesi gelince ödeyememe tehlikesi altında bulunan bir borçlu, mevcudu borçlarını karşılıyorsa ancak vade konkordatosu teklif edebilecektir.
Nitekim öğretide de bu hususa önemle işaret edilmektedir: "Konkordato mehiline hak kazanabilmek için, aktifin pasiften az olması, yani borçlu mevcudunun borcundan az olması ana kayidedir. Aksi halde talep redde mahkumdur... " ; " ... Borçlunun varlığının borçların yüzde yüzünü karşılayabilecek değerde olmasına karşın, vadesi gelmiş veya yakında gelecek borçlarının ödenmesi için malvarlığının kısa zamanda paraya çevrilmesi ve borçların ödenmesi mümkün değil ise, borçlunun vade konkordatosundan yararlandırılması gerektiği konusunda doktrinde görüş birliği vardır. ".
Şu halde malvarlığı borçlarını ödeyemeye yeten borçlu tenzilat konkordatosu talep edemeyecek olup, bu borçlunun teklif edebileceği konkordato türü ancak vade konkordatosu olabilecektir. Ama bu bağlamda borçlunun büyük bir hareket alanına sahip bulunduğu söylenemez: "... borçluya vade konkordatosu yoluyla da olsa, uzun yıllar faizden kurtulmasını sağlayacak biçimde konkordato bağıtlamak olanağının tanınamayacağı açıktır ... özelikle, yüksek tutarlı borçları kapsayan konkordatolarda, borçlunun çalışarak borçlarını ödemesi, uzun yıllara bağlıdır. Borçluya ... uzun ödeme süreleri sağlayan bir konkordatonun aktifin borçları tamamen karşıladığı durumlarda kabulü söz konusu olamaz ...bu gibi durumlarda, borçluya aktifini paraya çevirerek, borçlarını ödeyebilmesi için gerekli olan sürenin verilmesi daha makul olacağından, uzun ödeme süresini içeren faizsiz ödeme tekliflerinin kabulüne imkan yoktur..." Yargıtay'da aynı görüştedir, yani aktifi pasifinden fazla olan bir kişinin tenzilat konkordatosu isteyemeyeceğini kabul etmektedir...
Aktifi pasifinden fazla olan borçlunun önerdiği tenzilat konkordatosu kural olarak bir tek halde kabul görebilir ve o halde konkordatoya tabi bütün alacaklıların (oybirliğiyle) konkordato teklifini kabul etmeleridir. Ama prosedürün bu aşamaya kadar gelmesi mümkün olmayacaktır; çünkü mahkeme, aktifi pasifinden fazla olan borçlunun buna rağmen tenzilat konkordatosu istediğini tespit ederek, kesin mühlet kararı vermeyecektir..." (Prof. Dr. Selçuk Öztek - Prof. Dr. Ali Cem Budak - Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel - Doç. Dr. Serdar Kale Dç. Dr. Bilgehan Yeşilova - Yeni Konkordato Hukuku s:158,159,160,161,162,163,164,165,166,167,168,169 )
"...İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesine göre konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için talep edebileceği kolektif bir tasfiye biçimidir.
Düzenlemeden de anlaşılabileceği gibi konkordato mühleti verilmesinin ve dolayısıyla konkordatonun temel koşulu vadesi geldiği hâlde borçların ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin bulunmasıdır (İİK m.285). Borçlarını vadesinde ödeyebilecek olan borçlunun konkordato başvurusu kabul edilemez.
Esasen kısa vadeli borçların ödenememesi ya da ödenememesi tehlikesi konkordatoya başvuru için yeterli olmakla birlikte varlıkları borçlarının kat be kat üstünde olan borçlular için konkordatoya müracaat kabul edilemeyeceği yerleşik Yargıtay uygulaması halindedir (Yargıtay İİD. 01.10.1964 gün ve ██████████; bkz. Altay, S./Eskiocak, A.: Konkordato ve Yeniden Yapılandırma Hukuku, 5.b., İstanbul 2019, s.670).
Konkordatonun temel amacı borçların ödenmesi olmakla birlikte 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle borçlunun işletmesinin iyileşmesi de bir işlev olarak konkordatoya yüklenmiştir. Ancak bu işlev alacaklıların alacaklarının çeşitli yollarla yok edilmesi suretiyle borçlunun borçlarından kurtulması ve buna ek olarak işletmenin kalkındırması maksadıyla kullanılamaz. Borçlu alacaklılarına mümkün olan en yüksek tatmini sağlamak zorundadır.
Bu anlamda konkordatonun temel koşulu olarak ifade edilen vadesi geldiği hâlde borçların ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında en pratik ve doğru yolun, işletmenin cari oranı ile asit-test oranı başta olmak üzere likidite oranlarının değerlendirilmesidir. (bkz. Karakaş, C.F.: Borca Batık Olmayan Borçlunun Tenzilat Konkordatosu İstemi ve Seçenekli Konkordato Projesi, Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Dergisi, C.XVI, 2020/3, S.47, s.782 vd.).
İİK'nun 305.maddesinde tasdik koşulları düzenlenmiş olup, 305/a maddesinde adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme halinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflas yoluyla tasfiye halinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması, 305/b maddesi ise teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması koşulları aranmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça konkordato tasdik talep edilmiş ise de, davacı .... Ortaklığı Anonim Şirketi'nin iflası ve varlıklarının paraya çevrilmesi halinde sağlayabileceği kaynak 15.643.528.718 TL, rayiç değerlere göre borçları ise 6.246.878.614 TL olup, iflas halinde sağlanacak kaynak tutarından mühlet içinde doğan borçların ve imtiyazlı borçların mahsubu neticesinde borçlunun iflası halinde adi alacaklıların alacaklarına kavuşma oranı % 250,42'dir. Davacının konkordato talebinin gerekçesi ... projesinin tamamlanması olup, projede henüz kat irtifakı dahi kurulmadığı gibi, tüm arsa maliklerinin onayının alındığına dair somut belge sunulmamıştır. Borçlunun iflası halinde dahi alacaklıların alacaklarının tamamına kavuşması imkanı bulunmakta iken, bir başka deyişle konkordatonun alacaklılar bakımından borçlunun iflasına nazaran bir yararı bulunmamakta iken, davacının henüz başlamamış bir projenin mali yükünü alacaklılara tahmil etmesi, konkordato mühletinden faydalanmak istemesi hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olup hukuken korunması mümkün değildir. Belirtilen gerekçelerle şartları oluşmayan davacı .... Ortaklığı Anonim Şirketi'nin talebinin reddine karar verilmiştir.
Birleşen mahkememizin ... esas sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede; konkordato talep eden davacı ... Anonim Şirketi'nin projesinde yükümlülüklerinin 270.310.651,04 TL'den oluşan kısmını para borcu olarak, 230.482.447,70 TL'den oluşan kısmını ise 331 adet taşınmazın davacı ile satış sözleşmesi imzalamış kişilere tapu devri yapılmak suretiyle ödeneceği belirtilmektedir. Davacının projesine konu devretmeyi vaat ettiği taşınmazlar üzerinde birleşen dosya davacısının hukuken bir hakkı bulunmadığı gibi, bu taşınmazların asıl dava dosyasına konu ... projesine konu taşınmazlar olduğu, bir başka deyişle davacının projesinin başarısının asıl dava dosyasında henüz başlanmamış projenin başarıya ulaşmasına bağlı olduğu, davacının faaliyetinin devamı ile belirtilen kaynaklara ulaşmasının mümkün olmadığı, işletme giderlerinin dahi karşılanmadığı anlaşılmakla şartları oluşmayan konkordato talebinin reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN ASIL DAVANIN VE BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DAVANIN REDDİNE,
Davacı şirketler hakkındaki geçici mühletin kaldırılmasına, komiser heyetinin görevine son verilmesine, hükümle birlikte konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına,
1-Asıl davada alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
2-Birleşen davada alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacılar tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının ve iflas avansının hüküm kesinleştikten sonra davacılara iadesine,
Dair, davacılar vekilleri ile bir kısım müdahil vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.█████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!