Anahtar kelimeler: Durdurduğunu Satımdan Ödemediğini Yazildiği Bakirköy Bakırköy İlişki Devamına Takibi Faiziyle

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki neticesinde doğan alacağın mevcut olduğunu, davalı tarafın bu alacağı ödemediğini, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve icra takibin durdurduğunu, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına itirazın iptaline ve takibin devamına, 42.900,00 TL asıl alacağın icra takibinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yana yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara iştirak etmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptaline dairdir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne,
b-Esenler Vergi Dairesi'ne,
c- Merter Vergi Dairesi'ne müzekkereler yazılmıştır.
3-Mahkememizce dosyanın res'en seçilecek smm bilirkişiye tevdi edilerek tarafların ticari defterlerinin incelenmesi hususunda rapor düzenlenilmesine karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 42.900,00 TL alacaklı olduğu, iş bu alacağın davacı tarafın düzenlediği 118.034,00 TL tutarlı fatura ile davalı tarafın yaptığı 75.134,00 TL tutarlı ödemenin arasındaki farktan kaynaklandığı, Davalı tarafın dosya muhteviyatına ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 42.900,00 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla işlemiş faiz talep edebileceği,'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile taraflar arasında ticari alım satım ilişkisi olduğunu, davalının faturalara konu borcunu ödemediğini, başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini bu sebeple itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, davacının ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahibi lehine delil vasfı olduğu tespit edilmiş, davalı ise inceleme gününün tebliğine rağmen kesin süre içerisinde inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamıştır.
Davacının ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan faturaların davacı tarafından ticari defterine işlendiği, davacı tarafından davalıya toplam 8 tane ve meblağ olarak toplam 118.034,00-TL miktarında fatura kesildiği, davalı tarafından davacıya kısmi olarak 75.134,00-TL ödeme yapıldığı, davalının davacıya 42.900,00-TL borcunun kaldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından cari hesaba kaydedilen taraflar arasındaki faturaların Mahkememize delil olarak sunulduğu, teslime ilişkin imzaların faturaların üzerinde bulunduğu, davalı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 21/2. Maddesi gereğince yasal süresi içerisinde faturalara itiraz edildiğine dair bir delilin sunulmadığı bu suretle faturalara konu malların davalıya teslim edildiği ve faturalara yasal süresi içerisinde davalı tarafından itiraz ve iade edilmeyerek fatura içeriklerinin davacı lehine kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle aksini ispat yükünün davalı üzerine geçtiği, davacının malları teslim ettiğini ve alacağını ispatladığı gözetildiğinde borcun ödendiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı tarafından ticari defter ve kayıtların tebligata rağmen kesin süre içerisinde inceleme gününde hazır edilmediği, 6100 sayılı Kanun'un 220. Maddesinin 3. Fıkrası ve 222. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince davacının ticari defter ve kayıtlarının delil olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının aksini ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Nitekim Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"..ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ise ... Esas ve ... Karar sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Somut olayda, davalı müflis şirket kesin süreye rağmen, 2014 ve 2015 yılı ticari defter ve kayıtlarını sunmamıştır. Yukarıdaki Yargıtay kararında belirtildiği üzere mahkemece, HMK 220/3. madde gereğince, davalının sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunun kabul edebilmesi mümkündür. Bu durumda davacının sunduğu defter ve kayıtlara göre davacının cari hesap alacağı ve karşılıksız çıkan çeklerden dolayı 192.019,70 TL alacağı bulunduğunun kabul edilmesi gerekir."
Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler kapsamında 42.900,00-TL asıl alacak ve davacının avans faizi talebinin 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine uygun olduğu anlaşılmakla işleyecek faiz oranı yönünden davacının davasının kabulü ile davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Takibe konu alacağın faturaya dayalı ve likit olduğu görülmüş tazminat şartlarının oluştuğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 8.580‬,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
-Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında 42.900,00-TL asıl alacak ve işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 8.580‬,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.930,50-TL harçtan peşin alınan 518,13-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.412,37-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 518,13- TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 90,53-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 6.442,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!