Anahtar kelimeler: Vinç Yazma Ekte Satımdan Sunmuş Esaskarar Faturaya Sunulduğunu Gönderdiğini Nitekim

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Davalının icra takibine yapmış olduğu itiraz haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete verdiği vinç hizmeti karşılığında 27.12.2022, 31.12.202, 16.01.2023 tarihli faturaları düzenleyip, davalıya gönderdiğini, yasal süresi içerisinde davalı tarafından söz konusu faturalara itiraz edilmediğini,, nitekim faturaların içeriği kabul edilmediğini, faturaların ekte sunulduğunu, 27.12.2023 tarihli faturaya konu 145.467,52 TL, 31.12.2023 tarihli faturaya konu 103.999,34 TL, 16.01.2023 tarihli faturaya konu 40.650,05 TL müvekkile ödenmemiş olup taraflarınca Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emri, borçluya tebliğ edildiğini ve davalı borçlu, müvekkiline borcu olmadığını iddia ederek haksız itirazlarıyla takibin durmasına sebebiyet verdiğini davalının icra takibine yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olup tarafların ticari defter kayıtlarının, banka hesaplarının incelenmesiyle haklılığımız şüphesiz açığa çıkacağını, tüm bu nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmamış olduğu görülmüştür.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına itirazının iptalinin gerekip gerekmediği, davacının takipteki kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Davacının 2022-2023 yıllarına ait ticari defterleri incelenmek ve rapor aldırılmak üzere dosya SMMS bilirkişisine tevdii edilmiş, SMMS bilirkişisinin █████/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Takibe konu edilmeyen faturaların ödenmesine ilişkin kısmi ödemeler yapıldığı, fakat takibe konu edilen faturaların ödenmesine ait herhangi bir ödeme bilgisinin mevcut olmadığı ve herhangi bir muhasebe/yevmiye kaydının olmadığı, ticari defter kayıtlarında davalı tarafından alacağı mahsuben alınan █████/2023 vadeli 250.000,00 TL tutarlı çekin █████/2023 tarihinde iade edildiğine dair muhasebe /yevmiye kaydının olduğu, ticari defter kayıtlarında davalı taraftan alacağa mahsuben alınan █████/2023 vadeli 250.000,00 TL tutarlı çekin █████/2023 tarihinde iade edildiğine dair muhasebe/yevmiye kaydının olduğu, tüm tespitler ve değerlendirmeler doğrultusunda davalı tarafın davacı tarafa 1.059.187,76 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, 2023 yılı ticari defterleri muavin hesap dökümlerinde görünen bakiye tutarının mevcut olduğu rapor edilmiştir.
Dava, iddiaya göre faturalara konu hizmetin verilmiş olmasına rağmen bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin █████/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın █████/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan söz konusu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, davacı taraf defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen raporda; Takibe konu edilmeyen faturaların ödenmesine ilişkin kısmi ödemeler yapıldığı, fakat takibe konu edilen faturaların ödenmesine ait herhangi bir ödeme bilgisinin mevcut olmadığı ve herhangi bir muhasebe/yevmiye kaydının olmadığı, ticari defter kayıtlarında davalı tarafından alacağı mahsuben alınan █████/2023 vadeli 250.000,00 TL tutarlı çekin █████/2023 tarihinde iade edildiğine dair muhasebe /yevmiye kaydının olduğu, ticari defter kayıtlarında davalı taraftan alacağa mahsuben alınan █████/2023 vadeli 250.000,00 TL tutarlı çekin █████/2023 tarihinde iade edildiğine dair muhasebe/yevmiye kaydının olduğu, tüm tespitler ve değerlendirmeler doğrultusunda davalı tarafın davacı tarafa 1.059.187,76 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, 2023 yılı ticari defterleri muavin hesap dökümlerinde görünen bakiye tutarının mevcut olduğu, bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin/malın verildiğinin ispatlandığı değerlendirilmiştir.
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak davalı/borçlunun icra takibinden önce 6098 Sayılı TBK'nın 117. Maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığı görülmekle takibe 290.116,91 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faiz üzerinden devam olunmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 290.116,91 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen 290.116,91TL'nin %20'si oranında hesaplanan 58.023,38TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 19.817,89 -TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 3.747,32-TL peşin harç ve 1.551,37-TL icra harcının mahsubu ile bakiye 14.519,69-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 3.747,32-TL peşin harç ve 1.551,37 TL icra harcı olmak üzere toplamda 5.568,54-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 -TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (290.116,██████.273,07) hesaplanan 2.917,32-TL'sinin davalıdan alınarak, 202,68- TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından karşılanan 80,00-TL posta ve tebligat gideri, 2.200,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 38,40-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 2.318,40-TL nin haklılık oranına göre (290.116,██████.273,07) 2.167,79-TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 46.418,71TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren davalı yönünden iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere, davacı yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!