Anahtar kelimeler: Yazlık Mevkiindeki Ailesine Evin Bedele Borcun İsimli Borcu Kesinlik Şartı
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, ... ... isimli şirkete olan borcu nedeniyle bu borcun kapatılması karşılığında, müvekkilinin ailesine ait ... ... mevkiindeki arsa ile ...'da bulunan yazlık evin ...'a satış gösterilmesi karşılığında anlaşıldığını ve davalılarca ... ...'e ödenen 1.000.000,00 $ bedele karşılık taraflar arasında yapılan 12.04.2012 tarihli sözleşme gereğince, davalılara ödenen bedel için ödeme planı hazırlandığını ve bu bedel ödendikten sonra satış gösterilen arsa ve evin müvekkiline veya ailesine iade edileceğinin ve bu bedele ayrıca %8,5 oranında faiz uygulanmasının kararlaştırıldığını, ödemeden sonra müvekkilinin onayı ile taşınmazların ... ...'e devredildiğini ve ayrıca arsanın devri sırasında elektrik direklerinin kaldırılması için 80.000,00 TL'lik senedin davalı ... tarafından müvekkilinden alındığını, Aralık 2012'de ...'daki arsaya iyi fiyatla alıcı bulunduğunu, ancak davalıların borcun tamamının defaten ödenmesi talebinin çaresizlikle kabul edildiğini, müvekkili ve ailesinin arsanın satılması üzerine 14.02.2013 tarihinde 150.000,00 $ karşılığı Türk Lirasının davalı ...'a elden verilmek üzere toplam 2.000.000 TL ve 150.000,00 $ karşılığı TL'nin tanıklar huzurunda davalı ...'a ödendiğini, o tarihkeki döviz kuru hesaplandığında 1.275.000,00 USD'nin davalı ... ailesine ödendiğini, bu hesaptan ayrık olarak ... .... hesabına yollanması için anlaşmada yazdığı üzere 65.000,00 USD karşılığı TL'nin 15.02.2013 tarihinde ödendiğini, aynı gün bu meblağın ... tarafından ... ... hesabına yollandığını, 24.000,00 TL tapu harcının da arsa satışı sırasında taraflarınca bankaya yatırıldığını, bu arada Mart 2014 'de ...'teki taşınmazın satışından doğan gelir vergisi borcu olduğunun belirtilmesi üzerine müvekkilinden talep edilen 85.000,00 TL nin de davalılara ödendiğini ve davalılara borcun ödenmesi üzerine ...'daki evin müvekkiline iadesinin istendiğini, ancak davalı ...'a elden ödenen 800.000,00 TL nin bankaya yatırılmadığı ve bu paranın bankada kasada saklanması halinde getireceği banka faizinin davalılara ödenmemesi halinde tapunun verilmeyeceğinin ve adadaki evin satılacağının müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin bankaya bizzat götürülerek kasanın gösterildiğini, ancak davalı ... ile İSKİ'den gelen para alışverişinden doğduğu söylenen 315.000,00 USD tutarındaki faizin, müvekkili ve ailesine çaresizlikten borçlandırıldığını, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığı için evin satın işlemlerinin devam ettiği ve satış aşamasında bulunan para nedeniyle hesaplanan faiz tutarı 315.000,00 USD'nin ödenmesi halinde evin tapusunun verileceğinin söylendiğini, müvekkili tarafından 310.000,00 USD'nin defaten ve istek üzerine banka havalesi ile davalılara ödendiğini, 10,000'er USD'lik 4 adet senedin ... tarafından, müvekkilinin ödeme kabiliyeti olmadığının öne sürülerek eşi ... borçlandırılarak takside bölündüğünü, anlaşmadan kaynaklı 14.02.2013 tarihinde yapılan ... ... ödemesi hariç, 1.273.595 USD'dan, yapılan erken ödemeden dolayı %8,5 'dan altı aylık faiz tutan 42.500,00 $, ...'deki arsanın kendilerine devri aşamasında alım satım harcı için yardım amaçlı taraflarınca alınan 25.000,00- TL karşılığı 14.000-USD, ..., ... ... ve ...'a olan borç karşılığı 1.150.000-USD çıkarıldığında, Şubat 2013 tarihinde yapılan ödeme ile 67.095,00 $ fazla ödeme yapıldığını, ...'da evin satışını önlemek için anlaşmaya aykırı olarak istenen ve müvekkili tarafından ödenmek zorunda kaldığı faiz miktarının 310.000,00 USD'nin havale ile 10.000'er USD'lik dört adet ödenmiş senet karşılığı 40.000,00 USD toplamı 350.000,00 USD ödeme yapıldığını, müvekkilinden tahsil edilen 85.000,00 TL vergi bedelinin ödenip ödenmediğinin bilinmediğini, alacaklarından 6 aylık 42.500,00 USD faiz borcunun mahsup edildiğini ve her ne kadar taraflarıyla kira sözleşmesi yapılmış olmasına rağmen tüm vergilerin müvekkilince ödendiğini ileri sürerek; itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacının iddia ettiği alacağın varlığını ispat etmesi gerektiğini, davacının icra takibinde 67.095,00 ABD doları sebepsiz yere fazla tahsil edilen para, fazla ödeme yapıldığını, 310.000,00 ABD doları faiz adı altında fazla tahsil edilen para, 85.000,00 TLvergi borcu altında sebepsiz tahsil edilen para, 40.000,00 ABD doları faiz adı altında sebepsiz tahsil edilen para şeklinde borcun sebebine ilişkin açıklama yaptığını ve dava dilekçesinde ise icra takibinde gösterilen alacak rakamlarını temellendirebilmek için zorlama yapıldığı anlaşılan hesaplama ve iddiaların yer aldığını, davacının, ...'teki taşınmazı müvekkili ... tarafından satılan 3. kişiyi kendisinin bulduğunu, taşınmazın 3.kişiye satıldığını ve ...'da bulunan taşınmazın ise yine eşi ... ...'ye satıldığını ifade ettiğini, taşınmazların devrinin müvekkillerinden istenmemesinin de, devir işleminin kendisi tarafından istendiğini gösterdiğini, taraflar arasında borcun erken ödenmesi halinde faiz indirimi yapılacağına ilişkin yazılı bir anlaşma bulunmadığını, davacının varlığını ileri sürdüğü e-mail yazısında alım satım harç tutarlarının kendisi tarafından ödeneceğinin yer aldığı ve bu nedenle 67.095,00 ABD doları tahsili talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, ...'da bulunan taşınmazın davacının eşi ... ...'ye satışına ilişkin resmi senette 20.08.2014 tarihinden başlamak üzere, 20.09.2014- 20.11,2014 ve 20.12.2014 tarihli 10.000'er ABD dolarlık senedin satış karşılığı teslim edildiğinin belirtildiğini, bu miktarların faiz karşılığı alındığının davacının ispat etmesi gerektiğini, ayrıca 310.000,00 ABD dolarının da faiz karşılığı değil satış karşılığı ödendiğini ve aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davanın alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali davası olduğunu, müvekkillerine resmi ödemeler dışında bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapmış ise bunu yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini ve davacının, davalılarda güven oluşturarak amacına ulaştıktan sonra güvene aykırı davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli kararıyla; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli kararıyla; hesaplama tarzından ve dosyaya ibraz edilen belgelerden "eski borç" olarak beyan edilen borcun neye ilişkin olduğu ve miktarı konusunda bir açıklık bulunmadığı, bu hususun taraflara açıklatılmasının uyuşmazlığın çözümü yönünden gerekli olduğu, bu sebeplerle bu konuda ve makbuz olarak sunulan belge içerikleri ve imzalar yönünden, tarafların isticvap edilmeleri gerektiği, 85.000,00 TL'lik talep yönünden, bu paranın ...'teki taşınmazın satışı sebebiyle doğan gelir vergisi borcu olarak davalılara ödendiği, anlaşmaya göre tüm masrafların davacıya ait olacağı kabul edildiğinden, bu borcun hukuken sorumlusunun kim veya kimler olduğu, bu paranın vergi dairesine ödenip ödenmemesinin kim veya kimleri sorumluluk altına sokacağı, sözleşme hükümleri de değerlendirilerek, davacının bu hususta yaptığı ödemeyi talep imkanının olup olmadığının da mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, davacının elden ödendiği iddia edilen belgesiz tutarlarla ilgili olarak, bu miktarlar yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) ispata ilişkin hükümlerinin ve ibraz edilen delillerin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın kaldırılmasıyla, yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça davalıya davaya konu borç sebebiyle 676.742,61 USD, 310.000,00 USD, 40.000,00 USD, 65.000,00 USD ve 85.000,00 USD olmak üzere toplamda 1.176.742,61 USD ödeme yapıldığı sabit olmakla, bu bedellerin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak tahsil edildiği hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı, 15.07.2014 tarihli ibra maili neticesinde ibralaşmanın sağlandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; isticvap edildiği halde geçerli bir mazeret olmaksızın gelmeyen davalılar yönünden isticvap davetiyesinde sorulan soruları ikrar ettiklerinin kabulü ile duruşmaya katılan davalının beyanları da nazara alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken, hatalı değerlendirme ile hüküm tesis edilmiş olduğunu, davalıların dava görülürken sonradan ortaya attıkları "eski borç" ve buna dayanan alacakları var ise bunu kendilerinin ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin samimi bir şekilde olayların nasıl geliştiğini, en küçük ayrıntısına kadar mahkeme huzurunda anlattığını, müvekkilinden fazla tahsil ettikleri 310.000,00 USD, 40.000,00 USD, 85.000 TL vergi borcu, ödeyeceğiz diye aldıkları ancak ödemedikleri paranın, davalılar tarafından sonradan ortaya atılan " eski borca" istinaden alındı ise taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkilinin ödemesi gereken gerçek borç 1.250.000,00 USD'nin eksik mi ödenmiş olacağını, eksik ödeme olması halinde tapu devirlerini, tekrar müvekkili ve ailesine yapmayacaklarına göre "eski borç" sözünün, müvekkilinden fazla tahsil edilen paraları meşrulaştırmak, müvekkilinden tahsil ederek inkar ettikleri elden ödenen meblağları gizlemek için uydurulmuş bir durum olduğunun ortaya çıktığını, dosyada bulunan ... ... ve çalışanları ... ... ile yapılan mail yazışmaları, .. ... ile müvekkili arasında yapılan mesajlaşmaların ekran görüntülerinden birinde ....'ın müvekkiline “ bloke çek tapu bedeli için, benim ve babamın diğer alacakları ise 2.000.000 TL ve 150.000 USD “ yazılı olduğu, bir mailde davalıların müvekkilinden fazla para tahsil ettiklerini, müvekkili tarafından ... ...’a ödenen 800.000,00 TL'nin faizinin istendiğinin görüldüğünü, yapılan tüm bu ödemeler toplandığında sözleşme dışı müvekkilinden çeşitle bahaneler ile fazla tahsil edilen paralar olduğunun ortaya çıktığını, savcılık soruşturma dosyasındaki beyanlar ile eldeki davadaki beyanlar arasında da fark bulunduğunu, yerel mahkemenin, tarafların arasındaki anlaşmaya göre, tüm masrafların davacıya ait olacağı taraflarca kabul edildiğinden davacı tarafça ödenen taşınmaz satışıyla doğan 85.000,00 TL gelir vergisini, davacının talep imkanının bulunmadığı gerekçesiyle, bu talebi reddettiğini, ancak müvekkili tarafından vergi borcu için verilen bu 85.000,00 TL'nin davalılar tarafından vergi borcu olarak ödenmediğini, yani bu bedelin davalıların uhdesinde kaldığını, duruşmada dinlenen tanıkların önceki beyanlarına açıklık getirdiklerini, çelişki bulunmadığını, ayrıca 30.03.2016 tarihli dilekçe ekinde sunulan belgelerden birisinin de mahkemece duruşmada tanığa gösterilen ve imzasını ...'in ikrar ettiği belge olup, bu belgede de açıkca ödenen paralar ve çekler ile ilgili açıklamalar bulunduğunu, diğer yandan, mahkemece davalılar lehine hükmolunan vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, zira dava değerinde bir değişiklik olmadığını, uygulanan tarifenin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine aykırı olarak, davacıdan inanç konusu malların iadesi bakımından fazla tahsilat yapıldığına dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, dosyada mevcut yazışma içerikleri ve belgeler dikkate alındığında davalılardan ... dışındaki davalıların isticvabından vazgeçilmesine ilişkin gerekçenin yeterli ve yerinde olduğu, davacının isticvabında eski borç ilişkisini kabul ettiği, davacının elden ödediğini iddia ettiği 1.190.000,00 TL yönünden yazılı belge sunmadığı, davacıdan taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak fazla para tahsil edildiği iddiasının ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!