Anahtar kelimeler: Maske Doların Heyetimizce Tanesi Dolarını Dolar Cerrahi Makinesi Makine Yazildiği

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ...VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte davanın yapılan açık yargılaması sonunda,HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:TALEP :Davacı vekili █████/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında düzenlenen █████/2020 tarihli sözleşme ile davalı şirketten tanesi 50.000 dolar olmak üzere 5 adet cerrahi maske makinesi alımı hususundan anlaşma yapıldığını, sözleşme gereğince toplam makine bedeli olan 250.000 doların 70.000 dolarını ön ödeme, sonra 105.000 dolar ara ödeme son olarak kalan 75.000 doların da son ödeme şeklinde ödenmesine karar verildiğini, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca █████/2020 tarihinde 60.000 dolarlık ön ödeme yaptığını ön ödemeden kalan 10.000 dolarında en yakın sürede ödeneceği hususunda davalı tarafa mail yoluyla bildirim yapıldığını, davalı tarafın da bunu kabul ederek makine imalatına başladığının müvekkili şirkete bildirildiğini ancak davalı tarafın █████/2020 tarihinde müvekkili şirkete ihtarname göndererek ön ödemeden kalan 10.000 dolar ve ara ödeme olan 105.000 doların 7 gün içinde ödenmesine aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin müvekkili şirkete bildirildiğini, taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanarak sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedellerin taksitler halinde davalı tarafa ödendiğini, taraflar arasında yapılan █████/2020 tarihli ek sözleşme ile makinelerin teslimat sürelerinin uzatılarak yeni teslimat tarihinin █████/2020 tarihi olarak belirlendiğini, gelinen aşamada müvekkilinin toplamda 200.000 dolar ödeme yaptığını, sözleşme gereğince ödenmesi gereken kalan 50.000 dolarlık son ödemenin de makinelerin test edilerek teslim edilmesinden sonra ödenmesine karar verildiğini, davalı tarafça makinelerin hazır olduğunun bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından makinelerin test edilerek teslim edilmesinin talep edildiğini ancak davalı tarafın bu taleplerine bir yanıt vermediğini, taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde █████/2020 tarihli ikinci ek sözleşme ile makinelerin teslimat tarihinin en geç █████/2020 olarak belirlendiğini, müvekkilce makinelerin test edilmesi taleplerine davalı tarafça ... isimli şirket temsilcisinin makineleri test ettiğinin bildirildiğini ancak müvekkili şirketin bu isimle bir çalışanı veya temsilcisinin bulunmadığını, makineleri test ettiği iddia edilen ... isimli üçüncü şahsın müvekkili şirketle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davalı tarafın sorumluluğu müvekkili şirket üzerine yıkma çabasında olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenmesine rağmen davaya konu makinelerin ... sertifikalarının olmadığını, makinelerin müvekkili şirkete çalışır ve test edildiği iddiasıyla teslim edilmeye çalışıldığını, 3. ek sözleşme ile gerekli testlerin yapılarak makinelerin █████/2020 tarihinde müvekkili şirkete teslim edilmesi teklifinin davalı tarafça kabul edilmediğini ve makinelerin bu haliyle teslim alınarak son ödemenin yapılmasını talep edildiğini, davalı tarafın sözleşme gereğince edimini yerine getirmediğini, müvekkili şirketin edimlerini yerine getirerek ödemeleri yaptığını ancak makineleri teslim alamadığını, makineleri teslim alamayan müvekkili şirketin cerrahi maske üretimi yapamayarak pazar payından mahrum kaldığını ve büyük zararlara uğradığını, müvekkili şirketin davalı tarafın edimini ifa edememesi, makineleri teslim edememesi ve ödenen bedelin iade edilmemesi sebebiyle ülkesi olan Rusya kanunları uyarınca gümrük cezası aldığını ve 805.749 Ruble cezası ödemek durumunda kaldığını, ayrıca çıkan dövizin ülkeye geri kazanılmaması nedeniyle 1.611.498 Ruble idari para cezası ödemek durumunda kaldığını, müvekkili şirketin çıkan döviz miktarının geri kazanılmaması durumunun devam etmesi halinde yine idari para cezalarıyla da karşı karşıya kalacağını beyanla öncelikle müvekkilinin alacağının teminatsız olması, davalı tarafın çok uzun zamandır ödeme yapmaması, sebepsiz zenginleştiği halde iyi niyet göstermeyerek parayı uhdesinde tutması, mal kaçırma girişiminde olması nedenleriyle muaccel ve teminatsız alacaklarının tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilerek alacaklarını karşılayabilecek derecede davalı şirketin taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, sözleşmenin haklı sebeplerle feshi sebebiyle müvekkilce ödenen 200.000 doların uygulanan en yüksek faiz oranı işletilerek müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili █████/2022 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın cevap dilekçesindeki beyanlardan aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, davalı tarafın cevap dilekçesi ile makinelerin teslim edilmediğinin ikrar edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin de kabul edildiğini, makine testlerine katıldığı ve müvekkili şirket temsilcisi olduğu iddia edilen kişilerin müvekkili şirketle ilgilerinin bulunmadığını, bu durumu davalı şirketin sorgulaması ve müvekkili şirket ile iletişime geçmesi gerektiğini, davalı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmayarak bu durumu sorgulamadığını, Konya ilinde kurulduğu iddia edilen şirketle ilgili müvekkili şirketin böyle bir girişimi ve talebi olmadığını, bu durumun araştırılması halinde müvekkili şirket adına kurulmuş bir şirket olmadığının tespit edilebileceğini, davalı şirketin makine teslimi yapılmadan fatura kesilemeyeceği iddiasına karşılık olarak da teslim edildiği iddia edilen 1 makinenin teslim edilmesine rağmen faturasının kesilmediğini bu durumun davalı tarafın çelişkili beyanlarına delil olduğunu, makinelerin çalışır olduğu ve testlerinin yapıldığına ilişkin iddialarında sözleşme gereğince müvekkili şirkete gerekli belgeler sunulmak suretiyle ispat edilemediğini beyanla dava dilekçelerindeki talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili █████/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda iş bu dava miktarını ıslah ettiklerini, ıslah talepleri ile sözleşmenin haklı sebeple feshi sebebiyle sözleşme bedeli olarak davalı tarafa ödenen 199.980,00 dolardan; 28.855,00 dolarının dava tarihinden itibaren işleyecek dövize uygulanan en yüksek faiz ile, kalan 171.125,00 doların ıslah tarihinden itibaren işleyecek dövize uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili █████/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, sözleşme gereğince teslim edilmesi gereken makinelerden bir tanesinin █████/2020 tarihinde davacı şirkete teslim edildiğini, kalan 4 makineninde hazır olduğu ve teslim alınmasının davacı tarafa ihtar edildiğini, müvekkili şirketin gerekli testleri yaptığını ve bu durumu video kaydı ile davacı tarafa talebi doğrultusunda gönderildiğini, makine testlerini yapan davacı şirket temsilcisinin de test aşamalarında bulunduğunu, davacı tarafın makine teslimatı ve kalan bedelin ödemesinin uzatılmasına yönelik olarak üçüncü kez yapmış olduğu sözleşme talebinin, makinelerin hazır olması, teslim edilebilir durumda olması, yeniden süreye gerek olmaması nedenleriyle müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, ancak makinelerin davacı tarafça teslim alınmaktan kaçınıldığını, davacı tarafın asıl amacının ilk makine teslimi olan █████/2020 tarihinden sonra maske üretimi cazibesinin kaybolması, maske fiyatlarının düşmesi nedeniyle kalan 4 makineyi teslim almaktan kaçınma çabası olduğunu, hatta davacı tarafın makineleri ülkeleri Rusya'ya götürmek yerine Konya ilinde şirket kurmak ve üretim yapmak için müvekkili şirketten yardım talep edildiğini, müvekkili şirketin davacı şirkete yardımcı olduğunu ve adres belirlenerek vergi levhası açılışı yapıldığını, davacı şirketçe yapılan ödemelerin sürekli gecikmeli ve taksitler halinde yapıldığını ve bu durumunda sözleşmeye aykırı olduğunu, sözleşme hükümlerine göre makinelerin Konya ilinde teslim edilmesine karar verildiğini ancak hazır olan makinelerin davacı tarafça teslim alınmaktan kaçınıldığını, davacı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmadığını beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili █████/2022 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçelerinde anlatıldığı üzere makinelerden bir tanesinin davacı tarafa tesliminin yapıldığını ve kalan 4 makinenin de teslime hazır olduğunu, davacının sözleşme gereğince Konya ilinde teslim alması gerekilen makinelerin davacı tarafça teslim alınmadığını, davacı tarafın kendi kusur durumunu müvekkili şirkete yıkma çabasında olduğunu, bu durumdan menfaat elde etme çabasında olduğunu, ilk makine tesliminden sonra piyasadaki maske fiyatının düşmesinden kaynaklı olarak davacı tarafın makineleri teslim almaktan kaçınma çabasında olduğunu, davacı tarafın talebi doğrultusunda Konya ilinde şirket kurmak için adres belirlenerek vergi levhası açılışı olduğunu, bununla ilgili olarak müvekkili şirket muhasebe çalışanı olan ...'in tanık olarak dinlenilebileceğini, vergi levhası işlemleriyle bu kişinin ilgilendiğini, şirketin de davacı şirket temsilcisi olan ... tarafından kurulduğunu, kurulan şirketin isminin de ... Ltd. Şti. olduğunu, ilgili kurumlardan bu durumun araştırması halinde kurulan şirket bilgilerine ulaşılabileceğini, ilk makine tesliminden sonra fatura düzenlenmediği iddiasına yönelik olarak bu durumun davacı tarafın talebi olduğunu ve tüm makinelerin tesliminden sonra fatura düzenlenmesinin kararlaştırıldığını, davacı tarafın sorumluluğunu yerine getirmeyerek makinelerin teslim almadığını beyanla cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce, Selçuk Vergi Dairesinden ... Ltd. Şti.ne ilişkin bilgi ve belgeler, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı şirketin ticari sicil kayıtları celp edilmiş, davalı tarafın beyan ve dilekçelerinde geçen ... ve ... isimli kişilerin davacı şirket çalışanı olup olmadığı hususunda yurt dışı adli makamlarına talimat yazılarak talimata ilişkin belgeler tercüman bilirkişine tercüme ettirilmiş, makine mühendisi bilirkişi refakatinde mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak muhasebe uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, davalı tanıkları mahkememizce dinlenmiştir. Mahkememizce mahallinde keşif yapılarak makine mühendisi bilirkişi tarafından sunulan █████/2023 tarihli raporda özetle;"... Dava konusu Koruyucu Maske İmalatı makineleri keşif tarihinde ve yerinde görülememiştir.Ancak dava konusu olan ve davalı tarafından çekilip davacıya gönderildiği anlaşılan ve davacı tarafından dosyaya sunulan CD içerisindeki video kaydının içeriğinde gösterilen makinelerin Koruyucu Maske İmalat Makineleri olduğu tespit edilmiştir. Ancak keşif esnasında makineler görülememiştir..." kanaatleri bildirilmiştir. Muhasebe uzmanı bilirkişi tarafından sunulan █████/2023 tarihli raporda özetle; "...1-Davalı firma ticari defterlerine göre, davacı firmaya ait herhangi bir kayıtlı işlem tespit edilememiştir. İncelenen banka hesap ekstresine göre; davacı firmanın, davalı firma banka hesabına toplam 199.980,00 USD gönderdiği tespit edilmiştir. Takdir sayın mahkemenindir. 2-Yeminli Tercüman ... tarafından tercümesi yapılan ve İstanbul . Noterliği tarafından ... yevmiye no ile 24.03.2023 tarihinde tasdik edilmiş olan, taşeron sözleşmelere göre hesap analizi başlıklı belgede davalı firmanın, davacı firmaya 200.000,00 USD borçlu olduğu görülmüştür. Takdir sayın mahkemenindir.Dolayısı ile davacı firma ticari defterlerine göre, davacı firmanın, davalı firmadan 200.000,00 USD alacaklı olduğu, davah firma ticari defterlerine göre, davalı firma ile ilgili herhangi bir kayıtlı işlem olmadığı, ancak, incelenen banka hesap ekstresine göre; davacı firmanın, davalı firma banka hesabına toplam 199,980,00 USD gönderdiği tespit edilmiştir..." kanaatleri bildirilmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ, , DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesi kapsamında davacı iş sahibi tarafından ödenen eser bedelinin davalı yükleniciden iadesi istemine ilişkindir. Dava taraflarınca imza altına alınan bir örneği dosyaya sunulu █████/2020 tarihli sözleşme ile, tanesi 50.000USD'den olmak üzere beş adet koruyucu maske üretim hattının (makinesinin) toplam 250.000USD karşılığında sözleşmenin akdedildiği tarihten itibaren 30 takvim günü içerisinde davalı yüklenici şirket tarafından imal edilerek davacı iş sahibi şirkete tesliminin kararlaştırıldığı, bilahare taraflar arasında düzenlenen █████/2020 tarihli ek sözleşme ile ana sözleşmede belirtilen makinelerin teslim tarihinin █████/2020 tarihi olarak revize edildiği, makinelerin karşılığı olarak davacının davalıya banka havalesi yoluyla 199.980USD gönderildiği, her iki tarafın kabulündedir.Taraflar arasındaki ihtilaf; makinelerin sözleşmede belirtilen nitelikleri ile ilim ve fen kurallarına uygun olarak davalı tarafça imal edilip edilmediği, makinelerin kullanıma hazır halde davacıya teslim edilip edilmediği, davalının ifa yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve ifadan kaçınmasına yarar sağlayacak şekilde alacaklı temerrüdü gibi haklı bir sebebinin bulunup bulunmadığı, davalının böyle bir hakkı yok ise davacıya iadesi gereken paranın ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.Taraflar arasında 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1.) 6098 sayılı TBK'nın "Bedelin muacceliyeti" başlıklı 479. maddesi "İş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur." hükmünü içermektedir.Eser sözleşmelerinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için, eseri sözleşme ve eklerinde yer alan fen ve tekniği ile iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini veya buna rağmen iş sahibinin eseri teslim almaktan kaçındığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır (Yargıtay . HD.'nin █████/2015 tarih ve ... sayılı ilamı). İş bu davada ispat yükü davalı yüklenicide olup, davalı, dava konusu makinelerin sözleşmede belirtilen niteliklere uygun olarak üretilip teslime hazır hale getirildiğini ve buna rağmen davalının teslim almaktan kaçındığını ve bunun neticesinde ifadan kaçınma hakkının doğduğunu ispatla yükümlüdür. Davalı vekili tarafından aşamalarda sunulan dilekçe ve beyanlarda, sözleşmede 5 adet olarak belirtilen makinelerden 1 tanesinin davacı şirket çalışanı ... isimli şahsı teslim edildiğini ve bu kişinin makineyi kargo yoluyla davacı şirketin yurt dışı adresine gönderdiğini, geri kalan 4 adet makinenin davacının çalışanı olan ... isimli şahıs adına kurulan ... Ltd. Şti unvanlı şirketin Konya ilindeki faaliyet adresine teslim edildiğini ve davalının bir süre burada makinelerle cerrahi maske üretimi yaptığını, müvekkilinin böylelikle teslim yükümlülüğünü yerine getirdiğini bildirmiştir. Davacı vekili ise buna cevaben, makinelerin hiçbir şekilde müvekkiline teslim edilmediğini, davalı vekilinin beyanında geçen kişilerin müvekkili ile bir ilgisinin olmadığını belirtmiştir. Davalı vekilinin savunmalarında sözü geçen ... Ltd. Şti. ile ilgili vergi müdürlüğü kayıtları dosyaya celp edilerek incelenmiş olup; vergi müdürlüğü yazı cevabından, işletmenin ... isimli şahıs adına tescil edildiği ve █████/2020 - █████/2021 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğu, ancak uzunca bir süre faaliyetinin olmaması ve işleticisine ulaşılamaması sebebiyle resen terkin edildiği, faal olunan dönemde hiçbir hasılatının ve satışının bulunmadığına dair beyanname verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca davalı vekilinin belirtmiş olduğu ... ve ... isimli şahısların davacı şirket çalışanı olup olmadığıyla ilgili Rusya ülkesi adli makamına talimat yazılmış olup; yurt dışı adli makamından dönen talimatta, adı geçen yabancı uyruklu kişinin davacı şirket çalışanı olduğuna dair bir bilginin bulunmadığı bildirilmiştir. Adı geçen ... Ltd. Şti.'nin faaliyet adresi olan ve davalı vekilince 4 adet makinenin teslim edildiği yer olarak belirtilen adreste Mahkememizce makine mühendisi bilirkişi refakati ile keşif icra edilmiş ise de şirket adresinde başka bir işletmenin faal olduğu ve dava konusu makinelerin bu adreste bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça dosyaya makinelerin davacı şirkete teslim edildiğine ilişkin olarak teslim tesellüm tutanağı, sevk irsaliyesi gibi yazılı herhangi bir belge sunulmamıştır. Öte yandan davalı tarafça dosyaya sunulan mail yazışmaları incelendiğinde dava konusu makinelerin davacı tarafça teslim alındığına dair herhangi bir yazışmanın bulunmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte ticari defterlerin incelenmesi neticesinde düzenlenen raporda davalı şirketin defterlerinde davacı firmaya ait herhangi bir kaydın bulunmadığı, makinelerin faturalandırılmasına ve fatura bedellerinin ödenmediğine yönelik olarak davalının ticari defterlerinde bir kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı vekili tarafından makinelerin teslime hazır olduğunun davacıya bildirildiği ve buna rağmen davacının makineleri teslim almaktan kaçındığı ve bu sebeple müvekkili tarafından fatura düzenlenmediği belirtilmiş ise de, bu noktada uyuşmazlığın çözümü için alacaklının temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği sorununun ayrıca çözümlenmesi gerekmektedir. Alacaklının temerrüdü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 106. Maddesinde yer alan "Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur" düzenlemesi gereğince alıcının temerrüde düşmesi için mal tesliminin önerilmiş olması ve alıcının haklı bir sebep olmaksızın teslimden kaçınmış olması gerekir. Öğretide alacaklının temerrüdü, borca uygun şekilde borçlu tarafından teklif edilen edimin haklı bir nedene dayanmaksızın alacaklı tarafından kabul edilmemesi olarak, bir başka anlatımla; yapılacak veya verilecek şey usulüne uygun kendisine arzedildiği halde alacaklının haklı bir nedeni olmaksızın onu reddetmesi veya borçlunun borcunu ifa edebilmesinin daha önce alacaklı tarafından yapılması gereken işlemlere bağlı olması halinde, alacaklının gereken işlemleri yapmaktan kaçınması olarak tanımlanmakta ve koşulları; a)Borç muaccel olmalı, b)Borçlu ifayı borca uygun şekilde teklif etmiş olmalı, c)Alacaklının ifayı haklı bir nedene dayanmaksızın reddetmiş olmalı, şeklinde sayılmaktadır. Diğer taraftan bir şeyin teslimine ilişkin edimlerde alacaklı temerrüdünün hükümleri Tevdi Hakkı başlıklı Türk Borçlar Kanunu'nun 107. Maddesinde; " Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir." şeklinde, Satma Hakkı başlıklı Türk Borçlar Kanunu'nun 108. Maddesinde; "Sözleşmenin konusu olan şeyin niteliği veya işin özelliği tevdi edilmesine uygun düşmez veya teslim edilecek şey bozulabilir ya da bakımı, korunması veya tevdi edilmesi önemli bir gideri gerektirir ise, borçlu, alacaklıya önceden ihtarda bulunması koşuluyla, hâkimin izniyle onu açık artırma yoluyla sattırıp bedelini tevdi edebilir. Teslim edilecek şey, borsada kayıtlıysa veya piyasa fiyatı varsa ya da yapılacak gidere oranla değeri az ise, satışın açık artırma yoluyla yapılması zorunlu olmadığı gibi, hâkim, önceden ihtarda bulunma koşulunu aramaksızın satışa izin verebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davaya emsal Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin █████/2021tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile: "...Dava, nakde çevirilen teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında davalının 120.000,00 TL tutarında teminat mektubunun 80.000,00 TL’sinin iadesi için mahkemeden tevdi mahalli talep ettiği, bu yönden anılan miktar bakımından ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bunun dışında davalının tahsil ettiği 26.102,80 TL için taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve davacının yaptığı 04.08.2014 tarihli ihtar gerekçe gösterilerek, iadesi gerektiğine hükmedilmiştir. Ancak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 106/1 hükmü gereğince, yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur. Alacaklının temerrüde düşmesi halinde ise aynı Kanunun 107. maddesi gereğince borçlu, ancak hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Bu durumda, alacaklının temerrüdü için öncelikle anılan 106. maddeye uygun ihtar gerekli olup, somut olayda yapılan ihtarın bahsekonu şartları taşımadığı ve borçlu davacının, anılan 107. madde anlamında tevdi mahalli talebinde de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle 26.102,80 TL’lik yatırım kalemi bakımından davacının borcundan kurtulduğu ve davalıdan tahsili gerektiği kabulü doğru olmamıştır...." şeklinde karar verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olayımız değerlendirildiğinde; her ne kadar davalı yüklenici tarafından sözleşme konusu makinelerin teslime hazır olduğu bildirilmiş ise de, makinelerin sözleşmede belirtilen nitelikler ile ilim ve fen tekniklerine uygun olduğu yönünde davalı tarafından Mahkememe eliyle yaptırılmış bir tespit bulunmamaktadır. Bununla birlikte davalı yüklenici tarafından, TBK'nun 107. ve 108. Maddeleri uyarınca tevdi veya satım hakkı kullanılarak dava konusu makinelerin teslim yükümlülüğünden kurtulmaya yarar bir yol izlenmemiştir. Davalı tarafa hatırlatılmasına rağmen davacıya yemin teklifinde de bulunulmamıştır. Bu itibarla dava konusu makinelerin bedeli ödendiği halde teslim edildiği olgusu davalı tarafça ispat edilemediğinden ve dosya kapsamında dinlenen davalı tanıklarının beyanları davalının savunmaları için başlı başına yeterli ispat aracı olarak görülmediğinden makine bedellerinin davalıdan tahsili yönünde hüküm tesisi gerekli olmuştur. Yukarıda izah olunan nedenlerle, Anayasa'nın 9. Maddesi ile 6100 Sayılı HMK'nun 297. Maddesi gereğince, Yüce Türk Milleti Adına Bağımsız ve Tarafsız Yargılama Yapan Mahkememizce, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-DAVANIN KABULÜ İLE, 199.980,00USD'nin; 28.855,00USD'lik kısmı için dava tarihinden, geri kalan 171.125,00USD'lik kısmı için ıslah tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren kamu bankalarının USD para cinsiyle açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranından hesap edilecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 245.756,17TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 8.864,96TL ve yargılama sırasında alınan 52.573,74TL ıslah harcı toplamı olan 61.438,70TL harcın mahsubu ile bakiye 184.317,47TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 80,70TL başvuru harcı, 8.864,96TL peşin harç, 52.573,74TL tamamlama harcı, 11,50 vekalet suret harcı, 3.500,00TL bilirkişi ücretleri ve 870,50TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplam 65.901,40TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-AAÜT'ye göre hesaplanan 431.812,82TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...