Anahtar kelimeler: Kabil İhlali Görüşü Edenlerin Beraatine Konut Dokunulmazlığının İzmir Edilebilir Yetkilerinin

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : Hükmün kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ilk derece mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından 5237 sayılı Kanun'un 116/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla; kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; katılanın sanığa anahtarı kendisinin verdiğine, suç kastının olmadığına, katılan vekilinin temyiz isteminin ise, sanık hakkında takdiri indirim uygulanması ve cezanın paraya çevrilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1- 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve ███████ E., 2021/4 K. sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,2- Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tek maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerektiği halde katılan lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün öncelikle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.