Anahtar kelimeler: Virman Neticede Satışı Yazildiği Ürün Sunduğu Sağlanarak Yapması Bedelli Bakirköy

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ürün satışı konusunda anlaşma sağlanarak müvekkili tarafından ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğini, ürün satışı ile ilgili olarak müvekkili şirket tarafından toplam 360.757,87 TL bedelli 3 adet fatura düzenlendiğini, davalı şirketin müvekkili tarafından düzenlenen faturalara itiraz etmediğini, davalı şirketin toplam 360.757,87 TL ödeme yapması gerekirken, üç çek ve bir virman olarak toplam 320.672,01 TL ödeme yaptığını, neticede 40.085,86 TL bakiye borcu kaldığını, bakiye alacağının davalıdan tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında icra Takibi yapıldığını, davalı şirketin borca haksız itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle borcun %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından takibe konulan faturadaki malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davacı tarafından her ne kadar bir fatura düzenlenmiş ise de faturanın tek başına alacağın ispatı için yeterli olmadığını, ayrıca faturaya konu malların alıcıya teslim edilmiş olmasının da gerektiğini, davacı tarafından teslime ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi de ibraz edilmediğini, davaya konu faturanın usulüne uygun olarak müvekkili şirkete tebliğ veya teslim edilmediğini, müvekkili şirketin talep edilen miktar ve mahiyette borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine, davacının 9620'sinden az olmamak kaydı ile müvekkile kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Silivri vergi dairesi ile güneşli vergi dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği tarafların BA-BS kayıtlarının dosyamız arasına alındığı görüldü.Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; █████/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 40.085,86-TL asıl alacak yönünden █████/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak ari hesap alacağı gösterildiği, davalı tarafından █████/2024 tarihinde takibe, borca, faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.Uyuşmazlık 19.12.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında; Davanın, ürün satış konusunda taraflar arasında anlaşma sağlanması ile düzenlenen 3 adet fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibinde davacının alacaklı olup olmadığı, ne kadar alacağının olduğu, davalının itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde █████/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Davalıya inceleme gün ve saatinin tebliğ edilmiş, bilirkişilere davalı tarafın ticari defter ve belgelerini yerinde incelemek üzere yetki verilmiştir. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; tarafların 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davacının █████/2024 takip tarihi itibariyle davalıdan 40.085,86TL alacaklı olduğu, davalının █████/2024 takip tarihi itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı, taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlığının davalının, █████/2022 tarihli satır açıklaması bulunmayan ve davacıyı alacaklandıran 121.270,00TL tutarlı işlemden, █████/2022 tarihli "Hesaplararası Virman Fişi" açıklamalı davacıyı borçlandırıcı 251.221,87TL tutarlı işlemden, █████/2023 tarihli "Virman" açıklamalı davacıyı alacaklandıran 89.866,01TL tutarlı işlemden kaynaklandığı [ - (121.270,00+89.866,01) = 40.085,86TL], tarafların 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin BA-BS bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerinin eban ve itiraz dilekçeleri dosyamız arasına alınmıştır.Dosyaya yapılan itirazlar üzerine bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; dosya içeriğinde, davacının düzenlediği satış faturalarının reddedildiğine yönelik davalı tarafından noter aracılığıyla keşide edilen ihtarname veya E-fatura İptal/itiraz Bildirim Portalı üzerinden oluşturulmuş iptal/itiraz talebi bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinde faturaların kayıtlı olduğu ve 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin BA-BS bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu dikkate alındığında takibe konu faturaların davalıya tebliğ edilip edilmediği hususundaki görüş ve kanaatini bildirir ek raporunu ibraz etmiştir.Bilirkişi ek raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Diğer taraftan, her iki taraf tacir olup HMK 222. maddesi gereğince bilirkişi incelemeleri sonucunda tutmakla yükümlü oldukları ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olduğu ve delil vasfını taşıdığı tespit edilmiştir. Gerek davacı, gerekse davalının ticari defter ve kayıtlarında takip konusu fatura ve fatura alacağı yer aldığı gibi davalı şirkete ait BA Formunda fatura konusu alacağın bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının takibe konu etmiş olduğu faturadan dolayı alacak iddiasını usul ve yasaya uygun olan delillerle ispat ettiğinin kabulü neticesinde verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi, 10.10.2024 Tarih, .... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; cari hesap ilişkisi ile düzenlenen fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş olup, davacının defterlerine göre davacının 40.085,86-TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre davalının davacıya borçlu olmadığı ancak BA-BS karşılaştırmalarında da davacının 40.085,86-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Tarafların ticari defterlerindeki uyumsuzluğun, █████/2022 tarihli satır açıklaması bulunmayan ve davacıyı alacaklandıran 121.270,00TL tutarlı işlemden, █████/2022 tarihli "Hesaplararası Virman Fişi" açıklamalı davacıyı borçlandırıcı 251.221,87TL tutarlı işlemden, █████/2023 tarihli "Virman" açıklamalı davacıyı alacaklandıran 89.866,01TL tutarlı işlemden kaynaklandığı [ - (121.270,00+89.866,01) = 40.085,86TL] tespit edilmiştir. Ancak T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, 10.10.2024 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamından da belirtildiği gibi BA Formunda fatura konusu alacağın bildirilmiş olması durumda, davacının takibe konu etmiş olduğu faturadan dolayı alacak iddiasını usul ve yasaya uygun olan delillerle ispat ettiğinin kabulü gerekecek olup tarafların 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin BA-BS bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu anlaşıldığından davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının ticari defterleri, faturalar, muvaffakat metni ve BA kayıtları ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,1-Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 40.085,86-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 8.017,17- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.738,26-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 484,14-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.254,12-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 484,14-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 972,54-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 6.110,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı