Anahtar kelimeler: Bankamız Uyuşmadığından Ekte Lehtarı Çekler Vade İmzası Ödemeyi Borcuna Ciro

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalının, dava konusu 31.10.2023 vade tarihli ve dava dışı 31.11.2023 vade tarihli çeklerin lehtarı olduğunu, ekte yer alan 31.10.2023 ve 31.11.2023 vade tarihli çekler incelendiğinde görüleceği üzere .... Sanayi Ltd Şti davalı ... adına çek başına 275.000'er TL ödemeyi taahhüt ettiği, ...'un işbu çekleri müvekkili şirkete borcuna karşılık olarak ciro ettiğini işbu davanın konusunun icra takibine konu edilen 31.10.2023 tarihli çekin vade tarihi geldiğinde bankaya süresinde ibraz eden müvekkili şirketin, banka tarafından "İşbu çekin keşideci imzası ile bankamız kayıtlarındaki imzası uyuşmadığından herhangi bir işlem yapılmamıştır." şerhi ile karşılaştığını, banka tarafından karşılıksız işlemi yapılmadığı için müvekkili şirketin, ilgili çeki kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe konu etmediğini, lehtar ile keşideci aleyhine genel haciz yolu ile takip açıldığını "Kanun koyucu, süresinde ibraz edilmiş olmasına rağmen karşılığının – kısmen de olsa- bulunmaması nedeniyle ödenmeyen çeklerden dolayı hamile, tüm sorumlulara karşı başvurma hakkı tanınmıştır. (TTK 808 vd.)." öte yandan müvekkili şirketin, dava dışı 31.11.2023 tarihli çekin ibraz süresi geldiğinde ise bankaya ibraz ettiğini, bu kere karşılıksız şerhini alarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe giriştiğini, davalının, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayısı ile açılan bu dosyaya itirazda bulunarak borca konu çekteki keşideci imzasının şirket yetkilisine (... yetkilisine) ait olmadığını ileri sürerek takibin iptal edilmesini talep ettiğini, işbu itiraz üzerine yargılamayı gerçekleştiren Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi, vermiş olduğu ... Esas, .... Karar sayılı ve 24.04.2024 tarihli kararı ile "Davacının senetteki keşideci imzasının keşideci şirket yetkilisine ait olmaması sebebiyle çekin kambiyo senedi vasfının bulunmadığını, bu bakımdan kendilerinin çeki ciro ettikleri davalı alacaklıya borçlarının bulunduğundan söz edilemeyeceğini iddia etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-1636 Esas, ████████ Karar sayılı kararında; "Ticari senetteki geçersiz imza sadece imza sahibi yönünden hükümsüzlük sonucu doğurur ve senetteki her imza diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlar. İmzaların bağımsızlığı ilkesi olarak adlandırılan bu ilke gereğince de geçerli imzaların sahipleri başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kendi sorumluluğundan kurtulamazlar." denilmiştir. Alıntılanan bu içtihatta vurgulanan esaslar çerçevesinde somut olayın ele alınmasında, davacının üçüncü kişinin imzasına yönelik itirazının kambiyo hukukunda egemen olan imzaların istiklali prensibi çerçevesinde dinlenebilir bir yanının bulunmadığı,imzaların istiklali prensibi uyarınca çek lehtarının keşidecinin imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kendi sorumluluğundan kurtulamayacağı, bu bakımdan davacının davasında haksız olduğu kanaatine ulaşmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde karar vererek davayı reddettiğini, işbu karar istinaf aşamasında olduğunu, netice olarak davalının Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde vermiş olduğu beyanlardan anlaşıldığı üzere davalının, müvekkili şirkete ciro ettiği çekte yer alan keşideci imzasının sahte olduğunu bilmekte, buna karşın kötü niyetli olarak müvekkiline dava konusu çeki ciro eden davalının, Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin gerekçeli kararında da belirtmiş olduğu üzere müvekkiline karşı çek bedelini ödemekle yükümlü olduğunu bildirerek, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü, ... Esas sayılı takibin devamına karar verilmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu bildirerek, davalı borçluların, borcunu varlığını bildiği ve ödemediği halde sadece takibin sürecini uzatmak için borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini bu nedenle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilerek hakkında takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, davalıların borca yetecek kadar malları üzerine ihtiyati haciz kararına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş bu icra takibine konu çeki alacağına karşılık almış fakat çekin keşidecisinin imzasının şirket yetkilisine ait olmadığını öğrendiğini, bildikleri kadarıyla keşideci şirket ...'na ait olduğunu, müvekkiline çekin keşide edildiği █████/2023 tarihinde ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin yetkilisi olmayan bir kimse tarafından imzalandığının, çekin bankaya ibraz edilmesiyle anlaşıldığını, ilk olarak borçlu şirket tarafından müvekkiline █████/2023 tarihinde keşide edilen çek, davalı/alacaklı tarafından .... Bankası'na tahsil edilmek üzere ibraz edilmiş ve keşidecinin imzasının banka kayıtlarında bilinen şirket yetkilisinin imzasıyla aynı olmadığı anlaşıldığını, bu sebeple bankanın çeki işleme almadığını, müvekkilinin iyi niyetli alacaklı olduğunu, her ne kadar bu çeki ciro etmiş ve davalı/alacaklıya vermiş ise de bu sırada çekin keşidecisinin imzasının yetkili kişiye ait olmadığını bilmemekte bulunduğunu, davalı/alacaklı .... Enerji San. Ve Tic. Ltd. Şti. müvekkilini icraya verdikten sonra ve ilgili çekin arkası yazdırılmış hali müvekkiline ödeme emri ekinde tebliğ olduktan sonra taraflarınca çekteki imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşıldığını, davacı/alacaklı tarafından ilamsız icra yolu ile Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas nolu dosyasıyla takibe konu edilen bu icra dosyasına tarafımızca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, bankanın çekin arkasına yazdığı açıklamadan da anlaşılacağı üzere; çekin keşidecisinin imzasının banka kayıtlarında geçen yetkili kişiye ait olmaması yani çekin zorunlu unsuru olan imzanın gerçek imza olmaması, çekin de gerçek olmamasına yani çekin vasfını kaybetmesine sebep olmuş, bu durum, çekin davalı tarafından bankaya ibraz edilmesi ile anlaşılmış, hal böyle olunca müvekkilinin de çeki ciro ettiği davacı /alacaklıya borcu olduğundan söz edilemeyeceğini ancak bu durumu bilen davalı/alacaklı bu kez davaya konu █████/2023 keşide tarihli çeki tahsil etmek amacıyla başka bir bankaya götürmüş ve burada keşidecinin imzası vs. sorgulanmaksızın çek işleme alınmış ve karşılıksız olduğuna dair banka yazısı çekin arka yüzüne yazılmış, bu şekilde çeki yazdıran davalı/alacaklı, çekteki imzanın keşideciye ait olmadığımı bildiği halde kötü niyetle müvekkilini kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icraya vermiş ve daha fazla mağdur etmiş, zira çekteki imzanın keşideciye ait olmadığını bilmekte, böylelikle çekteki imzanın gerçek olmaması, çekin vasfını kaybetmesine ve müvekkilinin cirosunun da geçerliliğini kaybetmesine sebep olmuş olduğunu bildirerek, davanın reddine, bu davanın keşideci ... San. Ltd. Şti'ye ihbar edilmesine, alacağın %20 den az olmamak koşulu ile hesaplanacak kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası, Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas Sayılı için yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü. Dava, davalılar aleyhine süresinde bankaya ibraz edilip imza uyuşmazlığı nedeni ile çeke dayalı olarak ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; █████/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 286.158,22- TL Toplam Alacak yönünden █████/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından █████/2024 tarihinde borcun faizine ve tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmüştür.Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı incelenmekle; davacısının mahkememiz dosyası davalısı, davalısının ise mahkememiz dosyası davacısı olduğu, dava konusunun imzaya itiraz olduğu, 26.04.2024 tarihinde içinci kişinin imzasına yönelik itirazın imzaların istiklali prensibi çerçevesinde dinlenebilir olmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe çek nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır. Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Bankasına ait, Keşide yerinin Çorum olduğu, keşide tarihinin 31.10.2023 olduğu, keşidecini ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd Şti olduğu, lehtarın davalı ... olduğu, çekinde davacıya ciro edildiği, çekin ibraz edildiği " iş bu çekin keşideci imzası ile bankamız kayıtlarındaki imzası uyuşmadığından herhangi bir işlem yapılmamıştır " şeklinde 31.10.2023 tarihinde şerh düşüldüğü tespit edilmiştir.TTK m.818/1-d atfı ile çekte ciro hakkında TTKm. 683 ilâ 685. maddeler uygulanır. Usule uygun ciro ile çekten doğan bütün haklar ciro edilen kişiye geçer. Çekin ilk cirosunu yapabilecek kişi aynı zamanda çekin ilk hamili sayılan lehtardır (Teoman, Kitap,1,s 138). Kambiyo senetleri sebepten soyut olup, çeki elinde bulunduran hamilin ayrıca çeki ticari ilişki kapsamında elinde bulundurduğunu ispat etmesi aranmayacaktır 6102 Sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir.Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Kambiyo senetleri sebepten soyut olup, çeki elinde bulunduran hamilin ayrıca çeki ticari ilişki kapsamında elinde bulundurduğunu ispat etmesi aranmayacaktır. Davacı savunmasında çekteki keşideci imzasının keşideci şirket yetkilisi imzası ile uyumlu olmaması nedeni ile çekin kambiyo senedi vasfının bulunmadığını iddia etmiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-1636 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da Ticari senetteki geçersiz imza sadece imza sahibi yönünden hükümsüzlük sonucu doğurur ve senetteki her imza diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlar. İmzaların bağımsızlığı ilkesi olarak adlandırılan bu ilke gereğince de geçerli imzaların sahipleri başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kendi sorumluluğundan kurtulamazlar. Dolayısıyla imzaların istiklali prensibi uyarınca çek lehtarının keşidecinin imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kendi sorumluluğundan kurtulamayacaktır. 6102 Sayılı TTK’nın 677. Maddesi uyarınca davalının savunmasını dinlenemeyeceği, takibe konu edilen çekte davacını hamil davalının ise lehtar ve davacıya çeki ciro eden olduğu ve çek nedeni ile ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davacının davasını ispatladığı, davalının ise iddialarının imzaların istiklali prensibi kapsamında dinlenemeyeceği anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının takibe konu ettiği çek ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 57.231,64- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 19.547,46-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 19.119,86-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin nispi harç, 121,60-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 976,80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 617,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.785,32-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... ¸e-imzalı Hakim ...¸e-imzalı