Anahtar kelimeler: Açmaksızın Verebileceği Hallerin Edenin Görüşü Sınırlı Neticesinde Edilebilir Sayisi Esastan
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI : █████████ E., ████████ K.
    SUÇ : Hırsızlık
    HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
    İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.05.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile "...zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına konu; ... isimli marketten 08.10.2016 tarihinde çalındığı belirtilen 9 adet 1 kg'lık çayın ve 09.10.2016 tarihinde çalındığı belirtilen 13 adet sucuğun ayrı ayrı toplam değerleri her bir suç için belirlenerek her iki olayda çalındığı idda edilen ürünlerin değerinin hafif kabul edilecek sınırda kalması halinde sanık hakkında TCK'nın 145. maddesinin uygulama olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği,..." gerekçesi ile sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.05.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozma üzerine İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!