Anahtar kelimeler: Büyükçekmece Ödememesi Emrine Kesildiğini Faturası Marifetiyle Yazildiği Fakat Taraflı Sunduğu

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının taraflar arasında imzalanan █████/2021 tarihli sözleşmenin 6. Madde C bendi gereğince
hizmet sözleşmesini tek taraflı olarak haksız feshi sebebiyle, davalı tarafa sözleşmeden kaynaklı
olarak cezai şart faturası kesildiğini, davalının dava konusu faturaların bedelini ödememesi
üzerine davacı tarafından ödeme talebinde bulunulduğunu fakat herhangi bir ödeme
yapılmadığını, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün
.... esas sayılı dosyası marifetiyle icra takibi yapıldığını, davalı tarafın gönderilen bu
ödeme emrine itiraz ettiğini, itirazın kaldırılmasına, takip konusu alacağın tahsiline karar
verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01.09.2021 tanzim tarihli iş sağlığı ve güvenliği hizmet sözleşmesi çerçevesinde
ticari ilişki bulunduğunu, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak davalı aleyhine 17.11.2021
tarihli faturayı dayanak göstererek Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı
dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacı
tarafın ticari uyuşmazlık kapsamında dava şartı arabuluculuğa başvurmuş olduğunu, arabuluculuk
sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davanın ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağı olduğundan
asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun .... Numaralı dosyasında; █████/2022 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas .... Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının tüzel kişi tacir, davalının ise gerçek kişi tacir olduğundan bahisle görevsizlik kararı verdiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce İstanbul Esnaf ve Sanatklar Odasına,İstanbul Ticaret ve Sanayi Odasına, Esenyurt Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevap verildiği görüldü. Esenyurt Vergi Dairesinin 06.11.2024 tarihli yazı cevabında davalının 1. Sınıf tacir olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği anlaşılmakla; davanın nispi ticari dava niteliğinde olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış olup yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 15.477,00-TL yönünden █████/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından █████/2022 tarihinde takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu cari hesap nedeni ile alacaklı olup olmadığı, davacının iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verip vermediği, █████/2021 tarihli sözleşme uyarınca tek taraflı fesih nedeni ile davacının cezai şart alacağının bulunup bulunmadığı, feshin haklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde █████/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, davalı ticari defter ve belgelerini sunmamıştır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 15.477,00-TL
alacaklı olduğu,
davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ticari defter ve
kayıtlarıyla birlikte ispat etmesi gerektiği,
netice itibariyle, takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 15.477,00 TL tutarlı alacağı
talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip
tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizini talep edebileceği görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu hizmetin ifa edildiği TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 uyarınca ispat yükü altındadır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini/hizmetin ifa edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
Bir başka deyişle Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.).
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Taraflar arasında iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi hizmeti verilmesi hususunda ticari ilişki bulunduğu sabittir. Davacı akdedilen █████/2021 tarihli OSGB Hizmetleri sözleşmesi madde 6-c bendine dayalı olarak davalı tarafa cezai şart faturası kesmiş olup takibe koymuştur. Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre 15.477,00-TL alacaklı olduğu, faturasının davalı tarafa tebliğ edildiği, itiraza uğramadığı, itiraz uğramayan bu fatura yukarıda da belirtildiği gibi HMK madde 222/3 gereğince aksi diğer tarafın ticari defteri ile ispat edilemediği gibi 2 adet faturanın da BA kayıtların da yer aldığı anlaşılmakla davacının davasını ispatladığından açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının ticari defterleri, faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın 15.477,00-TL asıl alacak bakımından iptali ile asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 3.095,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.057,23-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 186,92-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 870,31-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70- TL başvuru harcı, 186,92-TL peşin nispi harç, 357,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 625,42-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 11.439,50-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 15.477,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ....
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!