Anahtar kelimeler: Kanunî İçermeyen Verilip Görüşü Ayrıntıları İçeren Sebebi Günlük Yokluğunda İstemi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaⅠ. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, ████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilip 13.03.2020 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 16.03.2020 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, REDDİNE, Ⅱ. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.09.2018 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile "...sanığa iddianamenin usûlüne uygun olarak tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 176/4. maddesine aykırı şekilde sanığa iddianamenin tebliğ edildiği tarih ile duruşma günü arasında en az bir haftalık sürenin bulunmadığı, CMK'nın 176/4. maddesinde düzenlenen bir haftalık süreye riayet edilmediği takdirde sanığa savunmasını hazırlaması için duruşmaya ara verilmesini talep edebileceğinin hatırlatılması gerektiğinin de gözetilmemesi suretiyle aynı Kanun'un 190/2. maddesine aykırı hareket edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması ve bu yolla hukuka aykırı elde edilen delilin hükme esas alınması; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesine uyduğunun gözetilmemesi; tekerrüre esas alınan ilâmda yaş küçüklüğü maddesinin ugulanması nedeniyle anılan ilâmın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi; hırsızlık suçundan verilen cezanın süresine göre yasal imkan bulunmadığı hâlde CMK'nın 231. maddesinin takdiren uygulanmamasına ve mala zarar verme suçundan ise tayin olunan cezanın süresine göre CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yasal engel bulunmadığı hâlde cezanın süresi nedeniyle uygulanmadığına karar verilmiş olması; âdli emanette kayıtlı swaptan alınan analizler sonrası artta kalan kısımların imhâsı yerine dosyada delil olarak saklanmasına, yine sahte olmadığı anlaşılan 6 adet plakanın sahiplerine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,..." gerekçeleri ile sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.09.2018 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.