Anahtar kelimeler: Seyredip Soluna Durakladığını Yazma İndirmek Takiben Ters Caddesini Yolun Sunmuş

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2- ... -
3- ... -
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 3-
VEKİLİ :
DAVALI : 4-
VEKİLİ :
DAVALI : 5-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 06.10.2021 tarihinde ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... adına kayıtlı ... Plaka sayılı araç ... Mah. ... Caddesini takiben seyredip No:... yanında bulunan ... önüne geldiğinde karşı istikamette ayrılan yolun en soluna geçerek 12 yaşında öğrenci olan müvekkilini indirmek için durakladığını, ancak yolun ters istikametinde duran araç yolcu indirmemesi gereken taraftan müvekkilini indirdiğini ve bu sırada ters yönden indirilen müvekkiline aynı yönden gelen ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin de tedbir ve dikkatsiz hareket etmek suretiyle müvekkiline çarpması sonucunda yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, sürücü ... kazanın meydana gelmesinde, olay yerinde tutulan trafik kaza tespit tutanağında %100 kusurlu olarak tespit edildiğini, olayın meydana gelmesine sebebiyet veren sürücü ... yolun ters istikametine geçerek yolcu olan müvekkilini indirdiği için Karayolları Trafik kanunun 58. Maddesini ihlal ettiğinden ötürü müvekkilinin yaralanmasına neden olduğunu, ayrıca ilgili kaza ile müvekkilinin sürücü ...'den şikayetçi olduğu soruşturma dosyası sonrası Konya .Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasından ceza davası açıldığını ve ceza dosyasından sürücü ...'nin tam kusurlu olduğu raporu düzenlendiğini, bu ceza dosyasının derdest olduğunu, müvekkili ...'in kaza sonrası basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, bilinci kapalı olarak ambulans ile hastaneye kaldırıldığını, müvekkilinin Konya Şehir Hastanesinde yapılan ilk tedavisinde vücudu ve yüzünün belirli bölgelerinde çizikler sıyrıklar olduğu ve ön dişlerinde kırıklar ve alt çenede abrazyon oluştuğuna ilişkin kaza sonrası Konya Şehir Hastanesinden verilen 06.10.2021 tarihli ... İşlem nolu Genel Adli Muayene Raporu ve sonrasında alınan 05.11.2021 tarih ve ... Rapor nolu kati rapor ile "basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif OLMADIĞI" yönündeki raporları sunduklarını, trafik kazasından önce ve kazadan hemen sonra müvekkili ...'in dişlerininin kırıldığı ve çenesindeki çarpmaya ilişkin bozulmaları sıyrıkları gösterir çekilmiş fotoğraflarında dilekçe ekinde yer aldığını, müvekkilinin ilk tedavisinin ardından zorunlu olarak halen tedavilerinin devam ettiğini, müvekkilinin 12 yaşında olup dişlerini kaybettiğini, çenesinde kaza nedeniyle meydana gelen yere çarpma neticesinde bozulmalar olduğunu ve öncelikle çene tedavisi olması gerektiğini, ancak kaza sebebiyle diş etlerinde bulunan sıyrıklar düzeldikten sonra Başkent Hastanesi Diş Polikliniğinde öncelikle kırılan ve işlevini tamamen kaybeden üst ön iki diş çeşitli tedavilerle sabitlendiğini ve kırılan diş parçaları yapıştırılarak kaplandığını, diş etleri tamamen iyileştikten sonra da yine kaza nedeniyle bozulan çene için çene tedavisine başlanacağını, kökten zarar gören ve işlevini tamamen yitiren üst iki diş tedavisi geçici olarak gerçekleştirildiğini, şuan asıl tedavinin yapılamayacağı zorunlu olarak ancak 18 yaşından sonra implant tedavisi ile yapılabileceği doktorlarca diğer davacılar olan ve anne ve babasına bildirildiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle yaşadığı psikolojik travmalar sonrasında geceleri korkudan uyuyamadığını, müvekkili ...'in anne ve babası olan diğer davacı müvekkillerinin çocuklarının bu durumundan ötürü psikolojik olarak çok etkilendiğini ve çocuklarını Beyhekim Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Psikiyatri bölümüne tedavi için götürdüklerini ve halen psikolojik tedavisinin devam ettiğini, bu kazanın etkileri nedeniyle henüz 12 yaşında olan müvekkilinin psikiyatri ilaçları kullandığını, kazada yaralanan müvekkili ...'in aynı zamanda otistik bir çok olduğunu, yıllarca rehabilitasyon merkezinde ayrıca eğitim aldığını, oldukça düzelmiş iken bu kaza neticesinde otizm hastalığındaki bazı sıkıntılarını yeniden yaşamaya başladığını, müvekkilinin tedavileri için için anne ve babası şimdiye kadar birçok zahmetle, elem ve keder içinde tedavilere devam ettiklerini ve bundan sonra da 18 yaşına kadar ne zaman sonuçlanacağını bilmedikleri tedavi süreciyle karşı karşıya kaldıklarını, tüm bu nedenlerle öncelikle davamızın sonuçsuz kalmaması için davalılar ..., ... ve ... adına kayıtlı araçlar ile kazaya karışan ... ve ... Plaka Sayılı araçların 3. Şahıslara devrinin engellenmesi için kayıtlarına davalının asli kusurlu (% 100) olması göz önüne alınarak öncelikle teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, yapılacak yargılama sonucunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 10.000 TL maddi tazminatın işleten ... ve sürücüler ... ve ... yönünden olay tarihinden ve sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, ... için 30.000 TL manevi, anne ... için 15.000,00.-TL manevi, baba ... için 15.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte işleten ... ve sürücüler ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Aş vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmamış olup, yetki itirazında bulunma gereği hasıl olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin Sarıyer/İstanbul olduğundan bahisle yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca ceza davası kapsamında 06.02.2022 tarihli bilirkişi raporu ve 02.06.2022 tarihli ATK raporu ile de müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı tespit edildiğini, iyi niyetli müvekkil şirket tarafından herhangi bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti için mütalaa alındığını, bu raporda da müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı tespit edildiğini, kabul etmemekle beraber davacı taraf dava dilekçesinde sürekli iş göremezlik maddi zarara uğramış olduğunu iddia ettiğinden, söz konusu iddianın ispatı ve oranı için bizzat muayeneye sevki ve sakatlık durumunun Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan sorularak tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ile beraber müvekkil şirketin dolaylı zararlardan sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil şirketin, geçici iş göremezlik, efor kaybı, tedavi masrafları ve bakıcı giderlerinden dolayı sorumluluğu bulunmamakta olup, reddi gerektiğini, müvekkili şirketin manevi tazminat talepleri dolayısıyla hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvuran yana ödendiğini veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle yetki itirazlarının kabulüne, dosyanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesine, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın usulden ve esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Aş vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Kusur durumunun tespitinin gerektiğini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından ZMMS genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, dosyaya sunulan tedavi evrakları neticesinde diş kırıkları tedavi ile düzeleceği ve çiğneme fonksiyonlarında kalıcı bozukluğa yol açmayacağı tespit edildiğini, davacının geçirdiği kazada kalıcı maluliyet oluşturacak bir araz tespit edilmediğini, maluliyet oluşmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yeniden rapor alınması halinde ise maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporu 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, davacı kaza tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olup gelir getiren bir işte çalışmadığını, anılan nedenle geçici iş göremezlik zararı oluşmadığını, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, anılan nedenlerle bu talebin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamında gelmemek üzere, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1.8 teknik faizin kullanılmasın talep ettiklerini, müterafik kusur durumu göz önünde bulundurulması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, ilgili evrakların celp edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağını, tüm bu nedenlerle kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, maluliyet oranı tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, tazminat miktarının aktüer siciline kayıtlı aktüerler tarafından hesaplanmasına, uzlaşma tutanaklarının dosyaya sunulması sonrasında edim karşılığı uzlaşmanın varlığı halinde başvurunun reddine, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı gideri talebinin davacının gelir getiren işte çalışmaması ve ZMMS poliçe teminat kapsamında olmaması nedeniyle reddine, yapılacak olan hesaplamadan başvuranın müterafik kusur nedeniyle en az %20 oranında indirim yapılmasına, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Yukarıda esas numarası belirtilen dosyada dava dilekçesi ve tensip zaptı müvekkile Tebligat Kanunun 21/2 maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edildiğini, lakin Tebligat Kanunun 21/2 maddesinin uygulanabilmesi için gereken koşulları oluşmamış olup yapılan tebligatlar usulsüz olduğunu, zira sayın mahkeme tarafından müvekkile dava dilekçesi ve tensip zaptı nın tebliği için 3 adet tebligat gönderildiğini, ilk iki tebligat iade geldiğini ve 3. Tebligat 21/2 maddesi gereği muhtara tebliğ edildiğini, bilindiği üzere Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre tebliğ yapılması şartı öncelikle bilinen en son adrese tebligatın çıkarılması ve tebligatın yapılamadan iade edilmesi gerektiğini, şayet bu adres muhatabın bilinen en son adresi değil ise tebliği çıkaran merci bu konudaki denetim yetkisini yapmadan anılan maddeye göre Yönetmeliğin 79. maddesinin 2. fıkrası uyarınca açık mavi zarfla tebligat çıkartmış ise yapılan tebliğ işlemi geçersiz olacağını, Çünkü Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tebliğ yapılabilme şartı olan öncelikle bilinen en son adrese gönderilmiş bir tebligat olduğunu, davanın geçersiz tebligatlarla görüşülüp sonuçlandırılması halinde bu husus temyiz incelemesinde bozma sebebi yapılabildiğini, müvekkilinin bilinen son adresi de mernis adresi olup mernis adresine yağılan ilk tebligatın 21/2 şerhli yapılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil iş bu davadan 22.11.2022 tarihinde haberdar olduğunu, iş bu cevap dilekçesinin süresi içerisinde olduğunun tespiti gerektiğini, öncelikle ilgili dava açısından zamanaşımı defi mevcut olduğunu, davacı yanın talepleri zamanaşımına uğradığını, Hmk 121 madde hükmü gereğince davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini taraflarına tebliğ etmesi zorunlu olduğunu, delillerin tebliğin sonra verecekleri ayrıntılı cevap hakları davanın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın ayrı tuttuklarını, müvekkilinin maliki olduğu aracın sürücüsünün davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, ceza dava/soruşturma dosyasının celbini talep ettiklerini, iş bu kaza sebebiyle Konya Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma neticesinde Konya . Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile yargılama devam etmekte olup dosyanın celbi gerektiğini, maluliyet oranlarının ve kaza ile aralarında mevcut illiyet bağının ispatı gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarı fahiş olup faiz istemi de hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkiline tebliği gerçekleşen tebligatların usulsüzlüğünün tespiti istemi ile cevap dilekçelerinin kabulüne, ihbar taleplerinin kabulü ile davanın ... Sigorta Anonim Şirketine ihbar edilmesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın █████/2021 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ve ... adına kayıtlı ... Plakalı aracın 12 yaşındaki davacıyı indirmemesi gereken taraftan indirmek için durakladığı ve davacıyı indirmiş olması nedeniyle bu esnada ters yönden indirilen davacı ... 'e ... Plakalı araç sürücüsü ... çarpması nedeniyle davacı Mahammet'in yaralanmasından sebep maddi ve manevi tazminat talebi hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Konya . Asliye Ceza Mahkemesinden ... Esas sayılı dosyası fiziken dosya kapsamına alınmıştır.
Türkiye Noterler Birliği'nden █████/2021 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre yaralananın Muayene ve tedavi gördüğü Konya Şehir Hastanesi Başhekimliğine, Konya Beyhekim Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı hastalıkları Hastanesi Başhekimliğine ve Başkent Üniversitesi Konya Uyulama ve Araştırma Merkezi Ağı ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimliğine yazı yazılarak ve yazıya bilinen kimlik bilgileri belirtilerek; hasta takip dosyasının, hasta tabela kâğıtlarının, röntgenlerin, filmlerin, grafilerin, yaralanan ve/veya ölenin yaptığı ödemelere ilişkin belgelerin ve diğer tüm hastane belgelerin gönderilmesi için müzekkere yazılmış, hastane kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş ve ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan █████/2022 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Dava konusu kazada yaralanan davacının bulunduğu yerdeki SGK İl Müdürlüğüne yazı yazılarak ve yazıya ölenin/yaralananın açık kimlik bilgileri ve varsa sigorta sicil numarası belirtilerek; a)Yaralanma olayı varsa dava konusu kazada/olayda yaralanması nedeniyle yaralanan sigortalıya sağlık yardımı yapılıp yapılmadığının, geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek verilip verilmediğinin, sürekli iş göremezlik hali varsa gelir bağlanıp bağlanmadığının, takılması, değiştirilmesi, onarılması için protez, araç ve gereç sağlanıp sağlanmadığının veya bu amaçlarla başka yerlere gönderilip gönderilmediğinin ayrı ayrı bildirilmesi, özellikle bunlardan hangilerinin kusurlu olmaları halinde kusurlu kişilerden rücu yoluyla Kurumca istenebileceğinin ve rücu edilebilecek kalemlerin peşin sermaye değerlerinin kaçar TL olduklarının ayrı ayrı bildirilmesi ve tüm bu hususlarla ilgili rapor, gelir ve yardım bağlama kararı, ödeme belgesi vs. gibi belgelerin örneklerinin gönderilmesinin istenilmesine. b)Ölüm olayı varsa dava konusu kazada/olayda ölmesi nedeniyle ölen sigortalının yakınlarına ve hak sahiplerine (mirasçılarına vs.) herhangi bir gelir veya yardım bağlanıp bağlanmadığının, bağlanmışsa kimlere ne miktar bağlandığının, bunlardan Kurumca kusurlu olmaları halinde kusurlu kişilere rücu edebileceği gelir ve yardımların peşin sermaye değerlerinin her bir gelir veya yardım bağlanan kişi yönünden ayrı ayrı kaçar TL olduklarının bildirilmesi ve buna ilişkin gelir bağlanmasına veya yardım yapılmasına ve bunların peşin sermaye değerlerine ilişkin belgelerin gönderilmesi istenmiş ve kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davadaki gerçek kişiler ile ayrıca dava konusu kazada yaralananın sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması için oturduğu yer esas alınarak ilgili Emniyet Müdürlüğüne veya Jandarma Komutanlığına yazılar yazılmış, SED evrakları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının █████/2023 tarihli raporundan özetle, ...'in kazaya bağlı diş tedavileri Başkent Üniversitesi Konya Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından travma splinti, kanal tedavi ve restoratif diş tedavileri uygulandığı, tedavi masraflarının uygulanan tarih ve tıbbi merkeze göre değişkenlik gösterebileceği, dosya kapsamında eklenen tedavi giderlerine ilişkin belge ve faturaların incelenmesi ile 1.3000,00 TL fatura gideri tespit edildiği, yapılan tedavi masrafları için yapılan tarihlerdeki tedavi faturalara ulaşarak tespitinin mümkün olabileceği, hastanelerinde yapılan muayenelerinde mağdurun büyüme sürecinin tamamlanana kadar rutin yıllık muayene gerektiği, mağdur █████/2009 doğumlu olup, muayene tarihinde 14 yayın içerisinde olduğu, 18 yaşından sonra yapılan muayene göre gerekli tıbbi müdahalenin belirlenebileceği, belirlenen bu tedavinin uygulanan merkez ve uygulama zamanına göre tedavi masraflarının değişebileceğini, ancak implant yapılır ise klinikleri öğretim üyeleri tarafından uygulanan yerli marka implant fiyatları 5.500,00 TL civarında olduğu, 11 ve 21 numaralı dişlerine implant yapılması gerektiği, günümüz şartlarında iki tedavi masrafının 11.000,00 TL tutabileceği, ya da protetik restorasyon yapılır ise 11 ve 21 numaralı dişlerine gerektiği, ön diş ışınlı kompozit dolgu ücretinin diş başına 1.875,00 TL olduğu, günümüz şartlarında tedavi masraflarının 4.554,00 TL tutabileceği rapor edilmiştir.
Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığının Mahkememize sunmuş olduğu █████/2023 tarihli raporundan özetle; İlgili Hastanın 11 ve 21 numaralı üst santral dişleri için olası tedavi ücretlerinin belirtildiğini, tedavi ücretlerinin öğretim üyesi farkı, materyal ücreti ve ücretli tedavi kalemlerine göre değişkenlik gösterdiğini, eğer implan üzerine protetik üst yapı gereksinimi olursa her iki travma gören dişin tedavisi için en az 4.467,00+3.377,84=7.844,84 TL, en çok 2.5840,00+8.606,40=34.446,4 TL tedavi ücreti gerektiğini, yapılan değerlendirmeler ve değişkenlik gösteren tedavi sonuçları dikkate alındığında olası muhtemel tedavi seçenekleri 485,88 TL'den 34.446,40 TL'ye kadar değişkenlik gösterebildiği rapor edilmiştir.
Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığının Mahkememize sunmuş olduğu █████/2024 tarihli raporundan özetle; Dava dosyasındaki tedavi evrakları incelendiğinde hastanın dişinin ağızda durmasına engel olacak herhangi bir duruma rastlanılmaması sebeplerinden hastanın bugün dişin fonksiyonu açısından bir ek tedavi gereksinimi bulunmadığını, hastanın ileride tedavi ihtiyacı olup olmayacağı ve olursa hangi tedaviye ihtiyacı olacağının tıbben bugünden belirlenebilir olmadığını, yapılan değerlendirmeler ve değişkenlik gösteren tedavi sonuçları dikkate alındığında olası muhtemel tedavi seçenekleri 728,84 TL'den 53.975,20 TL'ye kadar değişkenlik gösterebildiği rapor edilmiştir.
Dava, davacı çocuğun uğramış olduğu maddi ve manevi zarar ile diğer davacıların uğradıkları manevi zararların tazminine ilişkindir.
Kusura ilişkin yapılan değerlendirmede; aynı olaya ilişkin ceza dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarında ve kaza tespit tutanağında aynı yönde değerlendirmeler yapıldığı, raporlarda, olayda sürücü ...'nin yüzde yüz kusurlu olduğu, diğer sürücü ... ve davacı çocuğun olayda kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle Davalılar ... ve ... Sigorta Aş'ye karşı açılan davanın REDDİNE karar verilmiştir.
Maddi zarara ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Davacı vekili sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile maddi zararının, yapmış oldukları tedavi giderleri ile davacının 18 yaşına geldiğinde yapılacak diş tedavi masraflarına ilişkin olduğunu açıklamıştır.
Somut durumda, █████/2024 tarihli ATK raporuna göre; davacının olay tarihinde 12 yaşında, rapor tarihinde ise 15 yaşında olduğu, 18 yaşını doldurmaması nedeniyle implant tedavisi uygulanamayacağı, mevcut verilere göre davacının dişinin ağızda durmasına engel olacak herhangi bir duruma rastlanılmaması sebebiyle şuan için ... doğal dişin sökülerek yerine yapay dişin implant uygulaması ile takılmasının tıbben doğru olmayacağı, hastadan ve çevresel faktörlerden dolayı ileride hastaya implant tedavisi uygulanıp uygulanmayacağının bilinebilmesinin tıbben mümkün olmadığı, bugün itibariyle dişin fonksiyonu açısından bir ek tedavi gereksiniminin bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davacının talebi de gözetildiğinde bu aşamada mevcut durum itibariyle davacının zararının belirlenmesi en doğru çözüm yöntemi olacaktır. İleride buna ilave olarak ya da farklı bir durum gelişmesi halinde davacının maddi zararına ilişkin yeniden dava açması kendisinin muhtariyetindedir. Mevcut durumda, implant yapılmasına gerek görülmediğinden sadece diş üzerinde kaplama yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda olayda hiçbir kusuru bulunmayan davacının daha kaliteli ürün ve daha ehil doktorlar tarafından tedavi edilmesini istemesi, zararın buna göre belirlenmesi makul ve kabul edilebilir olandır. Bu itibarla işbu raporda belirtilen zirkonyum krom kaplamanın öğretim üyeleri tarafından iki dişe yapılması maliyeti olan 9.731,20 TL''yi davacı talep edebilir. Bunun dışında davacı tarafça yapılan dava tarihinden önceki tedaviye ilişkin belgelendirilmiş masrafların toplamı 1.630,42 TL olup bu miktarı da sorumluluğu bulunan davalılardan talep edebilir.
Dosyada alınan raporların yeterli olduğu anlaşılmakla ve davacı tarafça da delil avansı yatırılmadığı gözetilerek yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir, zira önceki alınan tüm raporlarda benzer yönde görüş bildirilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacının maddi tazminat talebinin taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir.
Manevi zarara ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
TBK’nun 56/2. maddesi “ Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir” hükmünü içermektedir. TBK’nun 56/2. maddesinde, ağır bedensel zarara uğrayan kişinin yakınlarının uğradıkları zararlar düzenlenmiştir. Bu gibi kimselerin, yakınlarına duygusal bağları açısından, bir yakının bedensel bütünlüğünün ihlalinde, doğrudan doğruya kendi kişilik hakkı açısından saldırıya uğradığı ve bu nedenle manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir.
Bir kimsenin cismani zarara maruz kalması durumunda onun (..., baba, eşler, kardeş, nişanlı gibi) yakınlarından birinin aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü ağır bir şekilde haleldar olmuşsa, onlar da manevi tazminat talep edebilirler. Çünkü bu durumda onların zararları ile haksız eylem arasında illiyet bağı vardır ve zararlarının niteliği itibariyle onların da ihlal edilen normun (56. maddenin) koruma alanı içinde bulunduklarının ve hukuka aykırılık bağının gerçekleştiğinin ve manevi tazminat talep edebileceklerinin kabulü gerekir.
Somut olayda; davacıların çocuğunda meydana gelen yaralanmanın TBK 56/2. maddesi kapsamında ağır bedensel zarar olarak kabul edilip edilmeyeceği yukarıdaki düzenleme gereği tartışmalıdır. Mahkememizin kanaatine göre olay nedeniyle çocukla birlikte anne ve babasının da kişilik hakları pek tabii zarar görmüştür. Burada kanun koyucunun düzenlemeyi yaparken aksi düşüncede olduğu söylenemez. Çünkü bu durumda onların zararları ile haksız eylem arasında illiyet bağı vardır ve zararlarının niteliği itibariyle onların da ihlal edilen normun (56. maddenin) koruma alanı içinde bulunduklarının ve hukuka aykırılık bağının gerçekleştiğinin ve manevi tazminat talep edebileceklerinin kabulü gerekir. Mahkememizce haksız fiilin mağduru olan davacı küçüğün anne ve babasına da manevi tazminat ödetilmesi koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmiştir. En nihayetinde çocuğun yaşı itibariyle yaşadığı bu tramvatik durumu anne babasıyla birlikte atlatması gerektiği de izahtan varestedir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca, hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir.
Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olayda; olay tarihi, olayın gelişim şekli, davacının yaralanma derecesi, yaşının küçük olması nedeniyle diğer davacılarla birlikte yaşayacağı psikolojik zorluklar, haksız fiil niteliğindeki eylemin gerçekleştiği yer ve zaman ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında paranın alım gücü de düşünüldüğünde davacılar yararına aşağıdaki şekilde manevi tazminat miktarı takdir edilmiştir.
Arabuluculuk ücreti bakımından; davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olmasına, dava şartı niteliğindeki bu başvuru şartı nedeniyle de arabuluculuğun işbu davada zorunlu olmamasına rağmen (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası), davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması halinde, yargılama sonucunda bu ücretin davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerektiği (davadaki haklılık oranına göre) değerlendirilmiştir. Şöyle ki;
Dava kısmen kabul edilmiş ve davacı taraf yargılamada kısmen haklı bulunmuş olmasına göre, arabuluculuk giderinin davacı üzerinde bırakılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davanın taraflarının, dava açılmadan önce, zorunlu olmasa dahi dava açılmasının son çare olduğunu gözeterek uyuşmazlığı gidermek amacıyla ve makul olacak şekilde ihtiyari uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmasının ve buna bağlı olarak yaptıkları ihtarname masrafı, ihtiyari arabuluculuk ücreti gibi masraflarını haklılık oranlarına göre eldeki davada talep etmelerinin kabul edilebilir olduğu düşüncesiyle davacı taraf aleyhine bu konuda hüküm kurmanın hakkaniyetli olmayacağı, son olarak, sigorta şirketine başvurmak ile arabuluculuk müessesesinde tarafların çözüm aramasının aynı durumlar olmadığı değerlendirilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar ... ve ... Sigorta Aş'ye karşı açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının talepte bağlı kalınarak KABULÜ ile, 10.000,00 TL'nin ... Sigorta Aş (kaza tarihinde geçerli poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( kendi temerrüdü sonucu ile ortaya çıkan temerrüt faizi ve ferilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) ile davalılar ... ve ...'dan (kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) tahsili tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine,
3-Davacıların manevi tazminat davalarının KABULÜ ile;
-... için 30.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, Hatice Yiğit için 15.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile bu davacılara verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.781,70-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 4.781,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.586,27 TL harcın davalılar ..., ... ve ... sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı ... sigorta şirketinin (10.000,█████.000,00) oranına isabet eden 512,32'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
5-Hazine tarafından karşılanan toplam 1.600,00 -TL arabuluculuk ücretininden davalı sigortalar yönünden 1/2 haklılık oranına göre hesaplanan 800,00TL'sinin davalı ... Sigorta AŞ'den, 800,00TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacılar tarafından karşılanan 80.70-TL başvuru harcı, 1.195,43 -TL peşin harç olmak üzere toplam ‬‬1.276,13-‬TL'nin davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine (Davalı ... Sigorta Şirketinin (10.000,█████.000,00) oranına isabet eden 182.30TL'sinden diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,
7-Davacılar tarafından karşılanan davalılar ... ve ... Sigorta Aş'ye yapılan 316,00 TL tebligat giderinin mahsubu ile, 1.973,50 TL posta tebligat gideri, 2.020,00-TL ATK, 133,00 TL tedbir harcı ve 11,50-TL vekalet harcı ücreti olmak üzere toplamda 4.005,00 TL yargılama giderlerinin davalılar ..., ... ve ... Sigorta Aş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, (Davalı ... Sigorta Şirketinin (10.000,█████.000,00) oranına isabet eden 572,14-TL'sinden diğer davalılar davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna, )
8-Davalı ... Sigorta Aş tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 11,50 TL vekalet harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... Sigorta Aş'ye verilmesine,
9-Davalı ... tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 38,40 TL vekalet harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'ye verilmesine,
10-Maddi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden doyalı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'ye verilmesine,
11-Maddi tazminat yönünden davalılar ... ve ... Sigorta Aş kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalılar ... ve ... Sigorta Aş'ye verilmesine,
12-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden doyalı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
13-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden doyalı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
14-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden doyalı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... verilmesine,
15-Manevi tazminat yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak, 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak, 15.000,00-TL vekalet ücretinin ... alınarak alınarak davalı ...'ye verilmesine,
16-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacılar vekili, davalı ... vekili ve ... vekili yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!