Anahtar kelimeler: Kaskosu Onarımı Aracında Arka Hasarlı Park Çarpması Kasko Sol Aracının

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’a ait .... plakalı araç 14.07.2024 tarihinde park halinde iken ...’ın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracının sağ ön kısmı ile müvekkilin park halindeki aracının sol arka kısmına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, iş bu kazada ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın tam (%100) kusurlu bulunduğunu, müvekkiline ait .... plakalı aracın bakım ve onarımı müvekkilinin kaskosu tarafından giderildiğini, kaza neticesinde müvekkiline ait araçta 170.521,21 TL hasar bedeli oluştuğunu, müvekkilinin aracında oluşan hasar bedeli müvekkilinin Kasko Sigorta Poliçesi tarafından ödendiğini ve ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olan .... Sigorta Anonim şirketinden rücu edildiğini, ancak araçta oluşan değer kaybının tamamına ilişkin ödeme yapılmadığını, neticede fazla olan hakları korunması şartıyla davanın kabulüne, şu aşamada gerçek zararın belirlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle 1.000,00-TL değer kaybının davalı tarafından temerrüde düşüldükleri tarihten itibaren işleyecek ticari faizle birlikte ödenmesine, ön tensiple birlikte keşif günü verilip dosyanın kusur ve hesap raporu aldırılmasını talep ediyor, ayrıca yargılama gider ve vekâlet ücretlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile .... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında Uzun Dönem Operasyonel Araç Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşme ile bağlı kiralama kontratı yapıldığını, kontrata konu ... plakalı aracın karıştığı kaza nedeniyle 1.000,00TL değer kaybı talebiyle huzurdaki davanın açıldığını, müvekkili şirketin, uzun dönem araç ve filo kiralama işiyle iştigal etmekte olup, mülkiyeti kendisine ait olan araçları 3. kişilere kiralayarak gelir elde ettiğini, müvekkili şirket ile .... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında █████/2017 tarihinde ... nolu Uzun Dönem Operasyonel Araç Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasındaki ilişki ana sözleşmenin imzalanması ile başlamış olduğunu, devamındaki süreç sözleşmelerin eki niteliğindeki kontratlar üzerinden sağlandığını, bu kapsamda işbu sözleşmeye bağlı olarak █████/2021 tarihli Toplu Kiralama Kontratı ile 45 ay süreli (Kontrat 5. satırda mevcuttur - ... ) kontrat düzenlendiğini ve aracın kiracıya teslim edildiğini, dolayısıyla dava konusu kazanın meydana geldiği █████/2024 tarihinde, aracın uzun dönem kiralama kapsamında müşteride bulunduğunu, nitekim kazaya karışan aracı kullanan ve bu dava da davalı olarak yer alan ...'ın de müvekkili firma ile herhangi bir bağı bulunmadığını, kendisinin müşteri firmanın çalışanı olması gerektiğini, davanın .... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi (VKN: .... - ... Mah. ... Yolu (ansızca) Km. Evl. 0 / 363 İzmir / Kemalpaşa)'ne ihbar edilmesine, müvekkili şirket açısından davanın öncelikle usul açısından inceleme yapılarak husumetten reddine, bu taleplerinin haklı görülmediği takdirde yapılacak yargılama neticesinde hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın esastan reddine, yargılama harç ve masrafları ile kanuni vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak, dava konusu kazaya karışan araçların tramer kayıtlarının celb edildiği görüldü.
Mahkememizce İstanbul Esnaf ve Sanatklar Odasına,İstanbul Ticaret ve Sanayi Odasına, Bakırköy Vergi dairesine yazılan müzekkere cevap verildiği görüldü.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, davacıya ait araç ile davalı adına kayıtlı araçların karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle davacı tarafa ait araçtaki değer kaybına ilişkin zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
İstanbul Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında 26.02.2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, █████/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında; Davacının █████/2024 tarihli kaza nedeni ile tarafların kusur durumu ile kusur durumu oranında aracında değer kaybı bedeli nedeni ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu, davalının uzun süreli araç kiralama sözleşmesi nedeni ile husumet itirazının yerinde olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi, aynı yasanın 114/1-c bendi ile 115/1. Hükmü nedeni ile öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, 6100 Sayılı HMK nın 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacıya ait araç ile davalı adına kayıtlı araçların karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle davacı tarafa ait araçtaki değer kaybına ilişkin zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dava niteliği itibari ile mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Nispi ticari dava olup olmadığına ilişkin ise davacının tacir araştırması yapılmış olup İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevabında; faal gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, Bakırköy Vergi Dairesi yazı, cevabında; davacının birinci sınıf tacir olmadığı, işletme hesabı esasına göre defter tutmakla yükümlü olduğu, kazancının 213 sayılı VUK'un 177. maddesinde belirtilen sınırı geçmediği, esnaf olduğu, tacir olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı taraf ZMMS e karşı açıldığını bu nedenle Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını beyan etmiş ise de davalının ZMMS değil ... olduğu sabittir. Neticeten, davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)
5-6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine,
6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!