Anahtar kelimeler: Sınırsız Eşitliği İmkanın Süreç Etkin İstismarı Silahların Görüşü Hukukî İlkesi

MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : █████████ E., ████████ K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın farklı zamanlarda olacak şekilde baldızı olan katılan mağdurenin göğüs, ön ve arka cinsel bölgelerine dokunup dudağından öptüğü ve oral ilişki yaşadığının kabulü ile değişen suç vasfına göre çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, somut olayın özelliğine göre üst sınırdan ceza tayini ile takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın hüküm kurulması ve vekille temsil olunan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, katılan mağdurenin istikrarlı ve samimi beyanları karşısında eylemlerin tehdit suretiyle işlendiği gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/4. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğine, sanığın katılan mağdureye ait çıplak fotoğrafları muhafaza ederek başka kişilerle paylaştığının sabit olması sebebiyle ayrıca müstehcenlik suçundan cezalandırılıp eylemi sırasında odanın kapısını kilitleyerek katılan mağdureyi alıkoyması sebebiyle hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da suç duyurusunda bulunulması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, olayın intikal süresi, katılan mağdurenin çelişkili beyanları, tanık...ile yaşanan anlaşmazlıktan sonra şikayetçi olunması, iddia konusu suçun işlendiği konutta ikamet eden kişi sayısının fazlalığı sebebiyle anılan mahallin eylemlerin işlenmesine elverişli olmaması ve alacak mevzusundan ileri gelen husumet hali karşısında mahkumiyete elverişli delil bulunmadığı gözetilmeden savunma lehine beyanda bulunan tanık anlatımlarına itibar edilmemesine dair de yeterli gerekçe gösterilmeden kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.III. GEREKÇE 1. Karar başlıklarında "2019 yılı ile 2020 yılı yaz ayları arası" olan suç tarihinin "2018 yılı" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğu anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde karar verildi.