Anahtar kelimeler: Uero Ortaokulu Değişken Beyoğlu Restorasyon Tamir Yana Euro Yazildiği İstirdat

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : Menfi Tespit-İstirdat
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit -İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı taraf davalı tarafa ait iş .... eğitim yerinde kullanacak malzemeler için 3.936,00UERO karşılığı 140.000,00TL, ... Ortaokulu için ise 4.190,50Euro ve 1.840Euro karşılığı 210.000TL olmak üzere toplam 350.000TL değişken restorasyon ve tamir malzemelerinin hemen teslimi hususunda anlaşıldığını davacı tarafın 30.10.2024 tarihli ... nolu .... Bankası /.... şb. 350.000,00TL çeki davalı tarafa 11.06.2024 tarihinde ...’e teslim edildiğini, davalı tarafından ancak ürünlerin teslim edilmediğini, bunun üzerine Davalı yana Beyoğlu .... Noterliğince 29.08.2024 tarihinde .... yevmiye numarası ile 350.000,00TL çekin iadesi için ihtarname gönderildiğini, tüm bu açıklamalar doğrultusunda davacının davalı yana borcunun olmadığını çekin iadesini, dava giderleri ve vekaleti ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep ve beyan edilmiştir.
CEVAP:Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde dosyaya sunulan herhangi bir cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflara ön inceleme duruşmasının usulüne ilişkin tebligat yapılmıştır.
Dava, İİK 72 uyarınca açılan menfi tespit ve sunulan ıslah dilekçesi ile aynı zamanda istirdat davasından ibarettir.
Ziraat Bankasına ve İstanbul SGM'ye yazılan müzekkerelere cevaplar verildiği bilgi ve belgelerin gönderildiği görüldü.
İstanbul Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında █████/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, davacının 30.04.2024 tarihli 350.000,00-TL bedelli çek nedeni ile davalıya borçlu olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde █████/2025 tarihine inceleme günü verilmiş olup inceleme gününde hazır olan davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 29.04.2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Davacının çeki iddia ettiği gibi davalı tarafından malzemeleri teslim edilmediği, ancak çeki önceden aldığı, iddiasına göre çek tutarı kadar davacıya mal teslim ettiğini davalı tarafın ispat yükü altında olduğu ve davacıya mal teslimine ilişkin yazılı belge sunmadığı, TBK 207/2 md gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı gün ifa etmekle yükümlüdür. Söz konusu madde dikkate alındığında çek tutarı kadar al teslim edildiğini ispat yükümlülüğünün davalıya ait olduğu, Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından düzenlenen 350.000,00TL bedelli çekin lehtar olan davalıya verildiği, davalı tarafından süresi içerisinde bankaya ibraz edildiği, ve 30.10.2024 tarihinde çekin tahsil edildiğini, Davacı Taraf davalı taraf ile arasındaki sözleşmenin teminatı amacıyla verildiğini ve borcu bulunmadığını ileri sürerek eldeki menfi tespit davasını açmıştır. Dava konusu çekin üzerinde teminat kaydı bulunmamaktadır. Tüm dosya kapsamı gözetilerek gerekirse davacının çekten dolayı borçlu bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı 29.01.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile çekin banka tarafından ödenmiş olması neden ile davaya istirdat davası olarak devam edeceklerini içeren ıslah dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ve “ispat yükü”ne ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
HMK'nın 222.maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
TBK'nın 207. maddesine göre satım akdi kural olarak peşin olup, alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa etmesi asıldır. TBK'nın 207/2. maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı gün ifa etmekle yükümlüdürler. Faturanın davacı/alıcı tarafından sunulması ve kayıtlı olması nedeniyle, davalının ayrıca emtiayı teslim ettiğini kanıtlamasına gerek bulunmamaktadır. İspat yükü TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. maddesine göre davacıda olup, davacının avans ödemesini yaptığını kesin delillerle kanıtlaması gerekmektedir.
"....TBK 207/2 maddesi gereğince –sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı gün ifa etmekle yükümlüdürler. Mahkemece söz konusu madde dikkate alınmaksızın çek tutarı kadar mal teslim edildiğini ispat yükümlülüğünün davalıya ait olduğu yönünde ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp, davacının söz konusu çek nedeniyle borçlu olmadığını ispatla yükümlü olduğu gözetilerek tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, yanılgılı gerekçe ile eksik inceleme sonucu yazılı şekile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir...." Yargıtay ... Hukuk Dairesi, 22.05.2014 Tarih, ... Esas, ... Karar.
Bir başka ifade ile; Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu kesin delil ile ispatla yükümlüdür.
Somut olay bakımından dosya incelendiğinde; davacı █████/2024 vade tarihli ve ... nolu ... Bankası/ ... şubesinin 350.000,00 TL bedelli çekin davalıya verildiğini, veriliş amacının ...e eğitim yerinde kullanacak malzemelerin alımından kaynaklı olduğu, ancak davalının üzerine düşen edimi yerini getirmediği, bu nedenle çekin bedelsiz kaldığını iddia etmektedir. Yukarıda da bahsedildiği gibi, TBK'nın 207. maddesine göre satım akdi kural olarak peşin olup, alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa etmesi asıldır. TBK'nın 207/2. maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı gün ifa etmekle yükümlüdürler. Faturanın davacı/alıcı tarafından sunulması ve kayıtlı olması nedeniyle, davalının ayrıca emtiayı teslim ettiğini kanıtlamasına gerek bulunmamaktadır. İspat yükü TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. maddesine göre davacıda olup, davacının avans ödemesini yaptığını kesin delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmadığından davayı inkar kapsamında değerlendirilmiştir. Davacının ticari defterlere ilişkin delile dayandığı anlaşılmakla taraflarıın ticari defter ve belgeleri üzerinden inceleme yapılmasına karar verilmiş olup davalıya HMK madde 222 sonuçları hatırlatır duruşma zaptı ve inceleme günü tebliğ olmuştur. 7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlendiği, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ve sunduğu tüm deliller göre davacının davalıya avans ödemesi yaptığı, karşılığında malzemelerin alınmadığı, davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne, 0/███████ vade tarihli ve ... nolu ... Bankası/ .... şubesinin 350.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borcu olmadığının tespiti ile birlikte davaya konu bu çek bedeli ödenmiş olduğundan ödenen 350.000,00 TL bedelin ödeme tarihi olan █████/2025 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan İSTİRDADI İLE davaLıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının █████/2024 vade tarihli ve ... nolu ... Bankası/ ... şubesinin 350.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borcu olmadığının tespiti ile birlikte davaya konu bu çek bedeli ödenmiş olduğundan ödenen 350.000,00 TL bedelin ödeme tarihi olan █████/2025 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan İSTİRDADI İLE davaLıdan alınarak davacıya verilmesine ,
2-Dava konusu uyuşmazlık yönünden davalı tarafın kötüniyetli olduğu sabit olmadığından kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı görülmekle, davacı tarafın kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yönelik talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 23.908,5‬0-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 5.977,13-TL peşin harç ve yargılama devam ederken yatırılan 615,40-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.592,53‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.315,97‬-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 5.977,13-TL peşin nispi harç, 615,40-TL ıslah harcı ve 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 7.080,93‬-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 6.947,5‬0-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 56.000‬,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!