Anahtar kelimeler: Akülü Alta Yedekleme Şebeke Halka Alternatif Depolama Örtülü Operatörlerinin Uzmanlar

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İstirdatDAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; işbu davanın örtülü olarak aktarılan kazancın istirdadına ilişkin olduğu ve arabuluculuğa tabi olmadığını, ... A.Ş., VE bağlı ortaklığı olan .. A.Ş., ... A.Ş., ...A.Ş. İle ... A.Ş.'nin sermaye veya malvarlığı kaybına uğratılmasına neden olan işlemlerin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında incelenmesi sonucunda kurullarındaki uzmanlar tarafından hazırlanan... tarih ve ... sayılı denetleme raporunda diğer hususların yanı sıra özetle; halka açık ...'a ilişkin olarak; 2001 yılında Türkiye'deki telekomünikasyon operatörlerinin şebeke alta yapılarında kullanılan akülü güç yedekleme çözümleri, alternatif enerji depolama çözümleri ile görüntüleme ve savunma teknolojileri konularında faaliyet göstermek üzere ...'da kurulduğunu, şirketin █████/2012 tarihinde tadil edilen esas sözleşmesine göre şirketin merkezinin ... olduğunu, şirketin paylarının 2011 yılında borsada işlem görmeye başladığını, şirketin borsada pay sırasının Ağustos 2014'te geçici olarak işleme kapatıldığını, █████/2015 tarihinde ise şirketin sürekli olarak işlem görmekten men edildiğini, ...'un 2013 yılı mayıs ayına kadar ... ve ... kontrolünde iken █████/2013 tarihinde ... ile... ve ...arasında ... sermayesinin %28,14'üne tekabül eden yapların devrine yönelik bir anlaşma imzalandığını, bu tarihten sonra ...'un yönetiminin ... ve ... kontrolüne geçtiğini, █████/2013 tarihinde ise ...'ın sahibi olduğu ve ... sermayesini temsil eden payların bu defa ...'dan ..., ... ve ...'ya satılmasına yönelik pay devir sözleşmesinin imzalandığını, bu tarihten sonra ...'un ..., ... ve ...'nın kontrolüne geçtiğini, ... ile yönetim ve sermaye bakımından ilişkili olan ... ve ... tarafından kendi şahsi işleri için kullanılan çeklerin karşılıksız çıkması dolayısıyla halka açık bir şirket olan ...'un 7.320.991,11 TL'lik haksız ve usulsüz bir yükümlülük altına sokulduğu ve ...'un hukuka aykırı olarak sermaye veya mal varlığı kaybına uğratıldığının tespit edildiğini, ... ve ... aleyhine, SPK'nun 94. Maddesi uyarınca faiz hariç 7.320.991,11 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 70.000 TL'sinin aktarılan tutarın yasal faiziyle beraber ...'a iadesine yönelik olarak kurullarınca ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, mahkemenin ... tarih ve ...esas,... karar sayılı kararıyla "Davacının davasının kabulü ile, 70.000,00TL'nin dava tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak ... Aş'ye ödenmesine," kararı verildiğini, işbu dava konusu olayda halka açık ...'un faaliyetleri ile ilgisi olmayan yönetim, denetim ve sermaye bakımından ilişkide bulunulan ortaklıklarının şahsi işleri için karşılıksız çek keşide edilmesi suretiyle ..., piyasa teamüllerine, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak 7.320.991,11 TL tutarında sermaye veya mal varlığı kaybına uğratıldığını, bu çerçevede SPK'nin 21 ve 110. Maddelerinde tanımlanan örtülü kazanç aktarımı fiilinin unsurlarının oluştuğunun açık bir şekilde görüldüğünü, sermayesi azaltılan ...'un halka açık bir ortaklık olduğunu, örtülü kazanç aktarımı yapılan şahısların ... ile yönetim ve sermaye bakımından ilişkili olduğunu, piyasa teamüllerine, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı işlemlerde bulunulduğunu, ...'un sermayesinin örtülü kazanç aktarımı yoluyla azaltıldığını, bu nedenlerle örtülü kazanç aktarımı yoluyla sermayesi azaltılan halka açık ortaklık ....A.Ş.'ye verilen süre içerisinde faiz hariç 7.030.991,00 TL tutarındaki iadenin yapılmaması nedeniyle 6263 sayılı sermaye piyasası kanununun 94. Maddesi uyarınca ... ve ...'a aktarılan 7.030.991,00 TL ile kanuni faizinin, ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ... esas, ... karar sayılı kararıyla saklı tutulmuş olan 6.960.991,11 TL'sinin aktarım tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte sermayesi azaltılan ... A.Ş.'ye iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının açmış olduğu tazminat davasında sayın mahkemeniz yer yönüyle yetkisiz olduğunu, 6100 sayılı H.M.K 6.ve 19 maddeleri gereği yetki yönüyle itirazlarının olduğunu, yetkili mahkemenin ... Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yine alacağı hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydıyla, davacının davası zamanaşımına uğradığını ve dava hak düşürücü süreden sonra açıldığını, dava zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olduğunu ve davanın usulden reddi gerektiğini, somut bir bilgi beyan belge sunulmadığını, bahsi geçen spk raporu tek başına bir uzman tarafından dayanaksız ve farazi olarak hazırlanmış olduğunu, rapordaki hususların yargılamaya araştırmaya muhtaç olduğunu, raporda kollukça ya da adli makamlarca hazırlanmış araştırılmış bir husus olmadığını, müvekkilin hissedarı olduğu ... A.Ş. tarafından ....A.ş.’nin hisselerini devralma sebebinin ... şirketi ile borsada işlem gören ... şirketini birleştirerek avcılar enerji şirketini halka açık hale getirmek olduğunu, müvekkilin, ... şirketini devralmasındaki amacın borsada işlem gören ... şirketi ile ... şirketini birleştirip … Şirketini halka açık hale getirmek olduğunu, SPK raporunda müvekkilinin imzasının sadır olduğu toplamda 7.320.991,11 TL lik çekin keşide edilerek ...'un ... üzerindeki hisselerini satın almak amacıyla ... a verildiğini, ancak bu çeklerin hiçbirinin tahsil edilmediğini, tahsil edilmediği için de bir zararın söz konusu olmadığını, çeklere ilişkin bilgi bankadan sorulduğunda bu husus açıklığa kavuşulacağını, müvekkilinin şirketi devrettiği dönemden sonra oluşmuş olabilecek zararlardan ve eylemlerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ... 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi heyet raporu doğrultusunda müvekkilinin iddia edilen zarar varlığı ile hiçbir illiyet bağı bulunmadığını, açıkça görüleceği üzere, müvekkilinin kendisine isnat edilen haksız ve kötüniyetli suçlamalardan olan özel belgede sahtecilik suçundan beraat etmiş olmasına ve bu itibarla dava konusu şirket ... A.Ş.'nin zararının varlığı varsa dahi bu zararın müvekkil ... ile illiyet bağı bulunmamakta olmasına rağmen huzurdaki davada davacıların haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tazminat talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından devralınan hisselerin yine aynı bedel üzerinden iade edilmiş olduğunu, müvekkilinin ...'da yönetim kurulunda olduğu süre boyunca şirketin zararı olmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca Yönetim kurulu üyelerinin şirketin uğradığı zararlardan sorumlu tutulabilmeleri için, kanundan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin kusurlu olarak ihlal edilmiş olması gerektiğini, yükümlülükten anlaşılması gereken YK üyelerinin kanundan ve ana sözleşmeden doğan yetki ve görevleri olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulunda olduğu süre boyunca ...'u zarara uğratacak herhangi bir faaliyeti olmadığını, davacı tarafından müvekkilinin faaliyetleri dolayısıyla ...'un zarara uğradığına yönelik iddialarına itibar edilemeyeceğine, bu nedenlerle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretimin karşı taraftan alınarak taraflarına ödenmesini talep etmiştir.Davalı ... tarafına yapılan tebligat rağmen davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da bu davalı tarafından gelen olmamıştır. DELİLLER: ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ... esas sayılı dosyası, Ticaret Bakanlığı'na, ... Kaymakamlığı, ... Valiliği, ... Ticaret Odası, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, örtülü kazanç aktarımı yoluyla sermayesi azaltıldığı iddia olunan halka açık ... Anonim Şirketi' ne 6362 sayılı sermaye piyasası kanununun 94. Maddesi uyarınca ... ve ...' a aktarılan bedelin sermayesi azaltılan .... Şirketi' ne iadesine ilişkin olarak açılan istirdat davasıdır.Mahkememizce, taraflarca sunulan ve hasredilen deliller toplanarak hep birlikte incelenmiştir.Örtülü kazanç aktarımı yasağı 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 21. maddesinde düzenlenmiş olup, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun Örtülü kazanç aktarımı yasağı başlıklı 21. maddesi; "(1) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmaları yasaktır.(2) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, esas sözleşmeleri veya iç tüzükleri çerçevesinde basiretli ve dürüst bir tacir olarak veya piyasa teamülleri uyarınca kârlarını ya da malvarlıklarını korumak veya artırmak için yapmaları beklenen faaliyetleri yapmamaları yoluyla ilişkili oldukları gerçek veya tüzel kişilerin kârlarının ya da malvarlıklarının artmasını sağlamaları da örtülü kazanç aktarımı sayılır.(3) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları, ilişkili taraf işlemlerinin emsallerine, piyasa teamüllerine, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine uygun şartlarda gerçekleştirilmiş olduğunu belgelemek ve bu durumu tevsik edici bilgi ve belgeleri en az sekiz yıl süre ile saklamak zorundadırlar. Birinci fıkrada belirtilen ilkelere aykırılığın tespitinde izlenmesi gereken usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.(4) Kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları, Kurulca belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa veya kolektif yatırım kuruluşuna iadesini talep eder. Kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflar Kurulca belirlenecek süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorundadır. Örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali ile ilgili 94 üncü ve 110 uncu maddeler ile ilgili mevzuatta öngörülen hukuki, cezai ve idari yaptırımlar saklıdır." hükmünü içermektedir. Söz konusu madde kapsamında SPK'ya verilen iade talebi yetkisiyle bir tür düzeltme/denkleştirme işleminin yapılması amaçlanmakta, zarara uğrayan tarafların zararlarının telafisi için idari bir önlem öngörülmektedir.Aynı kanunun İhraççıların hukuka aykırı işlemleri ile sermayeyi veya mal varlığını azaltıcı işlemlerinde uygulanacak tedbirler başlıklı 92. maddesi; "(1) Bu Kanuna tabi ihraççıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının Kurulca tespit edilmesi hâlinde, Kurul;a) 6102 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir almasını ve öngörülen işlemleri yapmasını istemeye ve gerektiğinde durumu ilgili mercilere intikal ettirmeye,b) Bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya,c) Bu durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararı ile tespit edilmesi veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkeme tarafından karar verilmesi hâlinde bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerini kaldırmaya, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması hâlinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgilileri görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerini atamaya, yetkilidir.(2) Halka açık bankalar hakkında bu maddeye göre işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınır.(3) (Ek: 2/1/2017-KHK-684/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/6 md.) Bu madde kapsamında Kurul tarafından açılan dava ve takipler ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde Kurul her türlü harç ve teminattan muaftır." şeklinde düzenlenmiştir.Aynı kanunun Örtülü kazanç aktarımında uygulanacak tedbirler başlıklı 94. maddesi de; "(1) Kurul, 21 inci maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde ortaklara duyurulmasını istemeye, Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkilidir.(2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-684/7 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/7 md.) 92 nci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları bu madde bakımından da uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkememiz dosyası ile benzer mahiyette bulunan dosyada verilen kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı █████/2025 tarihli kararında "6362 sayılı kanunun 21/4 maddesinde, örtülü olarak aktarılan tutarın iade edilmesi için gereken sürenin SPK tarafından belirleneceği ifade edilmiş, ancak iadenin gerçekleşmemesi hâlinde Kurul’un açacağı davanın süresinden bahsedilmemiştir. Aynı kanunun 94/1 maddesinde de Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yine Kurul’un yetkili olduğu belirtilmiş, ancak iade davası açma süresine ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu durumda kanunun 94/2 maddesinde yapılan atıf nedeniyle, süre bakımından 92/1-b maddesi hükmünün uygulanması gerekir. Söz konusu hükümde ise Kurul’un, bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. Buna göre örtülü kazanç aktarımına konu tutarın ilgili şirkete iadesi için davacı kurum tarafından açılacak dava, durumun Kurul'un yetkili karar organınca tespiti tarihinden itibaren 3 aylık süreye tabi olup, hak düşürücü süre niteliğindeki bu sürenin mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir. Somut olayda Kurul'un yetkili karar organınca alınan karar tarihi 08.09.2017 olup, şirkete zararın tahsili için yazılan 20.09.2017 tarihli yazıda verilen şirkete verilen 3 aylık süre sonrasında işlemeye başlayan 3 aylık hak düşürücü süre, işbu dava tarihi olan 05.06.2023 itibariyle dolmuştur. Bu nedenle mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir." gerekçesi ile iade davası için 6362 sayılı kanunun 92/1-b maddesi hükmünün uygulanması gerektiği, bu durumda hukuka aykırılığın kurulca tespit tarihinden itibaren 3 aylık süreye tabi olduğu ve sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu hükme bağlanmıştır.Yukarıda özetlenen istinaf ilamı ve söz konusu yasal düzenlemeler dikkate alındığında SPK'nın, 6362 Sayılı Kanunun 21. maddesinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlal edildiğini tespit etmesi halinde gerekli tedbirleri almaya ve kurulca belirlenecek tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkili olduğu açıktır. 6362 Sayılı Kanun, açılacak iade davası için ise 6098 Sayılı TBK ve 6102 Sayılı TTK hükümlerinden ayrı olarak düzenlemeler getirmiş ve Kanunun 94/2. fıkrası ile, iade davaları için aynı Kanun'un 92. maddesi birinci ve üçüncü fıkralarına atıf yaparak, iade davasının 6362 Sayılı Kanunun 92/1-b maddesinde düzenlenen süre içinde açılacağını belirtmiştir. Buna göre, 6362 Sayılı Kanunun 92. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca SPK, işlemlerin hukuka aykırılığını tespit ettiği tarihi izleyen 3 ay içinde, her halde işlemin veya durumun meydana geldiği tarihten itibaren 3 yıl içinde iade davası açmaya yetkili bulunmaktadır. 6362 Sayılı Kanunun 94/2. maddesi yollamasıyla 92/1-b maddesinde, SPK'nın iade davası açma süresi düzenlenmişse de, söz konusu maddede düzenlenen sürenin zamanaşımı süresi mi, yoksa hak düşürücü süre mi olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, söz konusu madde ile öngörülen dava açma süresinin zamanaşımı süresi mi, yoksa hak düşürücü süre mi olduğu hususu, yasal mevzuatlarımızdaki düzenlemelere göre değerlendirilecektir. 6098 Sayılı TBK'nun "Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri"ne ilişkin tazminat istemindeki süreye ilişkin 72. maddesinde, öngörülen sürenin bir "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiş bulunmaktadır. Aynı Kanunun "Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri"ne ilişkin istem hakkındaki süreye ilişkin 82. Maddesinde, öngörülen sürenin bir "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiştir. Yine aynı Kanunun "Borçların ve Borç İlişkilerinin Sona Ermesi, Zamanaşımı" başlıklı 131 ve devamı maddeleri sonunda 146 ve 147. maddelerinde, çeşitli alacak çeşitleri için talep etme süreleri öngörülmüş ve sürelerin birer "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 56. maddesi gereğince haksız rekabete ilişkin olarak açılacak davalar için süreleri düzenleyen 60. maddesi, bu maddede düzenlenen sürelerin "zamanaşımı" süresi olduğunu açıkça belirtmiştir. Yine TTK'nun 264. maddesi, 285. maddesi, 396. maddesi, 560. maddesi bu maddeler ile öngörülen sürelerin birer zamanaşımı süresi olduğunu açıkça belirtmiştir. Aynı şekilde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 maddesinde, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler bakımından süreler öngörülmüş, bu sürelerin zamanaşımı süresi olduğu açıkça belirtilmiştir. Buna karşılık 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 67/1. maddesinde, 6102 Sayılı TTK'nun 34, 437/5, 438, 445, 640/2 maddelerinde, bu maddeler gereğince açılacak davalar için sürelere ilişkin düzenlemeler getirilmiş, ancak bu sürelerin hak düşürücü süre mi, zamanaşımı süresi mi olduğuna ilişkin bir açıklama yapılmamasına rağmen, gerek Yargıtay uygulamalarında, gerekse doktrinde, bu maddelerdeki sürelerin birer hak düşürücü süre oldukları kabul edilerek, buna göre değerlendirme yapılmaktadır. Görüldüğü üzere, kanun koyucu, bir hak talebi için öngörülen sürenin bir zamanaşımı süresi olduğunu kabul ettiğinde, ilgili maddede bu sürenin bir zamanaşımı süresi olduğunu açıkça belirtmektedir. Ancak hak düşürücü süre söz konusu olduğunda, böyle bir belirtmede bulunmamaktadır. Bu bakımdan gerek SPK'nın yapısı ve işleyişi, görev ve yetkileri, gerek 6362 Sayılı Kanun 92 ve 94. maddesindeki düzenlemelerin içeriği gerekse, kanun koyucu tarafından, bir hak talebi için öngörülen sürenin zamanaşımı süresi olması halinde, bu sürenin zamanaşımı süresi oluğuna ilişkin açık belirtmede bulunması dikkate alındığına, örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali halinde açılacak iade davası için 6362 Sayılı Kanunun 94/2. maddesi yoluyla uygulanacak 92/1-b maddesinde öngörülen sürenin bir hak düşürücü süre olduğu Mahkememizce değerlendirilmiştir. 6362 Sayılı Kanunun 92/1-b maddesi uyarınca, süre, bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren başlayacaktır. Dosya kapsamı dikkate alındığında, SPK yetkilileri tarafından düzenlenen denetleme raporu sonrasında, SPK Kurul Karar Organı tarafından, ... tarih ve ... sayılı toplantıda, örtülü kazanç aktarımı yapıldığının tespitine karar verildiği ve ilgililer hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunma kararı alındığı anlaşılmakla, kurul için dava açma süresinin bu tarih itibariyle başlayacağı anlaşılmaktadır. Eldeki iade davası, █████/2023 tarihide açılmış bulunmaktadır. Bu durumda eldeki davanın, 6362 Sayılı Kanunun 94/2. Maddesi yollamasıyla 92/1-b maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğu anlaşılmakla, açılan davanın, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacı tarafça davalılar hakkında açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE,2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... ve davalı ... duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdiren 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin (e-duruşma ile) yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2025Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır