Anahtar kelimeler: Fethi Çarpmış Mevkinde Esenyurt Çarpmanın Önündeki Etkisiyle Seyir Ekspertiz Arka

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2029Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP: Davacı taraf vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 04.04.2024 tarihinde İstanbul Esenyurt mevkinde sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halindeki sürücüsü müvekkili ... idaresindeki ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpmış olduğunu, çarpmanın etkisiyle ... plakalı araç önünde seyir eden sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç önündeki seyir halindeki sürücüsü Fethi İli idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve trafik kaza tutanağı ile ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere; davalılara ait .... plakalı araç %100 kusurlu konumunda ekspertiz raporu incelendiğinde; "Aracın yapılan ilk ekspertiz çalışmasında 600.00 TL civarı hasar tespit edilmiştir. Hasar bedelinin yüksek olması sebebiyle yapımcı servis ile görüşülerek araç onarımını anahtar teslim 135.00 TL + KDV olarak tamamlamıştır." şeklinde bir açıklamanın mevcut bulunduğunu, açıklamada geçen rakamsal ifadelerin 600.000,00-TL ve 135.000,00-TL olarak anlaşılması gerektiğinin kuşkusuz olduğunu, zira, "...hasar bedelinin yüksek olması..." ve hasar bedelinin 135.000,00 TL olarak ödenmiş olmasının iddialarını kesin olarak ispatlar nitelikte bulunduğunu, müvekkiline ait araç onarıldıktan sonra taraflarınca davalıya ait aracın sigorta şirketine (.... Sigorta) değer kaybı için başvuru yapıldığını, başvurunun KEP üzerinden yapıldığını, sigorta şirketinin müvekkiline SMS göndermek suretiyle başvurularına cevap verdiğini, başvurunun " Değerli Müşterimiz, ... plakalı araca ait değer kaybı talebiniz Trafik Sigortası Genel Şartları, EK-1 Değer Kaybı Hesaplaması, Teminat Dışında Kalan Hallerin 5. Maddesine göre olumlu olarak değerlendirilmemiştir. Madde 5: çekme belgeli ve hurda belgeli işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleri " şeklinde olumsuz olarak cevaplandığını, sigorta şirketinden olumsuz cevap aldıktan sonra taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ara buluculuğun anlaşmama yönünde sonlandığını, müvekkilinin aracını satmak istediğinde; kendisine aracın ağır hasarlı (pert) olduğunun ifade edildiğini, ağır hasarlı araçlara değer kaybı ödenmediğinden asli taleplerinin rayiç bedelin ve araç mahrumiyet zararının taraflarına ödenmesi olduğunu, ekspertiz raporunda da hasar bedelinin rayiç bedelin üstünde olduğunun belirtildiğini beyan ederek, müvekkiline ait ... plakalı araç için 100,00 TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik) rayiç bedelinin ve 100,00 TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik) araç mahrumiyet zararının dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya verilmesini, şayet bu taleplerinin kabul edilmemesi durumunda feri talepleri olan; 100,00 TL araç değer kaybı (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik) ile 100,00 TL araç mahrumiyet zararının (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik) dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya verilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı ... Turizm Taşımacılık İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın kısmi dava olarak açılamayacğını, karşı taraf zorunlu arabulucuk kapsamında sigorta şirketini dosyaya dahil etmediğini öncelikle davanın usulden reddini, aksi durumunda davanın .... Sigorta A.Ş.'ye davanın ihbar etmiş, ekspertiz raporuna raporunda ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'in asli kusurlu ve kusurun oranının %100 olduğu hatalı olarak tespit edildiğini, "Aracın yapılan ilk ekspertiz çalışmasında 600.00 TL civarı hasar tespit edildiği, hasar bedelinin yüksek olması sebebiyle yapımcı servis ile görüşülerek araç onarımını anahtar teslim 135.00+ KDV olarak tamamlamıştır." ifadesi muğlak bir ifade olup kesinlik teşkil etmemekte olduğunu, tamire ilişkin faturanın dosyaya sunulmadığını, İddia edilen 135.00,00 TL hasar ödemesi taraflarınca yapılmadığını, hasar bedeli ödemesi sigorta şirketi tarafından yapılmış ise bu durumun dekontu dosyaya sunulmadığını, dosyaya sunulan pert kaydı olmadığını, 600.000,00 TL değer kaybı iddiası hayatın olağan akışına da uygun olmadığını, Yargıtay yerleşik uygulamalarında aracın pert ağır hasarlı kabul edilebilmesi için araçın 2. El rayiç bedelinin yarısı kadar hasar onarım bedeli olması gerekmekte olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın ... Sİgorta A.Ş'ye ihbarını talep etmiş olup ,Kaza tespit tutanağına ve kusur durumuna itiraz ettiklerini, Kaza tespit tutanağı incelendiğinde kazaya karışan araçların tümünün arkalı önlü olarak kroki çizildiği ve en arkadaki müvekkilin davacıya ait araca, davacının ise önündeki .... plakalı araca, bu aracın da önündeki ... plakalı araca çarptığı şeklinde tutanak tutulduğunu, Oysa kaza resimlerin ve kaza tespit tutanağında müvekkilin beyanı incelendiğinde durumun bu şekilde olmadığı açık olduğunu, davacıya ait araç ile .... plakalı araç arkalı önlü şekilde değil, yan yana birbirlerini sıkıştırma şeklinde kaza yapmışlardır. Birbirleri ile trafikte husumet yaşayan bu iki araç sürücüsü önlerinde seyreden ... plakalı araca ve yol bariyerlerine çarparak kaza yapmış ve ani şekilde durduruğunu, bu nedenle arkalarından seyreden müvekkil kaçınılmaz şekilde arkadan çarptığını, kazanın oluş şekli ve dosyadaki delillere göre müvekkile tam kusur isnat edilmesi olanaklı olmadığını, müvekkili arkadan çarpmış olsa da bölünmüş yolda aniden duran ve yan yana tehlikeli seyreden araçların bulunması nedeniyle müvekkile kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın dava dilekçesinde belirtilen tutarlarda olmas mümkün olmadığını, ekspertiz raporunda 600.000 TL + kdv tespit edilen hasarın 135.000+kdv bedelle onarılması hayatın olağan akışına da uygun olmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonuna ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden gerekli belgelerin temin edilerek aza tespit tutanağı ve kusura ilişkin beyanlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalıların ihbar talepleri doğrultusunda dava ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmiş olup ihbar olunan cevap dilekçesinde özetle; Yapılan ödeme sebebiyle öncelikle davanın reddini, Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda, Davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının TRAMER KAYITLARI celp edilerek tespitine, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, Davacının tazminat talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın Yürülükte bulunan ve Resmi Gazete'de Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasına, Huzurdaki dosyaya yürürlükteki 7327 sayılı kanunun uygulanmasını, Müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, Haksız ve fahiş olan maddi tazminat talebinin ve davanın reddine, Müvekkili şirket ihbar olunan konumunda olduğundan ve dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama,masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygı ile arz ve talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Dava, hukuki niteliği itibariyle, haksız fiilden kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı, rayiç bedel ve araç mahrumiyet bedeli nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir..Uyuşmazlık, █████/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında; Davacının 04.04.20024 arihli kaza nedeni ile tarafların kusur durumu ile kusur durumu oranında aracında değer kaybı, rayiç bedel ve araç mahrumiyet bedeli nedeni ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu hususunda toplandığı tespit edilmiştir. 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi, aynı yasanın 114/1-c bendi ile 115/1. Hükmü nedeni ile öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve █████████ E- ██████████ K. sayılı kararı)"..... Davacı sigorta şirketi ise de, halefi olduğu dava dışı sigortalının tacir olduğu, ancak davalıların yapılan araştırmaya göre tacir olmadığı, davalılara ait aracın kamyon olması davayı ticari dava yapmayacağı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, .... Esas, ... Karar, █████/2023 Tarih.Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, 6100 Sayılı HMK nın 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacıya ait araç ile davalı adına kayıtlı araçların karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle davacı tarafa ait araçtaki değer kaybına, rayiç bedel ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Dava niteliği itibari ile mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Nispi ticari dava olup olmadığına ilişkin ise davacının tacir araştırması yapılmış olup İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevabında; faal gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, İstanbul Defterdarlığı yazı, cevabında; davacının birinci sınıf tacir olmadığı, işletme hesabı esasına göre defter tutmakla yükümlü olduğu, kazancının 213 sayılı VUK'un 177. maddesinde belirtilen sınırı geçmediği, esnaf olduğu, tacir olmadığı anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar, █████/2023 Tarihli kararından da anlaşıldığı gibi aracın kamyonet olması davanın TTK nun 4. ve 5. maddeleri kapsamında "ticari dava" olarak nitelendirilemeyecektir. Neticeten, davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince ,-Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına,5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. █████/2025Katip ... ¸e-imzalı Hakim .... ¸e-imzalı