Anahtar kelimeler: Kazanmış Yargısal İstikrar Sıfatı Silahlı Görüşü Ayrıntıları Örgütüne Tck Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2.Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK, 62, 53,58 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Ayrıntıları Dairemizin █████████ Esas ve █████████ sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.).Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; sanığın kolluk aşamasında vermiş olduğu ifade ve 24.07.2020 tarihli teşhis tutanağına göre ''2015 yılında İhsan isimli şahsın kendisini tanıştırdığı ... kod isimli şahsın dosya kapsamında dinlenen tanık ... olarak teşhis ettiğinin anlaşılması'' ve bu beyanların da tanık ...'ın soruşturma beyanları ile uyumlu olması ve temyiz aşamasında dosya arsında geldiği anlaşılan ... ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanağının son sayfasında yapılan genel değerlendirmede söz konusu ByLock hesabının irtibat listesinde tanık ... ekli olduğunun tespit edilmesi karşısında sanığın söz konusu eylemlerinin örgüt hiyerarşisi içine dahil olarak örgütle organik bağ kurduğu gerçeğini ortaya koyduğu böylelikle üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.