Anahtar kelimeler: Haczi Vadesinde Tatbik Bononun Bono Kabil Cevaplarda İik Bulunamadığını Adreslerine

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████ DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 ve Devamı)DAVA TARİHİ : █████/2010DAVA : Tapu İptali ve TescilDAVA TARİHİ : █████/2011KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu ... tarafından müvekkili lehine █████/2007 tanzim ve █████/2009 vade tarihli bono düzenlendiğini, bononun vadesinde ödenmemesi üzerine,----İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyası ile █████/2010 tarihinde borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine borçlunun işyeri ve iakmet adreslerine █████/2010 tarihinde haciz tatbik edilmiş ise de, haczi kabil mal bulunamadığını, tapu müdürlüklerine, trafik tescil müdürlüklerine ve bankalara yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda borçlunun haczi kabil malının bulunmadığının tespit edildiğini, yapılan araştırmalar sonucunda borçlunun ortağı olduğu ----- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde kayıtlı-------hisselerini diğer davalılara devrettiğinin anlaşıldığını, borçlunun hisselerini alacaklılardan mal kaçırma kastı ile ve gerçek değerinin çok altında devretmesi nedeniyle bu davayı açtıklarını, borçlu ile diğer davalıların hisse devri sırasında yaptıkları protokollerde hisselerin borçlunun bir kısım borçlarını ödeme karşılığında devralındığını, davalıların borçlunun çok fazla alacaklısının olduğunu ve borçlarını ödeyemediğini, hisselerini de alacaklılardan mal kaçırma kastıyla mevcudunu eksiltmek amacıyla devrettiğini bildiklerini, davalıların borçlunun ekonomik durumu hakkında bilgi sahibi olmalarına rağmen hisselerini devralmalarının tasarrufun iptalini gerektirdiğini, yapılan araştırmalarda borçlunun hisselerini rayiç değerlerinin çok altında bir fiyatla diğer davalılara devrettiğinini tespit edildiğini, █████/2009 tarihinde tasarrufların yapıldığını, █████/2010 tarihinde ise haciz tespit edildiğini, tasarrufların geriye doğru iki yıl içinde yapıldığından İİK md.278/1 şartlarının tahakkuk ettiğinden bahisle, dava konusu hisselerin ve davalı şirket adına kayıtlı bulunan ---- Köyü, ---- mevkii ------ Pafta, 192 parsel de kayıtlı taşınmaz ile davalılar adına kayıtlı diğer taşınmaz ve taşınır mallar üzerine İİK md.281/2 gereğince dava sonuna kadar ihtiyati haciz vaz'ına, acz halindeki borçlunun İİK'nun 278, 279 ve 280 maddeleri gereğince alacaklılardan mal kaçırmak maksadıyla yaptığı satış işlemlerine yönelik tasarrufun iptaline, hisselerin devredilmesi halinde davalarının bedel davasına dönüşeceğinden hükmedilecek bedele, dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ----, , ---- şirketi ve ----- şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin diğer davalı borçlu ...'ı davaya konu iptali istenen satışlar öncesi tanımadıklarını, aralarındaki tek ilişkinin davaya konu devir işlemi olduğunu, diğer davalı ile müvekkilleri arasında herhangi bir yakınlık, dostluk da söz konusu olmadığını, yalnızca iki tarafın tacir olduğu bir ticaret ilişkisi kurulduğunu ve ifa edildiğini, müvekkillerinin borçlunun ekonomik durumunu bilmesi veya araştırıp öğrenmesinin mümkün olmadığı gibi kanunca öngörülmüş böyle bir zorunluluğun da olmadığını, davaya konu devir işleminde müvekkillerinin tamamen iyi niyetli olduklarını ve tasarrufun iptalinin mümkün olmadığını, hisse devrinin gerçek değer üzerinden yapıldığını, ayrıca davacı ile borçlu arasında gerçek bir alacak-borç ilişkisinin olup olmadığının da şüpheli olduğundan bahisle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN -----.ATM ------ ESAS SAYILI DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu ... tarafından müvekkili lehine █████/2007 tanzim ve █████/2009 tarihli bono düzenlendiğini, bononun vadesinde ödenmemesi üzerine,----İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyası ile █████/2010 tarihinde borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine işyeri ve ikamet adresine haciz tatbik edildiğini, ancak hacze kabil mal bulunmadığını, ayrıca tapu sicil müdürlüklerine, bankalara, trafik tescil müdürlüklerine haciz müzekkerelerine verilen cevaplarda da borçlunun hacze kabil malının bulunmadığının tespit edildiğini, yapılan araştırmalar üzerine borçlunun ortağı olduğu ------ Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ------hisselerini diğer davalılara devrettiğinin anlaşıldığını, dava konusu devredilen hisseler üzerine İİK'nun 281/2 gereğince dava sonuna kadar ihtiyati haczine, davalının alacaklarını mal kaçırmak amacıyla yaptığı devir işlemlerine yönelik tasarrufunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın HMK'nun 166.maddesi ve devamı maddeleri gereği aynı taraflar arasında daha evvel açılan ----.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. Davaya konu; ------İcra müdürlüğünün ---- Esas sayılı, ---- Esas sayılı icra dosyaları, sicil kayıtları, devir belgeleri, şirketin mali tabloları, tarafların mal varlığı, devir protokolleri, banka dekontları celp ve ibraz edilmiş, teknik ve mali bilirkişi heyeti vasıtasıyla inceleme yapılmıştır. Davacının ----- uyruklu olduğu, ------ ülkesinin Türkiye ile ikili anlaşmaya taraf olduğu görülmekle, davalıların teminat itirazının yerinde olmadığı, davacının teminattan muaf olduğu anlaşılmıştır. Dava; İİK'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen Tasarrufun İptali talebine ilişkindir. Bu nedenle öncelikle davalı borçlunun hisselerini değerinin altında devredip devretmediği, aciz vesikası alıp almadığı, iptali istenen tasarrufların ivazlı olup olmadığı, iptale tabi olup olmadığı hususları incelenmiştir.Dosyanın safahatına bakıldığında; Mahkememizden verilen ---- Esas, ------ Karar sayılı, █████/2017 tarihli kararı ile; '' dava konusu ---- en önemli mal varlığı olan ------. hisselerinin, şirketin yetkilileri olan davalılar ... ve ... tarafından devredilmesi ve sonrasında---- tasfiye sürecine girmiş olması, ... ile ...'ın bu şirketin en önemli mal varlığı değerlerinin bizzat kendi üzerlerine alarak şirketin tasfiye sürecinin başlatılmasına ve şirkete karşı başlatılacak takiplerin ve davaların sonuçsuz kalmasına sebebiyet verdikleri, bu nedenle ... tarafından --- sahibi olduğu-----. hisselerinin muvazaalı olarak davalılar ... ve ...'a devredildiği kanaatine varılarak asıl ve birleşen davaların kabulü ile yapılan tasarrufların iptaline '' dair davanın bir kısım davalılar yönünden kabulüne ilişkin karar, ------ Bölge Adliye Mahkemesi ------ Hukuk Dairesi'nin ---- Esas, ------ Karar sayılı ve █████/2018 tarihli kararıyla; '' Asıl davanın ve birleştirilen ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ sayılı davasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun yürürlüğe girdiği █████/2012 tarihinden önce açıldığı, bu davaların yargılama aşamasında iş bölümü itirazında bulunulmadığı bu hali ile Asliye Ticaret mahkemelerinin görevli olduğu hususunun kesinlik kazandığı, ancak birleştirilen -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas ------ Karar sayılı davasının ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra █████/2014 tarihinde açıldığı bu tarih itibariyle Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasında iş bölümü değil, görev ilişkisinin bulunduğu, bu davanın açıldığı tarih itibariyle tasarrufun iptali davalarında Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu göz önünde tutulduğunda bu dava yönünden ayırma ve görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiği anlaşıldığından, HMK. 353/1-a-3-5 maddeleri uyarınca kararın kaldırılarak belirtilen doğrultuda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine iadesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. '' şeklindeki gerekçeyle kaldırılmış ve Mahkememizin ----- esasına kaydı yapılmıştır.Mahkememizin ---- esas ----- karar sayılı █████/2019 tarihli kararı ile; "asıl davada; davanın ----- yönünden kabulü ile, davalı ...'ın ------- 1798 adet %89,9 hissesini davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin █████/2009 tarihli tasarrufun iptaline, yine aynı tarihli -------%2 hissesini davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin █████/2009 tarihli tasarrufun iptaline, davacıya ---- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra dosyasında cebri icraya devam hakkı tanınmasına, davalı şirketler yönünden taraf sıfatı olmadığından davanın usulden reddine, birleşen davada; davanın davalılar -----yönünden kabulü ile, davalı ...'ın------ 1798 adet %89,9 hissesini davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin █████/2009 tarihli tasarrufun iptaline, yine aynı tarihli------%2 hissesini davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin █████/2009 tarihli tasarrufun iptaline, davacıya ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra dosyasında cebri icraya devam hakkı tanınmasına" karar verilmiş olup, iş bu gerekçeli kararın istinaf edilmesi üzerine ----- Bölge Adliye ----Hukuk Dairesi'nin ----- esas ------ karar sayılı █████/2020 tarihli kararı ile "davacı ve davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, istinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiş olup Mahkememizde ---- esasa kaydı yapılmıştır. Mahkememizden verilen ----- Esas, ----Karar sayılı, █████/2021 tarihli karar ile; "asıl davada; davanın -------yönünden kabulü ile, Davalı ...'ın ------- 1798 adet %89,9 hissesini davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin █████/2009 tarihli tasarrufun iptaline, Yine aynı tarihli -------%2 hissesini davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin █████/2009 tarihli tasarrufun iptaline, davacıya ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra dosyasında cebri icraya devam hakkı tanınmasına, Davalı şirketler yönünden taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine, Davanın davalılar ----- yönünden kabulü ile, Davalı ...'ın ------- 1798 adet %89,9 hissesini davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin █████/2009 tarihli tasarrufun iptaline, Yine aynı tarihli ------ %2 hissesini davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin █████/2009 tarihli tasarrufun iptaline, davacıya ----- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı icra dosyasında cebri icraya devam hakkı tanınmasına, Davalı şirketler yönünden taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine " şeklinde verilen karar hakkında davacı ve davalı tarafça İstinaf kanun yoluna başvurulduğu, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin ----- Esas, ------ Karar Sayılı ve █████/2021 tarihli kararı ile; '' ...Davacı vekili tarafından asıl ve birleşen -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı davasında, açıkça tazminat talebinde bulunulması karşısında, her bir dava yönünden diğer davalarda verilen tazminatlar ile tekerrür teşkil etmemek üzere, davalı ... tarafından dava dışı ------- devredilen ve el değiştirdiği anlaşılan %7 hisse yönünden İİK 283/2 gereğince tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir" gerekçesiyle verilen karar kaldırılmış ve mahkememizin ----- esasına kaydı yapılmıştır.Mahkememizin ----- esas ------- karar sayılı █████/2022 tarihli kararı ile; "asıl davada; davanın ----- yönünden kabulü ile, davalı ...'ın -------1798 adet %89,9 hissesini davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin █████/2009 tarihli tasarrufun iptaline, yine aynı tarihli -------%2 hissesini davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin █████/2009 tarihli tasarrufun iptaline, davacıya------ İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı icra dosyasında cebri icraya devam hakkı tanınmasına, davalı şirketler yönünden taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine, davalılardan ... tarafından dava dışı ---- Derneği'ne yapılan %7 oranındaki hisse devri yönünden İİK'nun 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüştüğünden davacının ------İcra müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyasındaki alacağı ile sınırlı olmak kaydı ile 2.276.132,10 TL. ye kadar davacı alacağını geçmemek üzere davalılar ...,... ve ...'dan tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada; davanın davalılar ------ yönünden kabulü ile, davalı ...'ın ------1798 adet %89,9 hissesini davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin █████/2009 tarihli tasarrufun iptaline, yine aynı tarihli ------- %2 hissesini davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin █████/2009 tarihli tasarrufun iptaline, davacıya --- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı icra dosyasında cebri icraya devam hakkı tanınmasına, davalı şirketler yönünden taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine, davalılardan ... tarafından dava dışı ------ Derneği'ne yapılan %7 oranındaki hisse devri yönünden İİK'nun 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüştüğünden davacının -----.İcra müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasındaki alacağı ile sınırlı olmak kaydı ile 2.276.132,10 TL. ye kadar davacı alacağını geçmemek üzere davalılar ..., ... ve ...'dan tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine," karar verilmiş olup iş bu gerekçeli kararın istinaf edilmesi üzerine ---- Bölge Adliye ----.Hukuk Dairesi'nin ----- esas ---- karar sayılı █████/2022 tarihli kararı ile; ------. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ----- Esas ------ Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili ile davalılar ------ ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 maddesi hükmü uyarınca ayrı ayrı esastan reddine" karar verilmiş olup tarafların temyiz etmesi üzerine dava dosyası Yargıtay ---Hukuk Dairesi'ne gönderilmiş olup, Yargıtay ------Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ve ---- Esas, ------- Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş, bozma ilamı usul ve yasaya uygun olduğundan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek dava mahkememizin ------ esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Tasarrufun iptali davaları hukuki niteliği itibariyle, dava konusu malın aynına ilişkin olmayıp, şahsi bir davadır. Bunun doğal sonucu olarak da dava ve tasarrufa konu mal devir alanın mal varlığından çıkartılarak borçlunun mal varlığına iade edilmez. Sadece alacaklıya malın bedelinden alacağını alma imkanı sağlar. İptal davasının amacı, İİK'nun 277. ve devamı maddelerinde öngörüldüğü gibi borçlunun mevcudunu azaltmaya yönelik tasarruflarını iptal ettirmektir. İİK'nun 283. maddesi hükmüne göre iptal davasının konusu taşınmaz mal olduğu takdirde, davalı 3. şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan bu taşınmazın haciz ve satışı istenebilir. Diğer söyleyişle bu dava alacaklıya borçlunun mal kaçırma amacıyla yaptığı tasarrufla ilgili mal üzerinde alacağın tahsilini sağlama yetkisini verir. Bu yetki de alacak miktarı ile sınırlıdır. Bu özelliklerin doğal sonucu olarak davanın görülebilirlik şartlarından birisi alacağın varlığı diğer söyleyişle tasarrufta bulunan kişinin borçlu olması, bir diğeri de alacağın aciz vesikasına bağlanmış olmasıdır. Bu özelliği nedeniyle aciz nedenine dayalı tasarrufun iptali davasında davalı 3. kişi aciz belgesine dayanan alacağın gerçekte olmadığını iddia ve ispat edebilir. Çünkü dava şartlarından birisi de tasarrufta bulunan kişinin borçlu olması gereğidir. Eğer tasarrufta bulunanın alacaklıya gerçek bir borcu olmadığı iddia ediliyorsa bu durumda tasarruf sahibinin öncelikle borçlu sıfatı çözümlenmelidir. Eğer gerçek bir borç yoksa alacak da söz konusu olamayacağından iptal davasının dinlenmesi mümkün olmaz. Diğer bir yönüyle de konu ele alındığında, İİK'nun 277. vd maddelerine göre açılan iptal davalarında takip borçlusundan hak iktisap eden 3. kişilerin davacının takip borçlusundan alacaklı olmadığına ilişkin savunmasının araştırılmasında zorunluluk vardır. Aksi takdirde takip alacaklısıyla anlaşarak veya nasıl olsa kendisinin borca batık olması nedeniyle gerekli çabayı göstermeyerek icra takibine itiraz etmeyen, itiraz üzerine durması söz konusu olmayan kambiyo senetlerine dayalı takibe karşı menfi tespit davası açmayan takip borçlusunun bu davranışı karşısında borçludan mal edinen üçüncü kişilerin yargı eliyle zarara uğratılması söz konusu olur ki bunun kabulüne olanak yoktur. Hatta tasarrufta bulunurken borçlu olmayan kötü niyetli kişilerin malvarlığındaki bir unsuru iyi niyetli üçüncü kişilere devrettikten sonra hileli işbirliği halinde olduğu kimselere eski tarihli borç senedi vererek elinden çıkardığı malları iptal davası yoluyla dolaylı olarak geri alması dahi imkan dahiline sokulabilir. Elbette ki bunlar yasaca amaçlanan durumlar değildir. Tasarrufun iptali davalarında alacaklıya alacağını tahsil olanağı sağlanırken bu alacaklının alacağının şeklen varlığının değil, gerçekliğinin amaçlandığını göz ardı etmemek gerekir. Alacağın gerçek olduğunu ispat yükümlülüğü davacıya aittir. Alacaklı ve borçlu arasındaki ilişkiden, bilgi ve belgeden bu ilişkinin dışında olan üçüncü kişinin haberdar olması veya belgelerin elinde olması beklenemez.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamı içeriği de gözönüne alınarak alacağın gerçekliğini ispat yükü davacıda olduğu ancak bu iddianın inandırıcı delillerle ispatlanmadığı, davacının davasının ön koşul yokluğundan reddine karar vermek gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine,-Davalı tarafın ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına yönelik talebinin bu aşamada reddine,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 117.073,31-TL'nin yatıran tarafa iadesine,3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 109.390,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, davacı vekili, davalı ... ve ... vekili, Davalı ----- vekili ve Davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.