Anahtar kelimeler: Özbekistan Şahadetnamesinin Menşeli Menşe Dolaşıma Abd Eşyaya Muhteviyatı İhracat Yedinci

T.C.
D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) :... İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:......, T:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ...... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı Özbekistan menşeli olarak beyan edilen eşyaya ilişkin menşe şahadetnamesinin ibraz edilmediğinden bahisle söz konusu eşyanın ABD menşeli olduğunun kabulü suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri, ek mali yükümlülük ile bunlar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dairelerince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı istinaf başvurusunun reddine dair kararın, davalı idareye █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise, otuz günlük yasal süre geçirildikten sonra █████/2023 tarihinde UYAP kayıtlarına girdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kamu idarelerinin yargı mercileri nezdinde vekille temsil edildiği hallerde tebliğ edilen evrakta vekilin ad ve soyadının belirtilmesi gerekmekte olup, bölge idare mahkemesi kararının vekillerine tebliğ edilmemesi nedeniyle öğrenme tarihine göre, temyiz isteminin süresinde olduğu ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine,2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:..., T:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY :7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinde, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı hususu düzenlenmiştir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılan ve aynı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan (mülga) 54. maddesinin 3622 sayılı Kanun'la değiştirilen 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde taraflarca, maddede yazılı sebeplerle kararın düzeltilmesinin istenilebileceği, 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde karar veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği; bu kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, 55. maddesinin 5. fıkrasında; 53,54 ve 55. madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yargılamanın yenilenmesinde ve kararın düzeltilmesinde bu Kanun'un diğer hükümlerinin uygulanacağı, 60. maddesinin de, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı hükme bağlanmıştır.7201 sayılı Kanun'un "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/A maddesinde, kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlara ve adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime elektronik yolla tebliğ yapılmasının zorunlu olduğu, bu tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, uygulamaya ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmış; bu hükme dayanılarak çıkarılan ve █████/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 5. fıkrasında ise, elektronik yolla tebligatın, idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılacağı, temsile yetkili olan kişilerin ayrı bir tebligat adresinin bulunmasının bu kuralın uygulanmasına engel olmayacağı düzenlenmiştir.Kamu idarelerinin yargı mercileri nezdinde vekille temsil edildiği hallerde elektronik tebligatın ilgili idarenin elektronik adresine yapılması yasal olarak zorunlu bulunmakla birlikte tebliğ edilen evrakta vekilin ad ve soyadının belirtilmesi gerekmekte olup, bu yönde bir belirleme bulunmadığı takdirde yapılan tebliğ usule uygun olmayacaktır. Zira, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi hükmü, vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasını düzenlediğinden, tebligatta vekilin muhatap alınması zorunludur. Kanun ve yönetmelikte vekilin adresinin idarenin UETS adresi olarak gösterilmesi, tebligat evrakının vekil yerine asıl adına düzenlenmesine izin veren bir hal olarak değerlendirilemez. Temyize konu karara esas alınan tebliğ evrakında da vekilin ad ve soyadına hiçbir şekilde yer verilmemiş, sanki dava vekil tarafından değil de asıl tarafından takip ediliyor gibi salt idare muhatap tutularak tebligat gerçekleştirilmiştir. Tebligat adresinde sorun bulunmamakta ise de, tebligatın usule uygun olması için ilgili adrese ulaşma yeterli bulunmamakta ayrıca ilgili adreste tebliğin yapıldığı muhatabın da tebliğ evrakında doğru şeklide gösterilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bu haliyle vekille takip edilen davada vekile ait hiçbir unsura yer verilmeden sadece davalı idare muhatap alınarak asıl davalıya yapılan tebligat usule uygun bulunmamakta ve vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasını zorunlu kılan yasal düzenlemeye aykırılık teşkil etmektedir.Açıklanan nedenle, vekille temsil edilen davalı idareye ait UETS adresine usule aykırı olarak yapılan elektronik tebligatın esas alınması suretiyle verilen Dairemiz kararına katılmıyorum.